Afet Eğitimi Hazırlık Günü İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 6 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Afet Eğitimi Hazırlık Günü (12 Kasım)

    Deprem, sel baskını, heyelan, çığ, yangın, tsunami gibi olaylar doğal afeyerdir. Zaman zaman doğal afeyerle karşılaşabiliriz. Doğal afeyer can ve mal kaybına yol açar. Bu afetlerden en az zararla kurtulmak için yeterince bilgilenmeliyiz. Yapılması gerekenleri öğrenip, gereken önlemleri almalıyız. Ancak bu şekilde doğal afeyerin zararlarından kurtulabiliriz.

    Deprem ve Korunma Yolları: Yer kabuğunun derinliklerinde zaman zaman kırılmalar ve kaymalar olur. Bunun sonucunda yeryüzü sarsılır. Deprem meydana gelir. Sismograf denilen araçla depremin şiddeti ve nerede olduğu ölçülür. Depremin ne zaman olacağını önceden bilememekteyiz. Onun için depreme hazırlıklı olmalı, deprem öncesinde, deprem sırasında ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini iyi bilmeliyiz. Depremden önce oturduğumuz binaları iyice kontrol ettirmeliyiz. Bina içindeki eşyalar sarsıntı sırasında düşmeyecek şekilde duvara sabitlemeliyiz.

    Deprem sırasında sığınabileceğimiz güvenli yerleri belirlemeliyiz. İçinde yiyecek, su, ilk yardım malzemeleri, fener, düdük gibi malzemelerin olduğu bir deprem çantası hazırlamalıyız. Deprem sırasında paniğe kapılmadan, önceden belirlediğimiz yerlere sığınmalıyız. Ellerimizle başımızı korumalı, dizlerimizi karnımıza doğru çekerek küçük bir alana sığabilmeliyiz. Balkonlardan, pencerelerden ve yanan sobalardan uzak durmalıyız. Asansörleri kullanmamalı, kibrit, çakmak gibi şeyleri ateşlememeliyiz. Eğer deprem sırasında dışarıdaysak açık alanlara gitmeli, binalardan ve direklerden uzak durmalıyız. Sarsıntı sona erdiğinde güvenli bir çıkış bularak binayı panik yapmadan terk etmeliyiz. Kırılan camlardan zarar görmemek için çıplak ayakla , koşmamalıylz. Deprem çantasını yanımıza almalıyız. Yıkıntıların arasında dolaşmamalı, görevlilerin uyarılarına dikkat etmeliyiz. Eğer yardım malzemesi dağıtılıyorsa ihtiyacımız kadar almalıyız.

    Yangın ve Korunma Yolları: Yangın, insanların ihmali ve dikkatsizliği sonucunda ortaya çıkan bir felakettir. Yangından korunmak için ateşle, kibritle, ocakların düğmeleriyle oynamamalıyız. Doğal gaz ve tüp kaçaklarını önlemeliyiz. Yanan sobandan sıçrayabilecek kıvılcımlar yangın çıkarabilir. Bu yüzden soba yanarken bir yere gitmemeliyiz. Yanıcı ve yakıcı maddeleri ocak ve soba gibi araçlardan uzak tutmalıyız. Ormanlık yerlerde kontrolsüz ateş yakmamalıyız.

    Sel Baskınlan ve Korunma Yolları: Aşırı yağan yağmurlar, eriyen kar suları, taşan baraj ve göller sel baskınlarına neden olur. Sel baskınları insanlara, bitkilere ve hayvanlara zarar verir. Sel baskınının zararlarından korunmak için çevreyi ağaçlandırmalı, dikili ağaçları korumalıyız. Caddelere yeteri kadar menfez açmalıyız. Akarsuların önüne setler, barajlar yapmalıyız. Eğimli arazileri enine sürmeli, sekiler yapmalıyız. Evlerimizi sel baskınlarından etkilenmeyecek yerlere inşa etmeliyiz.

    Çığ, Heyelan ve Korunma Yolları: Çığ, tepelerden, dağlardan kopup yuvarlanan, yuvarlandıkça büyüyen kar yığınlarıdır. Genellikli kış ve ilkbahar mevsimlerinde olur. Ağaç olmayan yamaçlarda daha çok görülür. Çığ düşmesi can ve mal kaybına sebep olur. Yolları kapatır, elektrik kablolarını koparır. Yamaçlardaki toprağın ve kayaların koparak dökülmesine heyelan (toprak kayması) denir. Heyelan da can ve mal kaybına sebep olur. Çığın ve heyelanın zararlarından korunmak için yamaçlar ağaçlandırılmalı, beton setler yapılmalıdır. Çığ ve heyelan tehlikesi olan eğimli yerlere ev yapılmamalıdır. 1999 yılındaki Marmara depreminin anısına her yıl 12 Kasım günü Afet Eğitim Hazırlık Günü olarak düzenlenmektedir. Bu gün içinde yapılan etkinliklerle çocuklarımıza ve halkımıza doğal afetlerden korunma ve yaralıları kurtarma teknikleri gösterilmektedir. Çoğu önlenemeyen bu büyük felaketlere karşı biraz olsun hazırlık yapılması amaçlanmaktadır.

    YANGIN

    Bir küçük kıvılcım,
    Alevleri hazırlar.
    Dikkatsizlik sonunda,
    Çıkar bütün yangınlar.

    Ateşte yemek kalmaz,
    Elektrikle oynama,
    Hep böyle yanlış işler,
    Neden olur yangına.

    Sönmeyen bir sigara,
    Zarar verir ormana.
    En büyük düşmanlıktır,
    Bu güzelim vatana.

    Yangın şakaya gelmez.
    Dikkat edin çocuklar.
    Bir kıvılcım yüzünden,
    Yanabilir yuvalar.

    Hülya ÖZER


    GEDiZ


    Ölü sayısı oldu bin beş yüz.
    Gediz bir anda oluverdi dümdüz.
    Kalmadı insanlarında el, ayak ve yüz.
    Toprağa karıştı binlerce nüfus.

    Can dayanmıyor feci manzaraya .
    Haber hemen ulaştı başkent Ankara'ya.
    Yardımlar yüklendi taşıtlara,
    Taşıtlar sıralandı uzun yollara.

    Gözü yaşla dolu ana çocuğunu arıyor.
    Şaşırmış bir baba ailesini soruyor.
    Bütün gözler ıslak, yürekler yaralı.
    Sen koru bizleri afetlerden ulu tanrı.

    Öğretmen


    DEPREM

    Gürültü kopar uzaktan,
    Sular fışkırır topraktan.
    İnsanlar yolu bulamaz,
    Oluşan bir karanlıktan...

    Bu bir depremin sesidir.
    Bir canavar nefesidir...
    Karanlık kaplar her yeri.
    Bilmem kentin neresidir?

    Anne ağlar, yavrum diye,
    Çocuk ağlar, annem diye.
    İnsanların hepsi şaşkın...
    Bakamazsın bu sahneye.

    Elimizden bir şey gelmez,
    Bu felâket hiç sevilmez.
    Bu sarsıntı yer küreden...
    Daha önceden bilinmez.

    Sağlam temel sağlam evler,
    Sözüm size mimar beyler.
    Sağlam yapın her binayı!
    Yıkılmasın kentler, köyler!

    Halkım hiç acı çekmesin,
    Artık gözyaşı dökmesin!
    Sağlam yapın her binayı,
    Deprem bize kükremesin!

    Çok üzgünüm acılardan,
    Kurtulalım sancılardan...
    Çığlıklara dönüp bakın,
    Ders alalım buncalardan.
     



Sayfayı Paylaş