Acıklı Sözler

Konusu 'Aşk Sözleri' forumundadır ve Seçkin tarafından 23 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Alfabetik olarak hazırlanmış acının dibine kadar vuracağınız en acıklı sözler;

    Ağlamıyorum ben. Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri...

    Ağzın dilin yalan, gitmeler kokuyorsun. Sıcak bir “düş” al dudaklarımın arasından, temizlensin ruhun..

    Aklıma gelme diye aklımı alıp kaçırdığım zamanlarım var benim..

    Anadilim varmıyor benim seni anlatmaya. Kurak sözlüğümle ben yine sana susuyorum..


    Anlamıyorum, boğazımızda kalan mutluluğun çıkması için mi bu sırtımızdan vuruluşlarımız..

    Anlatmak istediğim çok şey, konuşmak istediğim tek kişi var..

    Artık sırtımı dönemiyorum insanlara. Mevzu korku değil; Sırtımda başka bir bıçağa yer kalmadı..

    Aslında en büyük çığlık; Suriyeli bir annenin, çocuğunun paramparça olmuş cesedini elleriyle sessiz sedasız toplamaya çalışmasıydı..

    Aşk'ın değeri; gelirken verdiği mutlulukla değil! Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır..

    Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi..

    Bardak bardak. Bir denizi boşaltmaktır, Bir seveni unutmak..

    Bazen anlatmazsın, anlatırken bi daha yaşamamak için "yok bişey" dersin..!

    Bazen birisine güveneceğim zaman, geçmişteki hayal kırıklıklarım ensemden tutar ve kulağıma fısıldar; "Ne Çabuk Unuttun''

    Bazen elim, dilim, kelimelerim susuyor. Derdimi anlatmaya bile mecalim olmuyor. Zaten dert de anlatılmayarak eskiyor yüreğimde..

    Bazen o kadar isyan ediyorum ki! Şu kalbimi cami avlusuna bırakıp bu şehri terk edesim geliyor..

    Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur..

    Bazı insanlar çok uyur mutsuzluğu daha az hissetmek için..

    Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü farklıydık işte...

    Ben her akşam sen döndün sandım, oysa her sabah çıkarken ışığı açık unutmuşum..

    Ben sana uyandım yine, Sen başkalarıyla uyurken..

    Bende mutlu olmak istiyorum, kayıtlar ne zaman başlıyor..

    Beni bırakma diyenleri, ertesi gün bulamadık..

    Benim mutlu olduğum tek yer; Onun bana dualarinda ayırdığı yerdir..

    Beraberken dalga geçtigimiz sarkilar, sen gidince beni tek bulup aglattilar..

    Bileklerimi değilse bile, umutlarımı kesmişliğim var benim..

    Bilirim, gidenle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor..

    Biliyor musun çıtır çıtır kırdılar beni. Artık ne olursam olayım, asla eski ben olamayacağım!

    Bir damlacık gönlümde dağlardan büyük hüzün vardı.. Sustum, bittim, öldüm kimse anlamadı..

    Bir dizinin başlangıcında ki o açıklama kadardık işte. Kişiler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür..

    Bir gün öyle bir giderim ki; Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!

    Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, Emin olun ruhunda depremler vardır. Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin. (G.Vidal)

    Bir kadının en çaresiz olduğu an gözyaşlarını kendi eliyle sildiği o andır. (Bob Marley)

    Bir kız çocuğu ip atlarken, havaya sıçradığında daha yere inmeden, iki melek kolundan tutup başka dünyalara götürüyorsa; İşte orası FİLİSTİN'dir!

    Bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar bitince haber verin..

    Bir zamanlar deli gibi hesap sorduğun birine, gün gelir hatır bile soramazsın...

    Birgün mutlaka "mutlulukta" hak ettiği yere gelecektir..

    Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı o da parasını aldı..

    Bugünde sen geçtin kafayı yemiş aklımdan..

    Buzdolabında yumurtalıkların arasında duran anlamsız yarım limonun yalnızlığını yaşıyorum..

    Can kırıkları. Cam kırıkları gibi değildir. Öyle süpürünce gitmez; İçinde kalır, aklına geldikçe de batar..

    Cenaze arabalarını süslemek gibidir yokluğunu yazmak, Ne kadar güzel olsa da ölüm taşır..

    Çaresizim.. Nereye tutunsam düşüyorum. turkeyarena Hayat öyle bir oyun oynadıki, Palyaçonun dediği gibi ağlayamadığımdan gülüyorum..

    Çocukken de böyleydi.. Benim alamadığım oyuncakları hep başkaları kırardı..

    Çocukken Düşerdik Yerlere Kanardı Sağımız Solumuz, Büyüdükte Ne Oldu Düşmeden Kanıyor Hergün SOLUMUZ.

    Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine, tek başıma zor sığıyorum şimdi. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

    Çok şey gördüm, Beni yüzüstü gömün..

    Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu!

    Derdimi saklayacak kadar, gülümseyemiyorum...

    Dilsizdir Benim Acılarım... Konuşmazlar Kimseyle... Sadece Benim Canımı Acıtırlar, HİÇ HAK ETMEDİĞİM HALDE...

    Dün 2 saat internet olmayınca yıllar sonra aile aynı odada bir araya geldi, kardeşim büyümüş, babamla annemde yaşlanmış!

    Düşene el uzatan insanlar vardı eskiden. Şimdi düştün mü en sevdiklerin bile tekmeler.

    Düşmanının sana vereceği zararı az çok hesaplayabilirsin! Ama Yakınlarının vereceği zararı ASLA HESAPLAYAMAZSIN!..

    Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; Verdiğin değerin ona değmemesindendir..

    Eğer konuşabilseydik çok şey anlatırdım sana..

    Eğer sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesende kaçamıyorsan; gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir..

    Feryadıma şahit gökteki yıldızlar, gelinlik-kefeni giyiyorum. Kabrime melekler gözyaşı döküyor. Unut beni be can ölüyorum..
     



  2. Seçkin Well-Known Member

    Gecenin karanlığı çöktü üstüme yalnızım. Üşüyorum son sigaramı ciğerlerimi parçalarcasına çekiyorum..

    Geciken ambulans gibisin.. MUTLULUK.. Ben ölünce mi geleceksin?

    Gitmek için bahane arardın ya; Al işte gözümün üstünde kaşım, altında yaşım var.

    Gönül penceremi açık bıraktım; kimi camını kırdı, kimi çerçevesini...

    Gözlerim artık hayata ölü bakıyor, sözlerim içimde dökülüyor kalbim ise atmayı unuttu..

    Gözyaşlarımın sela'sı yok, kimin öldüğünü bilemezsin...

    Gülüşlerim; Acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir...

    Hani insan aglamak ister, Gözlerinden yas gelmez! Hani birini bekler o hiç gelmez! Iste o zaman ölmek isterde ECEL gelmez..

    Hayat bu işte, yaşamak için bi neden ararken, ölmek için bulursun..

    Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar..

    Hayatıma Yeni İnsanlar Almama Gerek Yok, Ben Daha Hayatımdakileri Tanıyamadım..

    Hayatıyla cebelleşen bir ölüm taliplisiyim artık.. turkeyarena

    Hayatta en erken kaybettiğimiz ve eksiğini en çok duyduğumuz şeydir "Güven"!

    Hayatta sevmem dedin ya, bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan..

    Hayır ben yaşlanmadım! Sadece hayat büyüdü gözümde..

    Her iyi niyetimin ardından üzülüyorum, olmuyor! İnsanım işte, duygularıma yeniliyorum.

    Her ten haz versede her omuz huzur vermez..

    Her zaman yanındayım diyenlerden koleksiyonum var benim..

    Herkesin sımsıkı sarılmak istediği bir insan, deli gibi gitmek istediği bir şehir, içinde kaybolmak istediği bir kitap vardır..

    Hüzün en uzun şiiri değil midir aşkın?

    Hüzün, Yağmur, Yalnızlık.. Tüm malzeme hazır. Yaz bir şiir; Harcınıda sağlam karıştır ki, tutsun ayrılık!

    İçime ata ata yokluğunda sevdim seni. Sen de başkalarıyla yata yata unuttun beni!

    İkimizde ağlıyoruz ama birbirimize değil. Bakış acılarımız çok farklı..

    İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş..

    İnsan hep kendine acı çektirenleri yerleştirmiştir, gönlünün baş köşesine.

    İnsan ya hayrandır sana ya düşman, ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun. Ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan..

    İnsanın yaşı kaç olursa olsun. Ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur..

    İnsanın zor günlerinde yanında dostlarının olması ne güzel. Teşekkürler terlik, çay, kahve, müzikler, yemekler, bilgisayar ve aynam..

    Kalbi kırmaya tek bir söz yeter. Ama kırılan kalbi tamir etmeye, ne bir özür ne de bir ömür yeter!

    Kalbim bir avrupa ülkesi gibi, herzaman sonbahar, her zaman yağışlı, arada ziyarete gelen olduğu zaman, biraz güneş açıyoruz, fotoğraflarını çekiyorlar renkli sokaklarımın gözleri kamaşıyor, ziyaretleri bitince, yine yağmaya başlıyoruz, hava durumu sağnak yağmurlu..

    Kalbin nasıl diye sormuştu kırıp giderken. Kal, bin yerinden daha kırılsın diyebildim sadece içimden..
    ‎''Kalıcı ol'' dedim hayatımda! ''Kal", acı ol'' demedim...

    Kardeşim dedim; acılarıma da kardeş olur musun?

    Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.

    Kaza yapan bir şoförün dediği gibiydi herşey.. Bir anda çıktı karşıma ne yapacağımı bilemedim..

    Kendine Gel Be ! Altı Üstü Bi İnsansın Hepsi bu. Vazgeçilmez sanma kendini, Toprağın Altı; Kendini Vazgeçilmez Sananlarla Dolu..

    Keşke hayatımın bazı bölümleri için şunu söyleyebilsem: Bunlar montaj!

    Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar!..

    Kırılgan bir çocuğum ben. Yüreğim cam kırığı. Bütün duygulardan önce. Öğrendim ayrılığı. Saldırgan diyorlar bana. Oysa kırılganım ben. Göz yaşlarım mücevher. Saklıyorum herkesten, ürküyorlar gözümdeki ateşten. Ürküyorlar dilimdeki zehirden. Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözü kara cesaretimden. (Murathan Mungan)

    Kısa Tutalım Son Sözleri Hakim Bey, Ömür Boyu Müebbet Yemiş Hayallerim Var Benim!

    Kızgınlık Çok Gürültülüdür, Oysa Kırgınlık Ne Kadar Da Sessiz...

    Ki ben tabir-i caizse, yürüyorum üzerine üzerine ecelimin, Ne kadar yaram mevcutsa, onlar galiba biraz da senin..

    Kimse bilsin istemiyorum kalbimin kırıldığını. İşte bu yüzden herkesten gizlerim; yüzüm gülerken içimin ağladığını..

    Kimse Kimsenin Yarasına İnanmıyor Artık. Ötesi Yok. Hepimiz Kendi Acımızla Öleceğiz..

    Kimseye çok bağlanma, unutma tabut tek kişilik..

    Kimseyi, yorganın altında gözyaşlarınızı pijamanızın koluyla silecek kadar sevmeyin..

    Korkarım pat diye geleceksin birgün. Ev dağınık, ben ölü! Mahçup olacam sana be.

    Kötü gün dostu diye bir şey varmış.. yalan! Karanlıktaysan gölgen bile seni yalnız bırakır..
     
  3. Seçkin Well-Known Member

    Masada birakilmis çay gibiyim gittikçe soguyorum hayattan..

    Masalların bile düzenini bozdun! Hiç varsın, hep yoksun...

    Merak ediyorum zamanında çok fazla 'adam asmaca' oynadığımızdan mı kalmadı acaba şimdi adam gibi birileri..

    Mesele ölmek değil. Mesele, birini delicesine severken ondan zerre kadar bir karşılık görmeyip günden güne ölmektir..

    Nasılsın? sorusuna "iyiyim" demekten cehenneme gideceğiz..

    Ne gönlümün derdini sor bana, ne sararan yüzümü sor bana, ne içimin ateşini sor bana, gel gözünle gör, gel artık!

    Ne zaman bir düş kursam, ertesi gün hayal kırıklarını topluyorum.

    Nehir gibidir insan; Sadece yüzüyle bilinir. Derininde ne saklar, Yüreğinde neler akıp gider, Söylemez sessizce akıp gider..

    Nerden bulur bu insanlar, ben mutsuzken gülünecek şeyleri...

    Nerdeyse ışığa inanmaz olacaktık, öyle hızla büyüyordu içimizdeki karanlık..

    Neyine bağlandım ki bu kadar; bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?

    'O' Başkasına Gidecekse Bırak Gitsin.. Kendini Kaybetsin.. Birgün Geri Dönerse Sakın Affetme.! Yaşarken Ölmeyi O'da Öğrensin..!

    O 'Beni Unut' yazar. Sen 'Nabzını durdur ve yaşamaya devam et' olarak okursun.

    O her şeyin suyunu çıkarmayı severdi. Özellikle de gözlerimin..

    O Kadar Çok Gittiler Ki Benden, Kalmanın Ne Demek Olduğunu Unuttum..

    Onsuz olmaz dediklerim bir bir bıraktı beni, Sadece sigaram kaldı yanımda onu da parayla tutuyorum..

    Oysa siyahında bir rengi vardır... Vazgeçmiş insanların taşıdığı umutlara benzer.

    Öldün mü kaldın mı diye sorma artık bana, sen giderken ölende bendim kalanda.

    Ölünce Ne Diyecekler? Muhtemelen; Ölüm Sana Yakışmadı.. Normal Tabi, Dirimizi Beğenmedilerki Ölümüzü Beğensinler..

    Ölüyorum Desem 'Hmm' diyecek insanlar tanıyorum..turkeyarena

    Önce umutların, sonra hayallerin, sonra sigaran ve en son hayatın yanar..

    Öyle bi aşk acısı çeken bi toplumuz ki dilencimiz bile para isterken Allah sevdiğine kavuştursundan başlıyor lan..

    Öyle Büyümüş Ki İçimizdeki Yalnızlık; Sevilmeyi Beklerken, Beklemeyi Sevmişiz...

    Öyle Büyümüş Ki İçimizdeki Yalnızlık; Sevilmeyi Beklerken, Beklemeyi Sevmişiz...

    Öyle deli bir yalnızlık ki soluduğum, hiçbir akıllı kalabalığa karışamıyorum...

    Öyle İnsanlar Tanıdım ki Şu Hayatta Hevesim Değil, Sevesim Kaçtı. Öyle Güzel Yalanlar Duydum ki Onlardan, ÖVÜNDÜĞÜM SABRIM TAŞTI..

    Özlemek mi ? Gölgesini görsem sarılırım..

    Özlemek: Ölmek'ten sadece iki harf fazla be çocuk..

    Parmak uçlarıma kadar incindim. Gelmen neyi değiştirir? Ben yalnızlığın sırat köprüsünden tek başıma da geçerim..

    Rüzgar yine kokunu getirdi, anlayacağın bu gece de canım burnumda..
     
  4. Seçkin Well-Known Member

    Sabahları aklınıza gelen ilk insan, sizi ya çok mutlu etmiştir ya da size büyük acılar yaşatmıştır..

    Sadece büyük acılar çekenler mutluluğun anlamını bilirler.

    Sağ gösterip, sol vurmuyor bazen hayat. İkisini birden gösterip, kafa atıyor..

    Sana bir söz yazdım bugün. Yolladım rüzgarla. İçinde gözyaşı vardı. Küçücük bir kadınla..

    Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır..

    Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki; çayı bile iki şekerle içerim, birlikte erisinler diye..

    Sen yoksan; sigara var, şarkılar var, resmin var yani. sıkıntı yok...

    Sesim hafif çatlak ve ellerin bu defa hiç olmadığı kadar uzak...

    Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf''tum belki de..

    Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.

    Sevdan üflendi bir kere, vakit Aşk-ı Kıyamet.. Sen kopuyorsun yüreğimde, gönlüm gönlüne emanet..

    Sevdiğinizi belli etmeyin.. Acıtmadan bırakmıyorlar...

    Sevgili Dost; Yorgun, bitkin ve çaresizim..Uzat o pamuktan da yumuşak, gülden de narin ellerini…Dokun sıkıntılarıma, tuz buz olsunlar..

    SEVGİLİLER GÜNÜ Varda.. YALNIZLAR GÜNÜ Neden Yok? BİZ DAHA KALABALIĞIZ!

    Sevinme! Çünkü Bu Limanda Kaybetiğim İlk Gemi Sen Degilsin. Şunuda Unutma Rıhtımda Kalanı Değil! Çekip Gideni Vurur Fırtına..

    Sevmek sevdiği için kendini ateşe atmaktı eskiden. Şimdi; sevdiğini ateşe atıp üzerinden atlamak olmuş.

    Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime..

    SIZLIYOR BE ANNEM... AŞK DEYİNCE KALBİM, DOST DEYİNCE SIRTIM..

    Soğuktan üşümenin çaresi sobaya atılan iki odundur. Yalnızlıktan üşümenin sebebi terkeden bir odundur.

    Söküklerimi dikerken, döküklerimi toplarken, kapı çalacak biliyorum..

    Susarım Ben, Sözlerim Sevdiklerimın Yüreğinde Cümle Olmuyorsa Eğer..

    Sükutum Sırılsıklamdı. Anladım ki. Gözyaşının Dışa Değilde, İçe Akanı Çok Can Yakıyormuş..

    Sαçımdaki Kırıklαrın Hαddi Hesαbı Yok.. Amα Rekor Hâlα Kαlbimde...

    Şart mı dudaklarımla kal demem, turkeyarena gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken..

    Şimdi ölsem kimse fark etmeyecekmiş gibi geliyor..

    Şu an üzerimde sadece ince bir hüzün var… Ve ben üşüyorum..

    Şu geniş dünyaya sığmayan gönül, şimdi bir odaya kapandı kaldı..

    Tabutumun arkasından çığlık çığlığa ağlıyacak tek varlıksın annem..

    Tavana asılmış hayallerim var benim. Altındaki taburelere hep senin vurduğun.

    Tek bir kişinin yokluğu, çevrendeki tüm çokluğu hiç yapar..

    Toprak, Sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?

    Uzaktan Sevmek Var Ya. Bir MAHKUMUN pencerelerden ÖZGÜRLÜGE bakmasi gibidir...

    Üstüme gelme hayat. Ne canımı yakacak kudrete sahipsin, ne kanımı akıtacak güce. Elinden geleni ardına koyma hayat. Ben sana her türlü gülümserim..

    Üşüyor musun? Üzüllme. Gel yanıma.. O kadar yaktın ki canımı. Isınırsın üşümezsin bir daha..

    Üzerine alınma sakın! Gittin diye yumruklamadım duvarları.. Nefs-i müdafa sadece.. Üzerime üzerime geliyorlardı..

    Üzme beni.. Gün gelir alnım yerine toprağımı öpersin..

    Ve bir gün; hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın, içinizde ölmesini istersiniz.

    Ve sordular: "Neresi daha karanlık bu alemin? "Ve ben cevap verdim": Sevginin olmadığı her yer!

    Yağmurdan kaçmak isteyip şemsiye bulamadığında, sığınma kalbime.. Benim yüreğime kar yağıyor artık, 'Üşürsün'..

    Yakılan sigarayı değilde, yıkılan umutları görsen intihar edersin..

    Yalan öyle bir nüfuz etmiş ki insanların diline, "Doğruyu söylemek gerekirse" diye bir cümle kalıbı var..
    Yalnızlığım İnsanlarla Dolu..

    Yaptığım onca iyiliğin tek yanlışta unutulduğunu gördüğümden beri, kötü biriyim..

    Yarı Ölü, Yarı Diriyim. Azer Bülbül Misali; İyi Değilim!

    Yaşadıkça düzelmiyordu hayat, tıpkı yaşlanmakla büyümediği gibi kişinin..

    Yaşına hürmeten senin ey dünya, demedim bir şey yaptıklarına..

    Yetenek Acun'un programında mı aranmalı yoksa asgari ücretle çalışıp ev kirasını ödeyip 2 çocuğa bakan babada mı ?

    Yoksulluk kaç gün sürer baba? - 40 gün oğul.- 40 günden sonra zengin olur muyuz? - Yok oğul, alışırız..

    Yoruldu kadın. Güçlü olmaya calışmaktan her gece unutmaya çalışmaktan her sabah hatırlamaktan yoruldu..

    Yükseklik Korkun Yokmuydu Senin? Nasıl Düştün Gözlerimden Öyle !

    Yüreğin benim memleketim; ben şimdi nereye gidersem gideyim, gurbetteyim...

    Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbinide öyle unutacaksın..

    Zaman o kadar cimri ki; hiçbir saniyesini vermiyor geri..
     

Sayfayı Paylaş