Ağlayan Hurma Kütüğü

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve CAN tarafından 7 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Hurma Kütüğünün Rasulullaha Hasretinden Ağlaması

    Hz. Muhammed (s.a.v) aşkından ağlayan hurma kütüğü;

    Hadice:
    Hurma Kütüğünün Rasulullaha Hasretinden Ağlaması

    469) Cabir şöyle dedi:

    Rasûlullah (s.a.v.) bir hurma kütüğünün üzerinde hutbe okurdu. Marangoz bir kölesi olan Ensarlı bir kadın:

    • Ya Rasulellah! Benim marangoz bir kölem var. Ona senin için, ü-zerinde hutbe okuyacağın bir minber yaptırsam olmaz mı? dedi. Rasû*lullah da:

    • "Olur" dedi.

    Rasulullah için minber yapıldı. -Cuma günü olunca, o minberin ü-zerinde hutbe okumağa başladı.

    Daha önce üzerinde durduğu kütük bebek gibi inlemeye başladı. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.):

    • "Bu, yanında yapılan zikri dinlemekten uzak kaldığı için ağladı" dedi. [109]

    470) Et-Tufeyl İbn Ka'b, babasının şunu anlattığını söyledi.

    • Ya Rasulellah! Sana, cuma günü üzerinde duracağın, cemaatin seni görebileceği ve hutbelerini işitebileceği bir minber yapmamı ister misin? dedi. Rasulullah da:

    • "Olur" diye cevap verdi.

    Minbere üç basamak yapıldı. Minber getirilip yerine konulunca ve Rasulullah (s.a.v.) minbere çıkmak isteyince hurma kütüğünün yanın*dan geçti. Kütük, çatlayıp parçalamncaya kadar öküz gibi böğürdü. Rasulullah (s.a.v.) minberden inip eliyle onu okşadı ve kütük sustu. Sonra tekrar minbere çıktı. Mescid yıkılıp değiştirilince (Hz. Osman devrinde), bu kütüğü Übeyy İbn Ka'b aldı. Çürüyüp güve yeyinceye ve toz toprak haline gelinceye kadar, Ubeyy'in yanında kaldı. [110]

    471) Enes anlatmıştır:

    Rasulullah (s.a.v.) cuma günü, sırtını dayadığı bir kütüğün yanın*da hutbe okurdu. Cemaat çoğalınca:

    • "Bana bir minber yapın" dedi.

    Rasulullah (s.a.v.) için iki basamaklı bir minber yapıldı. Rasulul*lah hutbe okumak üzere minberin üzerine çıkınca, kütük Rasulullah'a (s.a.v.) olan özleminden dolayı ağladı.

    Ben mesciddeyken, kütüğün özlem duyarak inleyip ağladığını duydum. Rasulullah (s.a.v.) minberden ininceye kadar durmadan ağla*dı. İnip kütüğü okşadıktan sonra sustu.

    Hasen bu hadisi anlattığında ağlamış ve şöyle demişti: ALLAH'ın kulları! Aziz ve Celil olan ALLAH'ın yanındaki derecesinden dolayı kütük, Rasûlullah'a (s.a.v,) özlem duyarak ağlayıp inlediğine göre, siz onunla karşılaşıp buluşmak için özlem duymaya daha çok hak sahibisiniz. [111]

    472) İbn Ömer anlatmıştır:

    Rasûlullah (s.a.v.) bir hurma kütüğüne dayanarak hutbe okudu. Minber edindikten sonra hurma kütüğüne dayanmaktan vazgeçti. Hur*ma kütüğü ağladı. Peygamber (s.a.v.) gelip ona elini sürdü. [112]

    473) İbn Abbas şunu anlattı:

    Rasûlullah (s.a.v.) bir hurma kütüğüne dayanarak hutbe okurdu. Rumlardan (Bizanslılardan) birisi ona geldi: Rasûlullah (s.a.v.):

    • "Bana bir minber yap da onun üzerinde hutbe okuyayım" dedi. [113]

    O adam Rasûlullah için gördüğünüz şu minberini yaptı. Rasulul-lah hutbe okumak üzere minberin üzerine çıkınca, hurma kütüğü, yav*rusundan ayrılan devenin inlemesine benzer sesler çıkarmağa başladı. Rasûlullah (s.a.v.) minberden inip onu kucaklayınca sustu. Rasûlullah (s.a.v.) bir çukur kazılarak kütüğün oraya gömülmesini emretti.

    474) İbn Bureyde'nin babası şunu anlattı:

    Peygamber (s.a.v.) hutbe okuduğu zaman ayağa kalkar ve nızun süre ayakta kalırdı. Ayakta durmak onu yoruyordu. Bir hurma kütüğü getirilip bir ucu yere gömülmek suretiyle dikildi. Peygamber (s.a.v.) hutbe okurken uzun süre ayakta durursa arkasını bu hurma kütüğüne dayardı. Medine'ye gelen birisi onun bu durumunu gördü. Yanında bu*lunan kişilerden birisine:

    • Muhammed'in memnun kalacağını bilsem, kendisi için üzerinde oturmak istedikçe oturmasına, ayakta durmak istedikçe ayakta dur*masına elverişli bir oturma yeri yapardım, dedi.

    Peygamber (s.a.v.) bunu duyunca:

    • "Onu bana-getirin" dedi. Adam Rasulullah'a getirildi. Rasûlullah (s.a.v.) ona, kendisi için bu basamakların yapılmasını emretti. Peygam*ber (s.a.v.), bunda bir rahatlık hissetti.

    Peygamber (s.a.v.) hurma kütüğünü bırakıp kendisi için yapılan minbere gidince, hurma kütüğü üzüldü. Peygamber (s.a.v.) onun yanın*dan ayrıldığı zaman devenin inlediği gibi inledi.

    Bureyde babasının şöyle dediğini duydu: Peygamber (s.a.v.) hurma kütüğünün inlediğini duyunca, onun yanına döndü ve elini üzerine ko*yup şöyle dedi:

    • "İstersen, yüce ALLAH'a dua edeyim. Seni, eskiden bittiğin yere geri çevireyim. Oraya dikeyim de, orada eskiden olduğun gibi ol. İstersen, senLcennete dikeyim de cennet ırmaklarından ve pınarlarından sulan. Orada güzelce yetiş ve meyve ver de ALLAH'ın sevgili kulları senin meyvenden yesinler. Nasıl istersen öyle yapayım" dedi.

    O, Rasulullah'm "olur, öyle yapayım, olur öyle yapayım" sözünü duyduğunu söyledi: Bunun üzerine Rasûlullah'a (s.a.v.) soruldu:

    "Cennete dikmemi istedi" dedi. [114]

    475) Et-Tufeyl tbn Ubeyy Ibn Ka'b'm babası şunu anlattı:

    Peygamber (s.a.v.) gölgelik vazifesi gören bir hurma kütüğünün yanında namaz kılar ve o kütüğün yanında hutbe okurdu.

    Ashabından birisi:

    • Sana cuma günü üzerinde duracağın, cemaatin seni görebileceği ve hutbelerini işitebileceği birşey yapsak olmaz mı? dedi. Rasulullah da:

    • "Olur" dedi.

    Onun için üç basamak yapıldı. Eskiden yaptığı gibi onun, üzerine çıktı. Hurma kütüğü ona doğru eğildi. Rasulullah (s.a.v.):

    • "Sakin ol" dedi. Daha sonra dönüp: "Dilersen seni cennete dike*yim, senden salihler yesinler. Dilersen, eskiden olduğu gibi tekrar seni taze ve yeşil hale getireyim" dedi. Hurma kütüğü ahireti dünyaya tercih etti. Peygamber (s.a.v.) vefat edince o babama verildi. Güve yeyinceye kadar devamlı onun yanında kaldı. [115]

    İbn Akil şöyle demiştir:

    Hurma kütüğünün ağlamasının ve Rasûlullah'a (s.a.v.) ağaçların gelmesine şaşırılmaması gerekir. Mıknatısta demiri kendisine çeken bir özellik yaratan, Rasulullah'da da ona çeken bir özellik yaratabilir. [116]

    Kaynaklar:
    [109] İmam Ahmed, Musned, 3/300; İbn Kesir, el-Bıdaye ve'n-Nihaye, 6/146; Ebu-Nuaym, Delaılu'n-Nubuvve, s. 142

    [110] İbn Mace, Sünen, kitabu İkameli's-sala, babu ma caefi bed'i şe'ni'l-minber, 1/ 454; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 6/67, 98.

    [111] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 2/559 (Enes'ten); İmam Ahmed, Musned, 3/226; İbn Huzeyme, Sahih, 776; İbn Hıbban, Sahih, 574 (Mevarid); Tarihu'l-Hatib, 12/486; İbnu'l-Mubarek.Zuhd, 361

    [112] Buharî, Sahih, kitabu'l-menakıb, babu alamati'n-nubuvveti fi'l-islam; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 2/557; Tirmİzî, Sünen, kitabu salatı'l-cumua, babu ma cae fi'l-hutbeti ale'l-minberi, 2/379

    [113] Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 2/558. Bakınız: Fethu'l-Bari, 2/397

    [114] Darımı, Sünen, 1/16

    [115] İmam Ahmed, Musned, 5/139

    [116] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 283-286.

    Hadice:
    Hasen bu hadisi anlattığında ağlamış ve şöyle demişti: ALLAH'ın kulları! Aziz ve Celil olan ALLAH'ın yanındaki derecesinden dolayı kütük, Rasûlullah'a (s.a.v,) özlem duyarak ağlayıp inlediğine göre, siz onunla karşılaşıp buluşmak için özlem duymaya daha çok hak sahibisiniz. [111]

    Ya Rasulullah bizlerde çok özlüyoruz sizi onlar seni görülerde özlüyorlar bizler seni görmeden özlüyoruz Ya Rasulullah..Yarın mahşerde bizlerinde başını okşa ya Rasulullah..
    ALLAHümme salli ala seyyidine Muhammdiv ve ala ali seyyidine Muhammed
     



Sayfayı Paylaş