Ah Bir Ataş Ver Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 26 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Ah Bir Ataş Ver Türküsü ve Öyküsü

    Çanakkale Boğazı, Nağra Burnu açıkları 4 Nisan 1953, Saat 02:15
    Uzun ve yorucu bir seferden dönen Dumlupınar denizaltısı,
    Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland şilebi ile Çarpıştı.
    Sessiz, soğuk ve bulanıktı gece.
    Başından aldığı şiddetli darbe ile Dumlupınar birkaç saniye içinde sulara gömüldü. Gemideki 81 kişilik mürettebattan sağ kalan 22 kişi, geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığındı.
    Mahsur kalanların su yüzüne fırlattıkları telefon şamandırasıyla gemi ile irtibat sağlandı.
    Sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için herkes seferber oldu.
    Bu arada oksijeni idareli kullanmaları için, gereksiz yere konuşmamaları, şarkı türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri konusunda uyarılar yapıldı.
    Ancak saatler süren kurtarma çalışmalarının sonunda, umutların tükendiği anda karanlıkta bekleyen 22 kişiye, her şey yine aynı sözcüklerle anlatıldı; konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve hatta sigara bile içebilirler.
    şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan, tüm Türkiye, denizaltıda tevekkülle ölüme yapılan hüzünlü ama başı dik türküsünü dinledi.


    Ah bir ataş ver Türküsü


    Ah bir ataş ver cigaramı yakayım
    Sen sallan gel ben boyuna bakayım

    Uzun olur gemilerin direği
    Ah çatal olur efelerin yüreği
    Yanık olur anaların yüreğibaktabul

    Vur ataşı gavur sinem ko yansın
    Arkadaşlar uykulardan uyansın

    Uzun olur gemilerin direği
    Ah çatal olur efelerin yüreği
    Yanık olur anaların yüreği
     



Sayfayı Paylaş