Ahmed Bâbâ Tenbektî

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve OrKuN tarafından 28 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    AHMED BÂBÂ TENBEKTÎ

    Fas'ın büyük velîlerinden ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi, Ahmed olup babasının ismi Ahmed'dir. "Bâbâ" diye bilinir. 1554 (H.963) senesinde, Fas'ta bulunan Tenbekt'de doğdu. 1623 (H.1032)de yine aynı yerde vefât etti.

    Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. İlk öğrenimini tamamladıktan sonra, bâzı temel kitapları ezberledi. Amcası Ebû Bekr Şeyh Sâlih'den nahiv ilmini öğrendi. Allâme Muhammed Beyden tefsîr, hadîs, fıkıh, usûl ve Arabî ilimleri tahsîl edip, tasavvuf ilmini ve inceliklerini öğrendi. Zâhirî ve bâtınî ilimlerde yükseldi. Uzun müddet onun sohbetinde ve terbiyesinde kalıp, mânevî feyz alıp yükseldi. Bu arada babasından hadîs-i şerîf dinleyip, mantık okudu. Kuşeyrî Risâlesi ile Harîrî'nin Makamât'ını babası okuttu. Akranları arasında tanınıp şöhret buldu.

    Fas sultanlarından Mahmûd bin Nasr, 1593 senesinde Tenbekt'i işgâl edince, Ahmed Bâbâ'yı esir edip Merâkeş'e götürdü ve hapsetti. İki sene esir kaldıktan sonra, 1595 senesinde serbest bırakıldı. Esâretten sonra Merâkeş'de bulunan Şûrefâ Câmiinde birçok kimselere ilim öğretmekle meşgûl oldu.

    Şöhreti daha da yaygınlaşan Ahmed Bâbâ, Merâkeş'de Sultan Mansûr vefât edinceye kadar kaldı. Sultan vefât ettikten sonra, oğlu Zeydân memleketine dönmek üzere izin verdi. Memleketi olan Tenbekt'e dönüp orada da ilim öğretmekle meşgûl oldu.

    Ahmed Bâbâ Tenbektî, Merâkeş'te bulunduğu sırada, büyük zâtların, evliyânın ve âlimlerin kabirlerini sık sık ziyâret ederdi. Özellikle Ebü'l-Abbâs Sebtî'nin kabrini, beş yüz defâdan fazla ziyâret ettiği rivâyet edilir. Ebü'l-Abbâs Sebtî'nin kabrini ziyâret etmek için gittiği zaman, olmasını istediği bir hususu kâğıt üzerine yazar, kâğıdı kabrinin üzerine koyardı. O zâtı vesîle ederek Allahü teâlâya duâ eder; "Bu kâğıtta yazılı husûsun berâetini (hakkımda hayırlı mı hayırsız mı olduğu husûsuna işâret edilmesini) istiyorum." der ve uygun cevâbı alıp dönerdi. Bu ziyâretleri esnâsında başka kimseler de bulunup verilen cevâba şâhid olurlardı.

    Cumâ günü olduğu zaman, kabristanlara gider, kimlere ait olduğu bilinmeyen kabirleri ziyâretle kabirdeki kimselerin rûhuna Kur'ân-ı kerîm okur, duâ ederdi.

    Ahmed Bâbâ Tenbektî, zâhirî ve bâtınî ilimlerde yüksek derece ve irfân sâhibi, ilmiyle âmil, bir zattı. Fazîletli, mütevâzi ve bildiğini öğretmekten zevk duyan bu âlimden pek çok kimse zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrenip yükseldi. Bu yüzden onun evi ilim ve irfân meclisiydi.

    Ebû Abdullah Muhammed bin Yâkub el-Merâkeşî onun hakkında şöyle demektedir:

    "Ahmed Bâbâ, ilmiyle amel eden âlim, zekî, ileri görüşlü ve firâset sâhibi, fıkıh, hadîs, tefsîr, usûl ve târih ilimlerinde yüksekti. Kendisine gelen kimselerin işlerine yardımcı olurdu. İlim öğrenme ve öğretmeden geri durmadı. Aklî ve naklî ilimlere dâir birçok eser yazmıştı. Batıda ondan daha doğru sözlü, isbatlı ve iknâ edici konuşan, ilim yolunda ilerlemiş bir kimse görmedim."

    Âlim, fâzıl, güzel ahlâk ve tevâzu sâhibi olan Bâbâ Ahmed Tenbektî'nin, fıkıh, tefsîr, hadîs ilimlerine dâir kırktan fazla eseri vardır. Bunlardan bâzıları şunlardır: 1) Hâşiyet-ül-Muhtasar-il-Halîl fil-Fürû', 2) Tenbîh-ül-Vakıf alâ Niyyet-il Hâlif, 3) Ta'lîkun alâ Evâil-il-Elfiye, 4) Neyl-ül-Emel fî Tafsîl-in-Niyyeti alel-Amel, 5) En-Nüket-ül-Müstecâde fî İlhâk-il-Fâili bil-Mübtedei fî Şart-il-İfâde, 6) El-Hadîsu vet-Te'nîs fil-İhticâci bi İbn-i İdrîs, 7) Celb-ün-Ni'met ve Def'un-Nikmet fî Mücânibet-iz-Zulmet, 8) El-Matlabu vel-Ma'râb fî A'zam-i Esmâ-ir-Rabb, 9) Tertîbühü Câmi'ul-Mi'yâr, 10) Tezyîl-üd-Dîbâc, 11) Ed-Dürr-ün-Nazîr, 12) Hamâil-üz-Zehr, 13) Neşr-ul-Abîr, 14) Dürer-ül-Vişâh bi-Fevâid-in-Nikâh, 15) Şerh-us-Südûr ve Tenvîr-ül Kalbi bi-Beyânî Magfireti lil-Cenâb-ın-Nebevî min-ez-Zenb, 16) Şerh-us-Suğrâ lis-Sünûsî, 17) Kifâyet-ül-Muhtac li-Ma'rifeti mâ Leyse fid-Dîbâc.

    1) Hülâsat-ül-Eser; c.1, s.170,172
    2) Esmâ-ül-Müellifîn; c.1, s.155,156
    3) Mu'cem-ül-Müellifîn; c.1, s.145
    4) Ta'rîf-ul-Halef; c.1, s.16,25
    5) Brockelmann; Gal: 2, s.618, Supp: 2, s.715
    6) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.15, s.157
     



Sayfayı Paylaş