4. Murat Kayıkçı Hikayesi

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 26 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    IV. Murat Kayıkçı Mustafa Hikayesi

    Efendim Osmanlı döneminde İstanbulda geçer olay. Malum 4.Murat çok sert ve celalli biri. Ara sıra tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır etrafı dinler, halk ne yapıyor ,ne düşünüyor diye araştırırmış.Günün birinde yine kimseye gözükmeden kıyafet değiştirerek saraydan çıkmış. Eminönünden Yemişçi iskelesine varıp karşıya(Anadolu yakasına) geçmek için bir kayığa binmiş.Dedik ya 4.Murat sert yapılı,yasaklarıyla meşhur. Devrinde sigara dahil olmak üzere bilumum keyf verici maddeler yasaklanmış olup içki ve sigara içerken yakalanan kişiler acımadan cezalandırılırdı. Kayıkçı denize açılır açılmaz hemen çıkarmış tütün tabakasını 4.Murad`a da uzatıvermiş. Yak bre Çelebi diyerek.

    Sultan: Padişah bunu yasaklamış. Yakalanırsan büyük cezası var. Bilmezmisin deyince;
    Kayıkçı Mustafa; O sarayında oturur, halkın ne yaptığını,ne çektiğini nerden bilecek. Sen çekinme yakıver deyivermiş.

    Seyahat esnasında sarayda dönen entrikalardan tutunda vezirlerin yediği rüşvete kadar herbir şeyi anlatıvermiş bizim saf Anadolu çocuğu kayıkçı Mustafa. Saraya dönünce ilk işi kayıkçıyı çağırtmak olur Padişahın. Tez gidip Yemişçi iskelesinden Kayıkçı Mustafa namındaki kulumu getiresiniz der.

    Asker emir alır da dururmu. Yaka paça getirilir ve huzura çıkarılır neye uğradığını bile anlamadan zavallı. Bakar ki gündüz kayığına binen ve yanında her bir şeyi konuştuğu kişi tahtta oturuyor. Şaşırır. Ama bozuntuya vermez. Nasılsa olan oldu. Tükürdüğünü yalamanın anlamı yok der.

    Padişah sorar; Benim ve zirlerim rüşvet yermi? Cevaplar eğilip bükülmeden Kayıkçı Mustafa. Rüşvetsiz iş yapmazlar diye. Herkes korku içinde. Ne sorarsa Padişah hiç çekinmeden doğrusu doğrusuna cevaplar. Artık kurtuluş yok. Hiç olmazsa doğruları söyleyeyim diye düşünür galiba. 4.Murat sert ama idareci. Yanımda doğruyu söyleyecek insanlara ihtiyacım var diyerek ferman buyurur. Seni kendime vezir yaptım. Bana hep böyle doğruyu söyleyeceksin der. Kayıkçı Mustafa Vezir olurda boş dururmu. Oda hemen bir ferman yazdırır. Eski mahalle halkına hitaben.

    Ey insanlar. Bundan böyle her kim vefat ederse bana haber verilmeden defnedilmeye diye. O günden sonra eski mahallesinden bir kişi vefat ettiğinde kendine haber verilir, gelir kulağına birşeyler fısıldar ve şimdi defnedin der gidermiş. Eh.Bizler oldum olası meraklı Milletizdir. Almış herkesi bir merak.

    Bu adam ölünün kulağına ne fısıldadı,ne dedi diye. Sonunda mahallenin delikanlılarından birinin aklına güzel bir fikir gelir. Yahu merak etmeyin. Ben ölü numarası yapayım. Haber verin gelsin. Ne dediğini öğrenelim der. Haber verirler ve gelir eski kayıkçı, yeni vezir Mustafa. Ölünün kulağına eğilir ve söyler; Sen şimdi öldün, öte Dünya ya gidiyorsun.

    Sana orda sorarlar; Dünyada ne var ne yok diye. Onlara Kayıkçı Mustafa Vezir oldu. Oranında düzeni tadı kalmadı deyiver, onlar gerisini anlarlar deyivermiş. Dostlar. Dikkatli olmakta fayda var. Günümüzde Kayıkçı Mustafalar çoğaldı. İlgilenenlere duyurulur...
     



Sayfayı Paylaş