Ahmet Haşim Önemli Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 8 Mart 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Ahmet Haşim'in Bilinen En Güzel Şiirleri

    AĞAÇ


    Gün bitti. Agacta nes`e söndü.
    Yaprak ates oldu, kus da yakut;
    Yaprakla kusun pariltisindan
    Havzun suyu erguvana döndü


    AKŞAM YİNE TOPLANDI DERİNDE


    Canan gülüyor eski yerinde
    Canan ki gündüzleri gelmez
    Akşam görünür havuz üzerinde,

    Mehtab, kemer taze belinde
    Üstünde sema, gizli bir örtü
    Yıldızlar, onun gülüdür elinde...


    BAHÇE


    Bir Acem bahçesi, bir seccade
    Dolduran havzı ateşten bade.
    Ne kadar gamlı bu akşam vakti
    Bakışın benzemiyor mutade.

    Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar
    Dalmış üstündeki kuşlar yâda.
    Bize bir zevk-i tahattur kaldı
    Bu sönen, gölgelenen dünyada.


    BİR GÜNÜN SONUNDA ARZU


    Yorgun gözümün halkalarında
    Güller gibi fecr oldu nümâyân,
    Güller gibi... sonsuz iri güller,
    Gün doğdu yazık arkalarından!
    Altın kulelerden yine kuşlar,
    Tekrârını ömrün eder i'lân,
    Kuşlar mıdır onlar ki her akşam,
    Akşam, yine akşam, yine akşam,
    Bir sırma kemerdir suya baksam;
    Akşam, yine akşam, yine akşam,
    Göllerde bu dem bir kaçmış olsam!


    BİRLİKTE


    Bütün bizimçündür
    Nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül
    Gibi üstünde titreyen bu sema;
    Gecenin dallarında şimdi açan
    Bu kamer,
    Bu altın gül...

    Bütün bizimçündür
    Ne varsa aşk ile bidar-ı ra'şe, ya naim,
    Ne varsa aid olan leyl-i hande-me'nusa,
    Lebinin surh-ı bizevali benim.


    BİR YAZ GECESİ HATIRASI


    İsveyle, fısıltıyla, gülüşle
    Olmuş sebi sevda yine bihap
    Oklar gibi saplanmada kalbe
    Düştükce semadan yere mehtap...

    Buseyle kilitlenmiş ağızlar
    Gözler neler eyler neler israp! ...
    Uçmakta bu ateşli havada
    Vuslat demi bir kuş gibi bitap...


    BÜLBÜL


    Bir gamlı hazânın seherinde,
    Isrâra ne hâcet yine bülbül?

    Bil, kalbimizin bahçelerinde,
    Cân verdi senin söylediğin gül.

    Savrulmada gül şimdi havada,
    Gün doğmada bir başka ziyâda.


    GECE


    Titreyen ellerimle penceremi
    Açtım afaki leyle karşı... Yine
    Gecenin gölgeden manazırına
    İmtizac eylemiş nücumü bahar...

    Sihri eb`at içinde şimdi gümüş
    Bir sehap andıran miyah uyumuş..
    Kalbi seydayı leyl olan rüzgar
    Esiyor gölgelerde velvelekar...

    Ah o bir aşkı bi-tenahi mi
    Geceden, tudei manazırdan
    Yükselen rasei humarü buhar?

    Sanki hulyayı vasla müstağrak
    Sebi bir itri hisle doldurarak
    Dolaşan, titreşen kadınlardı...

    Sanki bir savti gaibü mühtez
    Kalbe bir aşkı bi-vefa yetmez
    'Seviniz, muttasıl sevin! ' derdi


    GELDİN


    Bir gün
    Akşamın ölgün
    Duran o namütenahi ziya denizlerine
    Gark olan eşcar,
    Gark olan ovalar
    Oluyorken sükut ü hüzne makar
    Geldin alam-ı kalbi teskine

    Ey şebabın hayal-ı cavidi,
    O melul akşamın havası kadar
    Gelişin bir sükun-ı saridi...


    GELMEDEN EVVEL


    Kalbim
    Benim bir ormandı,
    İsimsiz, asude,
    Bir büyük orman;
    Ve gölgelerinde revan
    Olan hafi suların aks-i şevk-i müttaridi
    Dağıtırken sükutu bihude,
    Düşünürdüm ki, hangi gün, ne zaman,
    Ne zaman
    Girecektin o kalb-i mes'ude?

    Etmeden zehr-bad-ı fasl-ı elem
    Reng-i eşcar ü abı fersude,
    Dolacak mıydı seslerin, bilmem
    O tehi saye zar-ı mesdude?

    Sanki hicrana bir teselliydi
    Şeceristan-ı kalb içinde revan
    Olan hafi suların musiki-i nevmidi.


    GELMEDEN EVVEL, GELDİN, BİRLİKTE

    Kalbim
    Benim bir ormandı,
    İsimsiz, asude,
    Bir büyük orman;
    Ve gölgelerinde revan
    Olan hafi suların aks-i şevk-i müttaridi
    Dağıtırken sükutu bihude,
    Düşünürdüm ki, hangi gün, ne zaman,
    Ne zaman
    Girecektin o kalb-i mes'ude?

    Etmeden zehr-bad-ı fasl-ı elem
    Reng-i eşcar ü abı fersude,
    Dolacak mıydı seslerin, bilmem
    O tehi saye zar-ı mesdude?

    Sanki hicrana bir teselliydi
    Şeceristan-ı kalb içinde revan
    Olan hafi suların musiki-i nevmidi.


    GELDİN


    Bir gün
    Akşamın ölgün
    Duran o namütenahi ziya denizlerine
    Gark olan eşcar,
    Gark olan ovalar
    Oluyorken sükut ü hüzne makar
    Geldin alam-ı kalbi teskine
    Ey şebabın hayal-ı cavidi,
    O melul akşamın havası kadar
    Gelişin bir sükun-ı saridi...


    BİRLİKTE


    Bütün bizimçündür
    Nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül
    Gibi üstünde titreyen bu sema;
    Gecenin dallarında şimdi açan
    Bu kamer,
    Bu altın gül...

    Bütün bizimçündür
    Ne varsa aşk ile bidar-ı ra'şe, ya naim,
    Ne varsa aid olan leyl-i hande-me'nusa,
    Sana aid lebimdeki buse,
    Lebinin surh-ı bizevali benim.

    Ahmet Haşim
     



Sayfayı Paylaş