A'dan Z'ye Akvaryum Kurulumu

Konusu 'Akvaryum' forumundadır ve EmRe tarafından 8 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Akvaryum ve Konuşlandırma
    Genelde akvaryumculardan temin edilir. Hem tecrübeli firmalar tarafından üretilmiştir hem de aldığınız mal garanti altındadır. Hiç kimse silikonları ayrıldığı için, evini su basmasını istemez. Eğer özel olarak yaptırmak istiyorsanız, dayanıklı olması çok önemlidir. Camların düzgün kesildiğine, uygun kalınlıkta cam kullanıldığına, özel akvaryum silikonuyla yapıştırıldığına emin olun. Bu yüzden tecrübeli bir camcıyla iş yapmanızı tavsiye ederim.
    Hacim konusunda söylemek istediklerim, önce hangi türleri beslemek istediğinizi planlayın ve bunun için araştırma yapın. Büyük boylara ulaşabilen, aktif ve hareketli balıklar için, küçük bir tank hiçbir zaman sizin işinizi görmez. Bunun için balık türlerinin özelliklerini mutlaka araştırın. İlk aşamada küçük hacimli bir tank almayı tercih ettiyseniz, zamanla hep daha büyük hacimli tank kurma hedefiniz olacaktır. Bu kendi tecrübelerimle sabittir. Evimde 150x55x60(h) boyutlarında bir tankım var ki, şu an bu da gözüme küçük geliyor.

    Elbette ki akvaryumunuz için bir de sehpa veya dolap düşünmelisiniz. Kesinlikle bu konuyu hafife almayın. Uzun süre sağlıklı ve güvenli şekilde kullanmak istiyorsanız, kaliteli malzemeden yapılmış sehpalar seçmelisiniz. Bu yüzden demir profil üzerine giydirilmiş mobilya şeklindeki sehpaları tercih edin. Sadece ahşap malzemeden üretilmiş sehpalar ilk aşamada sağlam gibi gözükse de, zamanla su ile temas eden malzeme sağlamlığını kaybedecektir. Günün birinde ağırlığı taşıyamayıp çökmesi, ev, hatta alt komşu için tam bir felaket olur. Bu yüzden bu konunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum.

    Akvaryumu, ayakaltı diye tabir edilen, ev trafiğinin yoğun olduğu bir yere konuşlandırırsanız, balıklarınız bu hareketlilikten rahatsız olup strese girebilir ve yem yemeyi kesip, ölebilirler. Ayrıca doğrudan güneş ışığı almayacak bir yere konumlandırmalısınız. Bu yosunlaşma olmaması için çok önemlidir. Her üç günde bir yeşeren camları ve suyu temizlemek yorucu ve bezdirici olur.

    Taban Malzemeleri
    Genellikle midye kırığı, mercan kırığı, dere kumu veya quarts kum kullanılır. Akvaryumcularda bunları kolaylıkla bulabilirsiniz. Alternatif olarak, işlenmemiş perlit, zeolit gibi taban malzemeleri de kullanılabilir. Kum veya kullandığınız taban malzemesinin kalınlığı en az 5cm olmasını tavsiye ederim. Bitki köklerinin büyüklüğüne göre daha da kalın bir tabaka oluşturulabileceği gibi, akvaryumun arka tarafına doğru yükselen bir eğim verilmesi, hoş bir dekorasyon örneği oluşturabilir. Ayrıca kullanacağınız kumun türü ve tane büyüklüğü de yine beslemek istediğiniz balık türlerine göre tercih edilmelidir. Örneğin, bazı türler kumu kazarak yuva yaparlar ve yumurtlamayı bu yuvada gerçekleştirirler. Bazı türler için de kumun, su kimyasına etki etmemesi tercih edilir.

    Filtrasyon
    Balıklar veya diğer akvaryum canlılarının atıkları, sudan uzaklaştırılması için sürekli çalışan bir filtrasyon sistemi gereklidir. Filtre, mekanik ve biyolojik arıtım açısından akvaryumumuzun olmazsa olmazlarındandır. Bir diğer faydası da suyu temizlemekle kalmayıp, suda dolaşım oluşturarak, ısı dağılımında da önemli rol oynar. Bunun nasıl olduğunu ısıtıcı konusunda açıklayacağım. Kaliteli bir filtre tercih etmenizi öneririm. Bu balıklarınızın sağlığı için çok önemlidir. Piyasada iç ve dış filtreler bulunsa da ben her zaman dış filtre kullanılması taraftarıyım. Küçük hacimli akvaryumlarda şelale tipi filtrelerden en verimli sonucu aldım. İç filtre, suyu fazla hareketlendirdiği için balıklar çok yoruluyorlar ve sersemliyorlar.
    Filtrasyonun ilk aşamasında su, sırasıyla seramik borucuklar, sünger ve silikon elyaf gibi filtre malzemelerinden geçerek, kaba pisliklerden temizlenir. Seramik veya substrat denen filtre için özel olarak üretilmiş bol gözenekli materyaller biyolojik filtrasyon için temel malzemedir. Bu gözeneklere yerleşen aerobik ve anaerobik bakteriler, Amonyak > Nitrit > Nitrat döngüsünün işlemesi için çalışırlar. Balık dışkıları, yenmemiş yemler, çürümüş bitki kalıntıları gibi organik atıklar zamanla Amonyak’a dönüşür. Bu balıklar için son derece zehirli bir atıktır ki balıkların Amonyak’a karşı töleransları hemen hemen yoktur. İşte bu bakteriler Amonyak’ı metabolize ederek Nitrit’e dönüştürür. Nitrit Amonyak’a göre daha az, fakat balıklar için yine zehirlidir. Bakteriler yine işlemlerine devam eder ve Nitrit’i de Nitrat’a dönüştürürler. Nitrat daha az zararlıdır, balıklar için dayanma seviyesi daha yüksektir. Fakat yine Nitrit’i de ortamdan uzaklaştırmak gerekir. Bu da düzenli su değişimleri ile veya bol bitkili bir sistemle mümkündür.

    Akvaryum Isısı ve Isıtıcı
    Tropikal bölgelerdeki balıklar genelde 24-26C’lik sularda bulunur. Hatta Discus gibi özel türler 28-30C gibi daha sıcak sularda sağlıklı yaşarlar. Otomatik termostatlı ısıtıcılar, suyun sıcaklığını istenilen değerde sabit tutar. Kaliteli, akvaryum hacmine ve ortam ısısına uygun watt’ta bir ısıtıcı seçmek gerekir. Kaloriferli evlerde bile ısının sabit kalması için şarttır. Isıtıcıyı, ısının akvaryuma homojen dağılmasını sağlamak için yerleştireceğimiz yer de çok önemlidir. En uygun yer, filtrenin su geliş borusunun önüdür. Filtreden akvaryuma gelen su hareketiyle ısı homojen şekilde dağılacaktır.

    Işıklandırma
    Floresanlar aydınlatma için hem ekonomik hem de uygun bir seçimdir. Eğer bitkisiz bir akvaryumunuz varsa çok parlak ışık veren bir sistem kurmanızı önermem. Balıklar bu durumdan rahatsız olacaklardır. Loş bir ortam balıklarınızın strese girmesini engeller. Tüm bitkiler gibi su bitkileri de fotosentez yoluyla besinlerini ürettikleri için, ışığın şiddetini artırmanız gerekebilir. Akvaryum, her gün 8–10 saat aydınlatılmalıdır.

    Akvaryum Suyunun Hazırlanması
    En önemli konulardan bir tanesi de akvaryum suyunun hazırlanmasıdır. Akvaryum dünyasına yeni adım atmış çoğu arkadaş, aceleci davranma hatasına düşmektedir. Kullanacağınız suyu, mutlaka, ağzı açık bir kapta dinlendirmeniz şarttır. Eğer yeterli hacimde kabınız yoksa, akvaryuma suyu doldurup, filtre,hava pompası ve ısıtıcınızı ayarlayıp 3-4 gün bu sistemin çalışır halde bırakmanız, suyunuzun hazırlanmasını sağlayacaktır.
    Peki bunu neden yapıyoruz? Çeşme suyundaki klor balıklar için çok zararlıdır. Suyu ağzı açık bir şekilde 1 gün dinlendirerek klordan kurtulabiliriz. Elbette akvaryumcularda satılan klor giderici kimyasallarla da bu işi yapabiliriz fakat kimyasal madde kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Ne kadar kimyasal maddelerden uzak durursak o kadar sağlıklı ve dengeli bir sistem kurmuş oluruz. Bunun yanında maddi külfeti de göz ardı etmeyelim. Gereksiz harcamalar işin keyfini azaltır.

    Akvaryumun 3-4 gün tam teşekküllü halde çalışır olması, suda biyolojik bir yaşamın başlaması için de önemlidir. Bu zaman içerisinde Mikroorganizmalar yaşamsal faaliyetler için gerekli işlemleri başlatmış olurlar. Amonyak > Nitrit > Nitrat döngüsünün oluşabilmesi için bu mikroorganizmaların çoğalıp, kolonileşmeleri gereklidir.

    Suyun yapısıyla ilgili parametreleri bilmek, beslediğimiz canlının doğal yaşam alanını oluşturabilmemiz için gereklidir. Bazı türler daha dar toleranslı değerlerde yaşamlarını sürdürebilirken, bazı türlerde bu tölerans fazladır. Türlerin farklı yaşam şartları, neden her beğendiğimiz balığı aynı akvaryumda besleyemeyeceğimizi çok güzel açıklamaktadır. Balıkları satın almadan önce özelliklerini en ince ayrıntısına kadar araştırıp, temel şartları oluşturmamız gerektiğini sık sık benden duyacaksınız.

    Suyun bizi ilgilendiren en önemli kimyasal özelliklerini Toplam Sertlik (gH), Karbonat Sertliği (kH) ve Asidik Değeri (pH) olarak sıralayabiliriz. Bu değerleri beslemek istediğimiz türe göre değiştirebilmek bizim elimizde. Fakat bunun için tecrübenin şart olduğunu da hatırlatmak isterim. Yeni başlayanlar için bu değerlerle oynamalarını tavsiye etmem. Bunun yerine çeşme suyunun kimyasal özelliklerini öğrenip, bu değerlere uygun türleri seçmenizi öneririm. Piyasada bulunan birçok tür için çeşme suyu gayet uygun değerlerdedir. Türkiye’de bölgelere göre şebeke suyunun değerleri farklılık gösterse de genelde gH:5-12 pH:7-8,5 gibi değerler arasındadır. Aşağıdaki tablo gH ölçüm değerlerinin nasıl adlandırıldığını göstermektedir.

    0 - 5 çok yumuşak
    5 – 10 yumuşak
    10 - 15 orta sert
    15 - 20 sert
    20 - + çok sert

    Yukarıda işlediğimiz değerler dışında, suda çözünmüş olarak Oksijen ve Karbondioksit gazları vardır. Beslediğimiz canlı türüne ve popülasyonun büyüklüğüne göre bu değerler değişkendir. Bol bitkili bir tankta fotosentez sonucu oluşan Oksijen, balıklar için en verimli kaynaktır. Balıklar ve diğer oksijenli solunum yapan canlılardan açığa çıkan karbondioksitte bitkilerin fotosentezinde kullanıldığı için, bitkili tanklar denge açısından daha sağlıklıdır. Bitki dışında hava pompası kullanarak suya çözünmüş oksijen sağlayabileceğimiz gibi, oluşan kabarcıklar da hoş bir görüntü oluşturabilir.

    Kaynak: TR Akvaryum PetShop
     



Sayfayı Paylaş