Ağlama Anne Hikaye

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 27 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Ömrüm, müebbet bir yalnızlığa teslim olmuş gibi. Şimdi tüm satırlarım hayat'a dair. Kimse yok içimde yitikliğimden öte. Ne bir sevgiliye yazasım var, ne de sevgisizliğe...

    Hayat işte, ilk yenilen ben değilim elbet...

    Ah ne hayatlar ümidiyle
    Zamansız yollara
    İlk yenilen biz değildik elbet
    Gün oldu dünyaya küstük.

    Bir yelkovanın teline tutulmuştu ömrüm. Ne de çabuk ilerliyordu zamanın emanetçileri.

    Daha dün değil miydi yüreğime yazıldığın? Ya da benim yazıldığım yüreğine.

    Ne vakit anı oldu ki anlar?

    Susuyorsun...

    Ama benimkinden farklı.

    Benimki susuzluk, seninki sessizlik.

    Susuyorum...

    Ama seninkinden farklı.

    Seninki sözden öte, benim derdimse sen.

    Kime şikayet etmeli şimdi sensizliği? Nasıl eskir bu hayallerin kırıklığı?

    Bak, yakalandım yine... Yüreğimin elleri kocaman kocaman damlalar akıtırken bedenime, sen ağlama sakın anne. Şarkılarda kalsın göz yaşların.

    Ağlama anne benim için ağlama
    Ben de herkes kadar aldım acılardan
    Ağlama anne benim için ağlama
    Ben de herkes kadar yandım.

    Büyüdüm ve belki yükünü kaldırmakta güçlük çektim hayatın büyürken. Büyürken eskidi gülüşlerim, içimdeki çocuğun ipini kesmeye kalktı bildiğim, bilip de tanıyamadığım onlarcası. Kime emanet edilir ki o samimiyet? Yine tut beni anne. Susturulamasa da çığlıklar avuntularla, uyut...

    Sen ne olur çocukluğumu sakla
    Tek kalan bu elimde avucumda
    Ağlama anne benim için ağlama

    İnandır su'suzluğa rağmen, sevmelere beni. Bir de sakla çocukluğumu gelecek günler için. Lazım olur belki?

    Ne dersin, olur mu ki?

    Susma anne, hele ki ağlayarak... Hele ki susuz... Susma.

    Su'yuz.
     



Sayfayı Paylaş