ALLAH(subhanehu ve teala) ın ŞERİATINI DEĞİŞTİRENLER KAFİRLERDİR

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve abdulkadir tarafından 16 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    1- İmam Mücahid (Rahimehullah): İmam Mücahid, tağutun tarifinde kişiselleştirme ve genelleştirmeyi bir araya getirerek şöyle demiştir: “Tağut, kendisine hüküm için başvurulan insan biçimindeki şeytandır; tağut kendisine başvuran insanların efendisidir.” (Tefsir-u Mücahid, Tahkik: Abdurrahman es-Suratî, c. 1, s. 161.) Bu, çağdaş hakimlerin tağut olduğuna işaret eder, çünkü onlar insanların hüküm için kendilerine ve insanların Allah’ın şeriatına aykırı olan kanunlarına başvurmasıyla yetinmezler. Bunun yanısıra insanları buna çağırır ve kendilerine kulluğu bırakanlara işkence ederler.

    2- İmam İbn-i Cüreyc (Rahimehullah):Allah bırakıp kendisine ibadet edilmesine çağıran kimse, “İnsanlara Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyi emretmeyen kimsedir.” Yahudiler Allah’ın indirdiğini bozarak, Rabbleri bırakıp insanlara ibadet ediyorlardı.” (Tefsir-u İbn Ebi Hayan, c. 2, s. 64)

    3- İmam es-Suddi (Rahimehulla): “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler” ayetinin tefsirinde der ki: “Kim kasden Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyi terkedere ya da kasten Allah'ın indirdiği dışında bir hükmü uygularsa, onun kafirlerden olduğu bilinir.” (Kelimetu Hakk kitabından naklen, s. 48)





    4- İmam İbn-i Rahaveyh (Rahimehullah): “Müslümanlar, Allah-u Teala’ya küfreden, Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) küfreden, Allah’ın indirdiği bir hükmü iptal, Allah’ın peygamberlerinden birini öldüren kimsenin, o kimse Allah’ın indirdiğine bağlı olduğunu söylese de kafir olduğu üzerinde icma etmişlerdir.” (Bkz. İbn Teymiyye, es-Sârimu’l-Meslul ala Şâtimi’r-Rasul, s. 512)

    5- Üstad Ebu Mansur el-Bağdadi (Rahimehullah): Üstat İslam dininden çıkan bazı grupların hükmünü açıklarken şöye demektedir: “Kur’an’ın haram olduğunu söylediği şeyi mübah sayar, ya da Kur’an’ın mübah saydığı bir şeyi haram sayarsa, bu tevil götürmez. O kimse İslam ümmetinden ve yüceliğinden uzaktır.” (el-Fark beyne’l-Firak, s. 11)

    6- İmam Ebu Yala (Rahimehullah): “Kim Allah’ın, Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) açık bir nassla ya da müslümanların icmasıyla haram kıldığı bir şeyin helal olduğuna inanırsa, o kimse, içki içmeyi, namazı ve zekatı bırakmayı mübah gören kimse gibi kafirdir. Aynı şekilde kim Allah’ın, Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) açık bir nassla ya da müslümanların icma ederek mübah kıldığı bir şeyin haram olduğuna inanırsa, o kimse nikahı, Allah’ın mübah kılmış olduğu şekildeki alış-verişi haram kılan kafir kimse gibidir. Bu konuda o, Allah-u Teala’yı, Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) ve müslümanları verdikleri haberde yalanlamış sayılır. Kim böyle yaparsa, müslümanların icmasıyla o kimse kafirdir.” (el-Mu’temed fi Usuli’d-Din, 271-272)

    7- İmam el-Cessas (Rahimehullah): Nisa Suresi'nin 65. ayeti Allah’ın ya da Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) emirlerinden bir şeyi reddeden kimsenin İslam’dan çıktığına delil vardır. İsterse şüphe yönüyle reddetmiş olsun isterse kabul edilen şeyi reddetsin, isterse de teslim olmaktan kaçınsın aynıdır. Bu, zekat ödemekten kaçınan kimselerin dinden çıktığına hükmeden, onları öldüren ve çocuklarını esir alan sahabenin görüşünün doğruluğuna işaret eder. Çünkü Allah-u Teala, Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) hükmünde ve görüşünde teslim olmayan kişinin iman ehlinden olmadığına karar vermiştir.” (Ahkamu’l-Kur’an, c. 3, s. 181)






    8- İbn-i Hazm (Rahimehullah): "Eğer bir kimse Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından sonra bir kimsenin helal olan bir şeyi haram ya da haram olan bir şeyi helal kılacağına, Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatına kadar vacip olmayan bir şeyi gerekli bir şart saymasına ya da Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatında koymadığı bir şeriata inanırsa, o kimse kafirdir, müşriktir; kanı ve malı helaldır, onun hakkında verilecek hüküm mürted hükmüdür, aralarında fark yoktur." (el-İhkam, c. 1/73.)

    "Kim bir kimsenin Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından sonra Nebi’nin hadislerini nesh edeceğini ve Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatında olmayan bir şeriatı ortaya koyacağını zannederse, küfretmiş, şirk koşmuştur; kanı ve malı helal olmuş, putperestlere katılmıştır. Kim Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) asrında hükmü olan bir şeyi, O’nun vefatından sonra değiştirirse, İslam’dan başka bir dini aramıştır. Çünkü Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) asrındaki bu ibadetler, hükümler, haramlar, mübahlar ve vacipler Allah-u Teala’nın bizim için razı olmuş olduğu İslam’dı. Bunun dışında başka bir İslam yoktur. Kim bunlardan bir şeyi terkederse, İslam’ı terketmiş olur. Kim bunlardan başka bir şeyi ortaya koyarsa, İslam’ı değiştirmiştir, bunda şüphe yoktur. Allah-u Teala bize dini tamamladığını haber vermiştir. Bu ayetin (Maide Suresi:3) nazil olmasından sonraki her hadis ve her ayet, kendisinden öncekini tefsir eden, bütün ayetleri açıklayan ve önceki emirleri onaylayan şeylerdir. Başarı Allah’tandır." (el-İhkam, c. 2/144, 145.)

    “Allah’ın ve Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) emretmediği şeyle, vacip, haram, mübah olan bir şeyi beşeri görüşle ortaya koymak ve Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) diliyle ortaya koymuş olduğu şeriatı beşeri görüşle geçersiz kılmak arasında fark yoktur. Bu iki fiil arasındaki fark batılla karar verilmiştir, heri ikisi de açıkça küfürdür." (el-İhkam, c. 6/31.)

    Yine şöyle der: “Hüküm koymak ancak şu dört şekilde gerçekleşir. Ya bazı namazları, oruçları, zekatı, haccı, zina haddi, kazf haddi gibi emirlerden bir tanesini ya da hepsini iptal etmek gibi vacip olan bir farzı ortadan kaldırmak; ya bir şeye ilavede bulunmak, ya yeni bir farz ortaya koymak, ya da domuz etini, şarabı ve ölüyü helal saymak gibi haram olan bir şeyi helal saymak ya da helal olan koç eti ve buna benzer helal bir şeyi haram saymaktır. Bütün bu yönler, kişiyi kafir ve müşrik yapar, yahudi ve hristiyanlara dahil eder. Bu tür helaka ulaştıracak batıl yollara ulaştırmaması için Allah-u Teala’ya sığınırız.” (el-İhkam, c. 6/110.)
     



Sayfayı Paylaş