Adıyaman Hakkında Bilgi

Konusu 'Güneydoğu Anadolu' forumundadır ve hakan788 tarafından 18 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Adıyaman Hakkında Genel Bilgiler

    Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Adıyaman ilinin Plaka Numarası : 02
    Adıyamanın Nufusu 582.762
    Adıyaman Yüzölçümü : 7.614
    Adıyamanda İlçe Sayısı : 9

    İLÇELERİ: Adıyaman (merkez), Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kâhta, Samsat, Sincik, Tut.

    Adıyaman, Güneydoğuanadolu Bölgesinin Batısında Akdeniz Bölgesiyle birleşen noktada yer alır. Adıyaman ilinin Kuzeyinde Malatya, Batısında Kahramanmaraş, Güneybatısında Gaziantep, Güneydoğusunda Şanlıurfa ve Doğusunda da Atatürk Barajı göeti ile sonlanır.

    Merkez ilçe dahil 9 ilçesi ile 406 köyü bulunmaktadır. İlçeleri Merkez, Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut ilçeleridir. Adıyaman ili 370 25' ile 380 11' kuzey enlemi, 370 ve 390 doğu boylamı arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km2 , göller ile 7.871 km2 olup, deniz sevyesinden yüksekliği de 669 m dir.

    Adıyaman’ın Tarihçesi
    Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan incelemelerde kent tarihinin M.Ö. 40.000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmıştır.

    Yine Samsat-Şehremuz Tepe'deki tarihi bulgulardan M.ö. 7.OOO yılına kadar Paleolitik, M.O. 5.000 yıllarına kadar Neolitik, M.Ö. 3.OOO yıllarına kadar Kalkolitik ve M.O. 3.0OO-1.200 yıllan arasında da Tunç Çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır. Bu dönemde bölge Hititlerle Mitannilar arasında el değiştirmiş ve Hitit Devletinin yıkılmasıyla (M.Ö. 1.200) karanlık bir dönem başlamıştır. M.Ö. 1.2OO'den Frig Devletinin kuruluşu olan M.Ö. 750 yıllan arası dönemle ilgili olarak yazılı kaynağa rastlanmamıştır. Ancak; bu dönemde yöre, Asur etkisine girmeye başladığından, Samsat'ta bulunan Asur mühürleri ve Kahta Eskitaş Köyünde bulunan Hitit Hiyeroglifi ile yazılmış kitabeler, Anadolu'daki tarihi silsilenin Adıyaman'da da aynen devam ettiğini, göstermektedir. Bu dönemde Adıyaman ve çevresinde Hitit Devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden biri olan Kummuh Devleti hüküm sürmüştür.

    M.Ö. 9OO-70O yılları arasında yöre Asur etkisinde kalmakla birlikte, Asurlular tam olarak egemen olamazlar. 6. yüzyılın başlarından itibaren yöreye Persler hakim olur ve yöre Satrap'lar (Valiler) eliyle yönetilir. M.Ö. 334 yılında Makedonya Kralı Büyük iskender'in Anadolu'ya girmesiyle Pers'ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.Ö. 1. yüzyıla kadar yörede Makedonyalı Selev-kos'lar hüküm sürmüştür. Selev-kos'ların gücünün zayıfladığı sıralarda, Kral Mithradetes l Kallinikos Kommagene Krallığının bağımsızlığını ilan etmiştir (M.Ö. 69).

    Başkenti Samosota (Samsat] olan Kommagene Krallığı, egemenliğini M.S. 72'ye kadar sürdürmüş, bu tarihte yöre Roma İmparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma İmparatorluğunun Syria (Suriye) Eyaletine, 6. Lejyon olarak bağlanmıştır. Roma İmparatorluğunun 395 yılında Batı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla, Adıyaman Doğu Roma İmparatorluğuna katılmıştır. 643 yılından itibaren bölgeye İslam akınları başlamakla birlikte İslam hakimiyeti ancak 670 yılında Emevi'lerle kurulabilmiştir. 758 yılında ise, II, Abbasi komutanlarından Mansur Ibn-i Cavene'nin hakimiyetine girer. 926 yılına kadar Abbasi hakimiyetinden sona Hamdanüerin egemenliği başlar. 958 yılında yöre yeniden Bizanslıların eline geçer.

    1114-1181 yıllan arası yöreye Türk akınları olur. 1204-1298 yılları arasında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir. 1230 ve 1250 yıllarında Moğol saldırılan yaşanır. 1298'de yöre ve bölge Memlüklerin eline geçer. 1393 yılında Adıyaman bu kez de Timurlenk tarafından yağmalanır.

    Büyük bir istikrarsızlığın olduğu Orta Çağ boyunca Adıyaman Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğullan arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim'in İran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır.turkeyarena Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat'ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, Tanzimat’tan sonra bir kaza olarak Malatya'ya bağlanmıştır.

    Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski idari yapısı korunarak Malatya'ya bağlı kaza konumunda olan Adıyaman 1 Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı Kanunla Malatya'dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.

    Adıyamanda günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Haydaran Kaya Mezarları,Turuş Kaya Mezarları, Dolmenler, Besni Kalesi, Gerger Kalesi, Kahta Kalesi, Keysun Kalesi, Samsat Kalesi, Karakuş Dikili Taşları, Eski Kahta Kaya Kabartmaları, Nemrut Dağı, St.Paul Kilisesi (1905), Cendere Köprüsü, Kızılin (Göksu) Köprüsü, Altınlı Köprü, Merkez Ulu Cami (1768), Besni Ulu Camisi, Musalla Camisi, Besni çarşı Camisi (1492), Kab Camisi (1768), Siratut Camisi, Hacı Abdülgani Camisi (Çarşı Cami) (1557), Hacı Süleyman Mescidi (1720), Eski Saray Camisi (İbrahim Bey Camisi) (1638), Besni Toktamış Camisi (XVII.yüzyıl), Külhanönü Camisi , Besni Çarşı Camisi (1492), Abuzer Gaffari Türbesi, Mahmut El Ensari Türbesi, Şeyh Abdurrahman Erzincani Türbesi, Zeynel Abidin Türbesi, Çıplak Baba Türbesi, Hacı Ali Bey Türbesi, Hacı Yusuf Türbesi bulunmaktadır. Ayrıca Göksu, Gümüşkaya (Palaş), Palanlı ve Kitap mağaraları ile Besni, Çelikhan ve Kotur içmeleri vardır.

    NE YENİR?
    Çiğ köfte, İçli Köfte, Basalla (ekşili köfte), Cılbır, Mercimekli Köfte, Pestil, Yapıştırma ve Hıtap, Adıyaman’ın ünlü yemek türlerinden bazılarıdır. İl merkezinde yöresel yemeklerin bulunduğu lokantalar mevcuttur. Kahta ilçesindeki Baraj Gölü kıyısında balık yenebilir. Nemrut Dağı yolu üzerindeki konaklama ve kafeteryalarda yeme-içme olanağı mevcuttur.

    NE ALINIR?
    Adıyaman’ın kent merkezinde bulunan tarihi çarşı Oturakçı Pazarı’nda yöreye özgü halı, kilim, cicim, heybe gibi el sanatları ürünleri ile turistik eşyalar bulunabilir. Nemrut’taki turistik tesislerde satılan Nemrut heykelleri, hediyelik olarak alınabilecek eşyalardır. Yine bu tesislerde, yörenin tarihinin anlatıldığı çeşitli dillerdeki Nemrut rehber kitapları bulunabilir.

    YAPMADAN DÖNME
    Nemrut Dağı’nı görmeden, güneşin doğuşunu ve batışını izlemeden,

    Kommagene Uygarlığı eserlerini görmeden,

    Atatürk Barajı Kahta Sahilindeki lokantalardan balık yemeden,

    Adıyaman Müzesini gezmeden,

    Yörede dokunan halı, kilim, cicim ve heybe ve Nemrut heykelleri almadan

    …Dönmeyin.
     



Sayfayı Paylaş