Adem Olduğunu Unutan insan Solmuştur

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 2 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Adem Olduğunu Unutan İnsan Solmuştur Şiir

    Ah aşk
    Kelimelerde tek hecesin
    Gönül iklimine sürur bahşedensin.

    Dilin şevkisin,
    hissiyatın rengisin, fevksin
    Ruhun ikametgâhı,
    kalbin saltanatında sen fevkaladesin.

    Bazen
    Yâd ellere alıp götürensin
    Bazen de hüzne gark eden ensin.

    Hasretin
    mihengisin, düşüncemde öndesin
    Atimden bir ses ve mazimden
    hissettiğim nidalara nefessin..

    Halim
    Sana amade olan sancaktır
    Ruhum senin şavkınla anlamlaşacaktır.

    Melalim
    ağlayacaktır, takatim kalmayacaktır
    Kişiliğim kaybolacaktır,
    feda olmak aşkın rüknünde farktır.

    Lakin
    Kim hakkıyla anlayacaktır
    Duyguyu, hevesi aşk iradeyle anacaktır.

    Akıl ne olacak,
    izan uzaklaşacak ne kalacaktır
    Hiddet ve şehvet hayvanla
    anılacak edep aşkı ağırlayacaktır.

    İnsan
    Niçin yaratılmıştır, kuldur
    Âdem olduğunu unutan insan solmuştur.

    Kim niçin
    kovulmuştur, vicdanın sesine yabandır
    İnsan kullukta aşk farkıyla
    nurdur irfan sahipleri onu bulur

    Ey aşk
    Sen sukutumdasın, hazzın
    Kalbi rızamda aklaşan endamlı nazarsın.

    Sen vaktin payesi,
    gönüllerin mesti pervanesisin
    Evet, sen insan içinsin,
    kul olabilmek için bazen halde eşiksin.

    Ancak
    Seni sevk eden, kalbe eken
    Gönlü güzelleştiren, edebin fevkine erdiren.

    İhsanı bildiren,
    ecri güzelleştiren, sadakati öven
    Sahibin var ya, işte onu hakkıyla
    anlamak, anmak için aşksın.

    Ne söylesem
    Ser verip sır vermesem de
    Ömrümün sayfalarında eriyip tükensem de..

    Hicranı kuşansam,
    hüzünle anılsam, dert olsam
    Sen başkasın, halimde umutsun
    hasretimde nursun, huzursun.

    Ey aşk sen
    kalbimi şevke erdiren,
    ruhumun sulhunda saltanatsın.

    İnsan olmak,
    yaratanı tanımak, secdeye
    kapanmak, vuslatı yaşamaktır.

    Sensiz
    ne anlatılırsa ve hatta maslahatlar
    içinde bahaneler sunulsa noksandır.

    Mustafa CİLASUN
     



Sayfayı Paylaş