Aile İçi Şiddetin Nedenleri

Konusu 'Sosyoloji-Psikoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 15 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Kişilerin beslenme ve bakım gereksinimlerini karşılayan,güven duygusu veren, bireyi koruyan ve geliştiren bir birim olması gereken aile,çoğu kez şiddetin uygulandığı bir ortam olabiliyor. Aile ve toplumsal yaşamdaki bazı değişkenler ile aile içi şiddet arasında ilişki vardır.Bu değişkenler:

    • Ailenin ekonomik gelir düzeyi
    • Bireylerin eğitim düzeyi
    • Aile içi meslek yapısı
    • Aile içindeki rol ve statü dağılımı
    • Aile içi iletişim biçimi
    • Gelecekle ilgili beklentiler
    • Sosyal çevre Yapılan araştırmalar şiddetin çok veya azlığında yaşın,cinsiyetin etkili olduğunu göstermektedir.Şiddet gösterme eğilimleri açısından gençler önemli bir risk grubudur.

    Toplumumuzda dayak hakimiyet kurma aracı olarak kullanılmaktadır.Bireyler dayağı çözüm yolu olarak görmektedir. Aile dışında gerçekleşen şiddet için toplum sorumlu tutulurken,aile içinde oluşan şiddet gizli kalmakta,özel hayat olarak kabul edilmekte ve çoğu kez olağan ve yasal olarak karşılanmaktadır.Aile içi şiddetle ilgili kamuoyu bilinci çok değişkendir.böyle bir şiddetin varlığına inanmama,inkar etme şeklinde görüşler olduğu gibi bu tür şiddeti onaylayan görüşler de olabilmektedir. Aile içi şiddet büyük bir oranla kadına ve çocuklara yöneliktir.Ve bu şiddeti gerçekleştiren erkektir.Çocuğun ruhsal ve bedensel bütünlüğünü bozucu davranışların tümü çocuk istismarı olarak tanımlanmaktadır.Bu alanda sık kullanılan bir diğer tanım ise çocuk ihmalidir.Bu ise ana ve babaların çocukların bakım, beslenme, barınma, ısınma, giyinme, sağlık ve eğitim ile ilgili gereksinimlerini karşılamama ve bu konularda hatalı tutum sergilemeleri anlamındadır .

    AİLE İÇİ ŞİDDETİN NEDENLERİ
    Aile içi şiddetin nedenleri çok çeşitli ve karmaşıktır.Bu nedenleri genel olarak üç ana başlık altında toplamak mümkündür. 1.Aile İçi Şiddetin Biyolojik Nedenleri Biyolojik nedenler arasında erkeklik hormonlarının etkisi,antisosyal kişilik bozukluğu gibi bazı ruhsal bozukluluklar sayılabilir.Saldırgan yani şiddeti uygulan aile bireylerinin büyük oranlarda erkek oluşu ve bu saldırgan davranışların ilerleyen yaşla birlikte azalmaya başlaması,erkeklik hormonlarının şiddet davranışında etkili olduğunu düşündürmektedir. Hallüsinasyonlar gerçeklikten uzaklaşma,duygusal cevapların kaybı,sosyal ilişkilerin bozulması gibi belirtilerle ortaya çıkan şizofreni ve bunun bir çeşidi olan şüphe, kıskançlık, kendini beğenmişlik gibi duyguların görüldüğü paranoid şizofreni diye adlandırılan akıl hastalıkları da biyolojik nedenler arasındadır.Suç işlediğinde bu davranıştan hoşlanma gibi tutumların görüldüğü antisosyal kişilik bozuklukları da şiddetin biyolojik nedenlerindendir . 2.Aile İçi Şiddetin Psikolojik Nedenleri Sürekli olarak,aile içi şiddete maruz kalan kadınlar, böyle olmayı seçmemişlerdir. Şiddet uygulayan çoğu eş, aile birliğinin ilk dönemlerinde bunu uygulamaz.Ne zaman arada derin ruhsal bağlar kurulmaya başlar, işte o zaman şiddet eğilimleri kendini gösterir.İlk şiddet atağı,şiddete uğrayan eş için sürpriz olur ve bunu şiddet eğilimi olarak yorumlamaz.Ancak şiddet zaman içinde artmaya meyillidir.İlk yaralanmalar hafif ve önemsiz kabul edilir ve şiddete uğrayan eş şiddeti uygulayan eşin kendisine zarar verme kastı taşımadığına inanır.Eşine karşı duygularında önemli bir değişiklik olmaz.Ancak şiddetin boyutu ilerlediğinde şiddete uğrayan eşin duygusal bağı giderek zayıflar.Fakat eşini terk ederse uğrayacağı şiddetin artacağından korkar.Sosyal kurumlardan destek alamayacağı endişesi ona”bu şiddete katlanmalıyım”düşüncesi getirir. 3.Aile İçi Şiddetin Sosyal Nedenleri Şiddet uygulama,öğrenilen bir davranıştır.En önemli öğrenme kaynağı ise,şiddeti uygulayan kişinin kendi ailesidir.Çocukluk ve gençlik dönemlerinde,aile içi şiddetin uygulandığı bir ortamda yetişenlerin, şiddet gösterme eğilimlerine sahip oldukları bilinmektedir. Ayrıca şiddetin, toplum tarafından paylaşılan bir değer yargısı olarak kabul edilmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması da sosyal bir neden olarak kabul edilmektedir. Toplumların sahip oldukları iletişim becerilerinin yetersizliği,duygu ve düşüncelerin kışkırtıcı biçimde ifade edilmesi alışkanlığı, bilinçsizce yapılan suçlamalar, hatalı namus ve ahlak anlayışları da şiddetin sosyal nedenleri arasındadır.
     



Sayfayı Paylaş