7 Hadis Kitabı İndir

Konusu 'Dini Programlar' forumundadır ve kurt26 tarafından 11 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. kurt26 Well-Known Member


    7 Hadis Kitabı İndir

    Sahih-i Buhari
    Link:Sahih-i Buhari.rar
    Sahih-i Müslim
    Link:Sahih-i Müslim.rar
    Sünen-i Nesai
    Link:Sünen-i Nesai.rar
    Sünen-i Tirmizi
    Link:Sünen-i Tirmizi.rar
    Sünen-i Ebu Davud
    Link:Sünen-i Ebu Davud.rar
    Sünen-i İbn Mace
    Lİnk:Sünen-i İbn Mace.rar
    Kütübü Sitte Konulu
    Kütübi Sitte.rar
    Kütübü Sitte 1den 7300 Hadis Sıralı
    http://islamilminfazileti.weebly.com/uploads/1/5/4/2/15423182/ktb_sitte_ebook_html.rar


    HADİS KİTAPLARI HAKKINDA AÇIKLAMA


    Kütüb-i Sitte

    Kütüb-i sitte (Arapça: الكتب الستة‎, Farsça: صحاح سته). Altı kitap anl***** gelmektedir. Ehl-i Sünnet

    tarafından en sağlam hadis kaynakları olarak kabul edilmektedir.

    Sahih-i Buhari (صحيح البخاري)
    Sahih-i Müslim (صحيح مسلم)
    Sünen-i Nesai (النسائي سُنن)
    Sünen-i Tirmizi (سُـنَن الترمذي)
    Sünen-i Ebu Davud (سُنن أبو داوود)
    Sünen-i İbn Mace (سُنن ابن ماجة)

    Sahih-i Buhari

    Sahih-i Buhari (Arapça: صحيح البخاري), asıl adı el-Câmiu's-Sahih olan ancak müellifinin adına (İmam

    Buhari) nisbetle 'Buhari', 'Buhari-i Şerif' gibi isimlerle anılan hadis kitabının en meşhur ismidir.

    Dokuzuncu asır ricâlinden Ebü'l Abbâs Zeynü'd-Dîn Ahmed bin Abdi'l-Lâtif eş-Şercî ez-Zebîdî'de

    Sahih-i Buhari'yi "Et-Tecrîdü's-sarîh li-ahâdîsi'l-câmii's-sahîh" unvaniyle ihtisara himmet etmiştir ki,

    hüsn-i tertîb ve tensîkı itibariyle pek ziyade şöhret bulmuştur. Diyanet İşleri Riyaseti Zebîdî'nin bu

    muhtasarını Türkçe'ye tercüme ettirdi. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi

    ismiyle 13 cilt olarak yayınladı.

    Ehl-i Sünnet tarafından en güvenilir hadis kitabı olarak kabul edilir.

    İmam Buhari bu kitabı için: "Sahih olandan başkasını yazmadım. Kitâb uzamasın diye terkedip

    yazmadığım Sahîh'ler de yazdıklarımdan çoktur." dediği gibi : "Bunların altıyüz bin hadîs içinden tahrîc

    ve intihâb eyledim. Ve tasnifini on altı senede ikmâl edebildim. Onu kendim ile Allah arasında huccet

    ittihaz ederim." demiştir. [1]

    Sahih-i Müslim

    Sahih-i Müslim (Arapça: صحيح مسلم), İmam Müslim'in tedvin ettiği hadis kitabıdır. Ehl-i Sünnet

    geleneğinde İmam Buhari'nin Sahih'i (Sahih-i Buhari) ile birlikte en güvenilir iki hadis eserinden biri

    kabul edilir.

    Sünen-i Nesai

    Sünen-i Nesai (Arapça: سنن النسائي). Ehl-i Sünnet hadis literatüründe en güvenilir hadis kaynakları

    olarak kabul edilen altı kitaptan (Kütüb-i sitte) biridir. Müellifi, Ebu Abdirrahman Ahmed bin Şuayb bin

    Ali bin Sinan bin Bahr el-Horasani'dir. İmam Nesâi olarak meşhurdur. Eseri de bu isme nisbetle

    Sünen-i Nesâi olarak anılır. Rivayetlere göre, Nesâi önce ‘Es-Sünen’ül Kübra’ adıyla büyük bir hadis

    külliyatı yazmıştı. Bir hükümdar kendisine “Kitabındaki hadislerin tamamı sahih midir?” diye sorunca

    Nesâi “Hayır” diye cevap verdi. Bunun üzerin hükümdar kitaptaki sahih hadisleri ayırmasını istedi ve

    Nesâi bunları ‘El Mücteba’ adını verdiği başka bir kitapta topladı. Bu kitap ‘Sünen-i Nesâi’ adıyla

    meşhur oldu.

    Sünen-i Nesâi, çoğu âlimler tarafından Kütüb-i Sitte’nin içinde Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’den

    sonra üçüncü en güvenilir kitap olarak kabul edilmiştir. Kitapta 53 bölümde toplam 5724 hadis vardır.

    Diğer hadis külliyatlarında bulunmayan İhbâs, Nuhl, Rukba ve Umra gibi konuları içeren bölümler

    Nesâî'nin süneninde mevcuttur. Ayrıca diğer hadis mecmualarında bulunan Fitne, Kıyamet, Binek

    Vasıtaları ve Tefsîr bölümleri de Nesâî'de mevcut değildir.

    Kitap şu bölümlerden meydana gelmiştir:

    - 1. Tahâret - 2. Guslü Gerektiren ve Gerektirmeyen Haller - 3. Sular - 4. Hayız ve İstihâze - 5. Gusül ve

    Teyemmüm - 6. Namaz - 7. Namaz Vakitleri - 8. Ezan - 9. Mescidler - 10. Kıble - 11. İmamlar - 12.

    Namaza Başlama - 13. Sehv-i Secde - 14. Cuma - 15. Seferde Namazları Kısaltma - 16. Kûsüf Namazı

    - 17. Yağmur Duası - 18. Korku Namazı - 19. Bayram Namazları - 20. Gündüz ve Gece Kılınan

    Nafileler - 21. Cenaze - 22. Oruç - 23. Zekat - 24. Haccın Menasiki - 25. Mikatlar - 26. Cihad - 27. Nikâh

    - 28. Boşanma - 29. Atlar - 30. Vakıf - 31. Vasiyet - 32. Bağış - 33. Hîbe - 34. Rukba - 35. Umrâ - 36.

    Yemin ve Adak - 37. Ziraat Ortaklığı - 38. Kadınlarla Muaşeret - 39. Kan Dökmenin Haram Oluşu - 40.

    Fey Taksimi - 41. Biat - 42. Akika - 43. Devenin İlk Yavrusunun Kurban Edilmesi - 44. Avcılık ve

    Hayvan Kesme - 45. Kurban - 46. Alış-Veriş - 47. Kasame - 48. Hırsızın Elinin Kesilmesi - 49. İman ve

    Şartları - 50. Süslenme - 51. Kadılık Âbası - 52. Allah’a Sığınmak - 53. İçkiler


    -Sünen-i Nesâi, 1981 yılında şerhli olarak 4 cilt halinde Türkçeye tercüme edilmiştir.


    -Kütüb-i Sitte’de sadece Sünen-i Nesâi’de bulunan bir hadis metni:


    -Ebu Said el Hudrî (r.a)’den rivayet edilmiştir: Rasûlullah şöyle buyurdu: “Bir kimse Müslüman olur da

    inancını ve hareketlerini güzelleştirirse, Allah onun geçmişte yaptığı tüm iyi amelleri ve hareketleri iyilik

    olarak yazar, yine geçmişte işlediği kötülükleri de siler ve affeder. Ondan sonra yaptığı tüm hareket ve

    davranışların karşılığını görür. İyilikleri on katından yedi yüz katına kadar katlanır. İşlediği kötülükler ise

    tek olarak yazılır. Ancak Allah dilerse onları da siler ve affeder.”

    İman ve Şartları Bölümü / Kişinin Müslümanlığının Güzeli Hadis No: 4965 - +

    Sünen-i Tirmizi

    Sünen-i Tirmizi (Arapça: سُـنَن الترمذي): İslam literatüründe en güvenilir hadis kitapları olarak kabul

    edilen altı kitaptan (Kütüb-i sitte) biridir.

    Müellifi, Orta Asya şehirlerinden Tirmiz (Termiz, Türmiz) şehrine nisbetle anılan meşhur hadis alimi

    İmam Tirmizi'dir. İmam Tirmizi'nin tam adı Ebu İsa Muhammed bin İsa ibni'd-Dahhak'tır.

    Asıl adı el-Camiu's-Sahih olan bu eser, müellifine nisbetle Sünen-i Tirmizi olarak anılır. Hayatı

    hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Âmâ olarak doğduğu söylendiği gibi, daha sonraki yıllarda

    gözlerini kaybettiği de rivayet edilir. Âmâ olduğu için ed-Darîr ünvanına sahiptir.

    Üstatları arasında Ahmed b. Hanbel, Buhari, Ebu Davud ve Müslim vardır.

    Hadis derlemek amacıyla Horasan, Irak ve Hicaz'da geziler yaptı. Başta Buharî, Müslim ve Ebû Dâvud

    olmak üzere birçok bilginden hadis aldı. Kendisinden de Heysem bin Kulab el-Şasî, Mekhul bin el-Fald,

    Muhammed bin Mahbub el-Mahbubî el-Mervezi gibi bilginler hadis rivayet ettiler.

    Tirmizi bazılarınca Hanbelî, bazılarınca Şafiî^gibi mezheplere nisbet edilmiştir. Ancak, ashâbu’l-

    hadis’ten olduğu, sünnete uyup, doğrudan sünnetle amel ettiği, herhangi bir mezhebi takip etmeyen

    müstakil bir müçtehid olduğu görüşü çoğunluktadır.

    Tirmizi’den bir hatıra: “Ben Mekke yolunda idim ve daha önce bir şeyhe ait iki cüz istinsâh etmiştim.

    Mezkûr şeyh kafilemize uğradı. Kendisini sordum, falanca diye gösterdiler. Yanına gittim. Yazmış

    olduğu cüzlerin beraberimde olduğunu zannediyordum. Şeyh’e ait olduğunu zannettiğim bu cüzleri

    heybeme koyarak yanına vardım. Kendisiyle karşılaşınca bunları gözden geçirerek rivayeti için icâzet

    talep ettim. “ver bakalım” dedi. Verdiğim zaman adamcağız bir de ne görsün, uzattığım cüzler beyâzdı

    (yazı falan yoktu). Şeyh öfkelendi ve “benden utanmıyor musun?” dedi. Niyetimin hafîflik olmadığını,

    araya bir yanlışlık girdiğini anlattım ve “Mamafih bu cüzlerin muhtevâsı tamâmiyle ezberimde” dedim.

    “oku” dedi. Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum. Beni tasdik etmeyip “yanıma gelmezden

    önce bunu ezbere okuyarak hazırlıklı gelmiş olabilirsin” dedi. Ben de “öyleyse başka şeyler tahdîs et”

    dedim. Bunun üzerine benim için, garîb hadîslerden kırk kadar hadis okudu. Sonra “haydi oku” dedi.

    Ben de baştan sona kadar hepsini kendi okuduğu gibi okudum, tek harfte bile hata yapmadım. Bunun

    üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”

    Tirmizi sadece rivayetleri cemedip eser te’lif etmekle hizmet etmemiş, hadis ilminin gelişmesine de

    katkıda bulunmuştur. Kendisine kadar hadisler sahih ve zayıf olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Tirmizi ise

    üçüncü bir kısmı ilâve etmiştir: hasen.

    Sünen-i Ebu Davud

    Sünen-i Ebu Davud (Arapça: سُنن أبي داود). Ehl-i Sünnet hadis literatüründe en güvenilir hadis kitapları

    olarak kabul edilen altı kitaptan (Kütüb-i sitte) biridir.

    Müellifi Ebu Davud'dur. Bu eser de müellifine nisbetle Sünen-i Ebu Davud olarak anılır.

    EBÛ DÂVUD ve ESERİ Ebû Dâvud Muhammed b. Süleyman b. İshak b. el-Ezdî es-Sicistânî, h. 202

    senesinde Sicistan’da doğmuştur.

    İlk tahsilinden sonra Nişabur, Kûfe, Horasan, Arabistan, Mezopotamya, Îran, Sûriye ve Mısır’a ilim

    yolculukları yapmıştır. H. 275 (888) senesinde Basra’da vefât etmiştir.

    Ebû Dâvûd birçok eser vermiştir. Bunların en meşhuru fıkıh konularına ait hadislerden oluşan

    Sünen’idir. Onun eseri hadis edebiyâtı içinde oldukça önemli bir yere sâhip olan Sünen türünün ilki

    kabul edilmektedir. 500.000 hadis içinden yirmi yılda seçilmiş 4800 hadisten meydana gelmiştir.

    Ebû Dâvud “Akıllı kimse için bu hadislerin dört tanesi bile yeter” demiş ve bunları şöyle sıralamıştır:

    “Ameller niyetlere göre değerlendirilir”, “Gereksizi (mâlâyânî) terk etmesi kişinin îman

    olgunluğundandır”, “Kendi nefsi için istediğini Müslüman kardeşi için istemeyen olgun mümin olamaz.”,

    “Helâl de bellidir, haram da.”

    Ebû Dâvud her konuda en kuvvetli olan hadisleri zikretmiştir. Hadislerin muhtelif rivâyetlerini de

    vermiştir. Hadis âlimlerinin ittifakla terk ettiği hadisleri eserine almamakla beraber; fıkıh âlimlerinin delil

    olarak kullandığı bazı zayıf hadisleri alırken kusurlarını göstermiş, sahih olarak bildiği hadisler için ise

    herhangi bir açıklama yapmamıştır.

    Sünen, zaman içinde bütün mezhep mensuplarınca okutulmuştur.

    Sünen-i İbn Mace

    Sünen-i İbn Mace (Arapça: سُنن ابن ماجة). Ehl-i sünnet hadis literatüründe en güvenilir kabul edilen altı

    kitaptan (Kütüb-i sitte) biridir.

    Müellifi kısaca İbn Mace olarak anılan el-Hafız Ebu Abdullah Muhammed bin Yezid'dir. Müellifinin

    adına nisbetle Sünen-i İbn Mace olarak anılır.

    Sünen-i İbn Mace'nin altı kitaptan biri olarak kabul edilmesi sonradan olmuştur. türkçe tercümesi 10 cilt

    halinde haydar hatipoğlu hoca tarafından yapılmıştır.
     



  2. kurt26 Well-Known Member

    [FONT=&quot] [/FONT]
    [FONT=&quot]Sahih-i Buhari programa eklenen link bir vehhabi sitesine ait olduğundan program silinmiştir.Daha önce indirenlerin programdaki siteye girmemelerini tavsiye ederiz çünkü;

    vehhabiler
    SÜNNET-İ SENİYYE'yi inkar ettiklerinden
    "Hepiniz topluca sımsıkı Allah'ın ipine sarılın." (Âl-i imrân: 103)
    "Resulullah size neyi verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının." (Haşr: 7)
    "O kendiliğinden konuşmamaktadır. Onun konuşması, ancak kendisine bildirilen vahiyden başka bir şey değildir." (Necm: 3-4)
    "Biz hiçbir peygamberi, Allah'ın izni ile kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik." (Nisâ: 64)
    "O Peygamber'e uyun ki, doğru yolu bulasınız." (A'râf: 158)
    "Peygamber'e itaat eden, muhakkak ki Allah'a itaat etmiş olur." (Nisâ: 80)

    SALÂT-Ü SELÂM
    getirmeyi şirk kabul ettiklerinden
    33/AHZÂB-56
    Şüphesiz ki Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât ve selâm getirin ve gönülden teslim olun.

    ŞEFAATİ şirk kabul ettiklerinden
    "Onlar, Allah'ın râzı olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler ve O'nun korkusundan titrerler." (Enbiyâ: 28)
    "O'nun katında, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez." (Sebe: 23)
    "O'nun izni olmadan, katında kim şefaat edebilir?" (Bakara: 255)

    MESCİD-İ NEBEVÎ'DE
    namaz kılmak şirkdir dediklerinden
    "Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, başka mescidlerde kılınan bin namazdan üstündür." (Müslim: 1394)
    "Bir kimse hacceder, ondan sonra kabrimi ziyaret ederse, hayatımda beni ziyaret etmiş gibi olur." (Câmiüs-sağir)
    "Kabrimi ziyaret eden kimseye şefaatim vâcib olur." (Keşfül-hafâ)
    "Bir kimse haccettikten sonra beni ziyaret etmezse, bana cefa etmiş olur." (Câmiüs-sağir)

    TASAVVUF'U
    inkar ettiklerinden
    "İyi bilin ki, Allah'ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır." (Yunus: 62)
    "Ey iman edenler! Allah'tan korkunuz ve sâdıklarla beraber olunuz!" (Tevbe: 119)
    "Yarattıklarımızdan öyle bir topluluk da vardır ki, onlar Hakk'a iletirler ve hak ile hüküm verirler." (A'râf: 181)
    "Nefsini temizleyen kurtulmuştur." (Şems: 9)
    "Onlar o kimselerdir ki, Allah imanı kalplerine yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir." (Mücâdele: 22)

    Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ashâb-ı kiram'dan Hassan bin Sâbit -radiyallahu anh- hakkında:
    "Allah'ım! Onu Kudsî ruh'la destekle!" diye duâ buyurmuştur. (Buhârî)

    Daha birçok sebebden ötürü link silinmiştir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Zaten birçok islam alimi vehhabilere reddiyeler yazmışlardır.Ehl-i Sünnet yolunu savunmuşlar ve vehhabilerin sapık fikirlerini ayet ve hadislerle çürütmüşlerdir.
    [/FONT]
    [FONT=&quot]
    Sahih-i Buhari programının siteyle alakası olmadığından ,tercüme edeninde vehhabi olduğunu düşünmedimizden link kaldırılmış olarak çalışmayı tekrar ekliyoruz.
    Fakat ne yazıkki tekrar chm dosyası yapamadım.Bu nedenle html ve pdf dosyasına dönüştürdüm.99 konu ayrı link olarak ekledim.

    SAHİHİ BUHARİ HTML
    [/FONT][FONT=&quot]https://www.mediafire.com/folder/o1cxn88nij1so/SAHİH-İ_BUHARİ_HTML[/FONT][FONT=&quot]

    SAHİHİ BUHARİ PDF
    [/FONT][FONT=&quot]https://www.mediafire.com/folder/2zsb7xbaiu5s8/SAHİHİ_BUHARİ_PDF[/FONT][FONT=&quot][/FONT]
    [FONT=&quot]

    [/FONT]

    [FONT=&quot]VEHHÂBÎLİK ORTAYA ÇIKIŞI

    İbn-i Teymiyye (1263-1328):
    [/FONT]
    [FONT=&quot]

    Vehhâbîlik fikir olarak ortaya çıkması, Hicrî 661, Milâdî 1263 yılında Harran’da doğan İbn-i Teymiyye ile başlamıştır. Asıl adı Ahmed bin Abdülhalim olup, İbn-i Teymiyye lâkabıyla şöhret bulmuştur.

    Tatarların zulmünden dolayı âilesiyle birlikte Şam’a geldi. Babası Abdülhalim kısa zamanda Şam’da parmakla gösterilmeye başladı. Şöhreti her tarafa yayıldı. Şam’ın en büyük camiinde vaaz ve ders kürsüsü vardı.

    İbn-i Teymiyye küçük yaşlarda Kur’an-ı kerim’i ezberledi, daha sonra Hadis tahsiline yöneldi. Kısa zamanda tahsilini tamamladı. Henüz yirmi yaşına varmadan geniş mâlumat ile şöhret bularak ders okutmaya ve fetvâ vermeye başladı. Babası ölünce de onun yerine geçti. Bütün gözler kendisine çevrilmişti. Bir çok hayranı ve taraftarı oldu.

    Başlangıçta İslâm şeriatını ihyâ ve İslâm’a karışan hurafeleri temizlemek gayesiyle ortaya çıkmıştı. Şu kadar var ki bazı itikadî ve amelî meselelerde cumhûr-u ulemâya, büyük müçtehidlere muhalefet etti. Salâhiyeti umumiyetle kabul edilmiş bulunan nüfuzlu şahsiyetleri çürütmeye çalıştı. Cami minberinde: “Ömer bin Hattab bir çok hatalar yapmıştır.” dediği gibi, Muhyiddin İbn-ül Arabî -kuddise sırruh- ve İmam-ı Gazâlî -kuddise sırruh- gibi büyük zâtlara şiddetli hücumlarda bulunmuştur.

    İmam-ı Süyutî onun hakkında:

    İbn-i Teymiyye kibirli bir adamdı. Kendini beğenirdi. Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek ve büyüklerle alay etmek âdeti idi.” demiştir.

    Allah-u Teâlâ’nın dinini kendisinin düzelttiğini, Kur’an-ı kerim’in mânâsını sadece kendisinin anlamış olduğunu söyleyen İbn-i Teymiyye; ehl-i sünnet âlimlerinin Kur’an-ı kerim’i ve Hadis-i şerif’leri yanlış anladıklarını iddiâ edecek kadar ileri gitmişti.

    Sâlih kullar ve evliyâullah vasıtasıyla Allah-u Teâlâ’ya yaklaşmanın İslâm’da yeri olmadığını iddiâ etmiş, eserlerinde şiddetle tenkit etmiştir. Yaşayan kullar vasıtasıyla da Allah-u Teâlâ’ya yakın olunamayacağı, onlardan yardım istenemeyeceği gibi, kim olursa olsun, ölenlerin de vasıta olunamayacaklarını ve kendilerinden yardım istenemeyeceğini söylemiştir.

    İbn-i Teymiyye sâlih kulların ve peygamberlerin kabirlerini, Allah-u Teâlâ’ya yaklaştıracaklarını ümit ederek ziyaret etmenin câiz olmadığını iddiâ ettiği gibi; “Resulullah Aleyhisselâm’ın kabrini teberrüken ziyaret etmek caiz değildir.” demiştir.

    Allah-u Teâlâ’nın bir cihette bulunduğuna, Arş-ı âlâ’nın kadim olduğuna kaniydi. Derinleştirdikçe isabetsizliği meydana çıkan bazı içtihatları da vardı.

    Sapık fikirleri haddi aşınca Mısır’da iki defa hapse atıldı. Görüşlerinde isabet edemediği, bir çok âlimlerin tenkitleriyle sübut bulmuş, dalâlete düştüğü vesikalarla ispat edilmiştir.

    Yaşadığı devirde büyük bir fikir hareketi meydana getirmiş, etrafında büyük bir çevre edinmiş, etkisini kendisinden sonraki nesillerde de devam ettirmiştir.

    Hakiki âlimler tarafından “Beynel-ulemâ muallâk adam” diye anılan İbn-i Teymiyye, 1328 yılında ölmüştür. [/FONT]
    [FONT=&quot] [/FONT]
     

Sayfayı Paylaş