2012 Kehanetleri Gerçek Mi

Konusu 'Güncel Konular' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 29 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    2012 yılının Kehanetleri Gerçek Mi,
    2012 Kehanetleri Doğru mu,
    2012 Kehanetleri Gerçek Mi

    2012 kehaneti gerçek mi yoksa ticaret mi?

    İşte cevabı ve ilginç bilgiler;
    Maya takvimine göre dünyanın sonu 21 Aralık 2012’de geliyor. Kimi bu tarihi ciddiye almazken kimi ise o günden sonra dünyanın büyük değişime sahne olacağına inanarak hazırlık yapıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yüksek yerlerde ev satın alanlar, dayanıklı yiyecek ve yağmur suyu stoklayanlar var. Üstelik bunlar kariyer sahibi kişiler

    2012’de kıyamet kopacağı iddiasından faydalananlar ise kolları sıvadı, bu işten para kazanmak için türlü yollar deniyor. İnternette içinde iskambil kağıdı bile olan ‘2012 kurtarma kiti’ satan da var, kıyamet gününde Nuh’un gemisiyle kurtuluşu vadeden de. İşin ilginç tarafı ise milyonlarca kişinin tüm bunlara inanarak parasını bu işlere yatırması

    Büyük depremler yaşanıp, tsunami mi olacak? Yoksa dağlar tepeler yıkılıp, kutuplar tersine mi dönecek? Hz. İsa yeryüzüne mi inecek? Kıtlık mı yaşanacak, insanlar en kötü yüzlerini mi gösterecek? Acaba 2012’de ne olacak? Bu soruların yanıtları muhtelif. 2012’ye geri sayım sürerken kıyametin kopacağını ve dünyanın sonunun geleceğini söyleyen de var, yepyeni ışıl ışıl günlerin başlayacağını söyleyen de.

    Mayaların takviminin 2012 yılında bitiyor olması bütün bu senaryoların gündeme gelmesine neden oldu. Pek çok kişi güneş tutulmasını bundan bin yıl önce günü ve saatine kadar bilen Mayaların takviminin iki yıl sonra bitmesinin bir tesadüf olmadığını belirtirken dini kitaplar, Hinduizm gibi kaynaklara da dayanarak 2012’de iyi ya da kötü kesinlikle bir şeylerin yaşanacağını söylüyor.

    Yaşanacaklar için önlemler de şimdiden alınmış durumda. Örneğin yurtdışında internet üzerinden “2012 Survival Kit” yani ilk yardım paketleri satışa sunuluyor, pek çok kişi yüksek ve kırsal kesimlerde ev satın alıyor, Avrupa ve ABD’de kurşungeçirmez hücreler hazırlanıyor, sanal ortamda kıyametin kopacağına inanılan 21 Aralık 2012 günü kurtarmayı vadeden çekilişler düzenleniyor... Bireysel önlemlere bir örnek verecek olursak; Maya takviminin sonunu geçen yıl öğrenen 54 yaşındaki Belçikalı Patrick Geryl, petrol şirketindeki işini bırakarak Afrika’da büyük bir arazi alarak sığınak inşa etti. Gerly, dünyaya göktaşının çarpacağını ve dünyanın manyetik dengesinin değişeceğini belirterek herkese “En iyisi işi bırakıp tatile çıkmanız. Ben her yıl 6 defa tatile çıkıyorum” önerisinde bulundu.

    Gerly’nin Türkiye’de de benzerleri var. Onlardan biri de Işık Yazan. O işini gücünü bırakmadı, çünkü zaten emekli. İTÜ’de makine mühendisliği eğitimi alan, Türkiye ve Kanada’da otomotiv endüstrisinde görev yaptıktan sonra emekli olan 62 yaşındaki Yazan, 40 yıldır insan bilgeliği konusunu araştırdığını söylüyor. turkeyarena.net Yazan, araştırdıklarını ve öğrendiklerini dileyen herkese bugüne kadar ücretsiz anlatmış. Kendisi ‘bilgelik’ adını verdiği bu eğitimden bugüne kadar 6 bin kişinin faydalandığını söylüyor. Onun eğitimine katılanlar 2012’yi ‘rahat’ geçirmek için, onun yolundan ilerliyor ve pozitif duygular içinde oldukları yerlerden ev satın alıyorlar. İzmir Bozdağ ve Şirince ev aldıkları yerler...

    Yazan bu araştırmaları sonucunda 2012 konusunda son 50 yıldır “kanal bilgileri” ile insanlığın uyarıldığını söylüyor: “Türkiye’deki ruhsal araştırmaların öncüsü Bedri Ruhselman, 1952’de Stokholm’deki Spritüel Kongresi’nde medyumlukla ilgili bir kitapçık sundu ve çok beğeni topladı. 1960’da yaşamını yitirdi. O ve onun gibi insanlar kendilerine gelen bilgilerle insanlığı uyarıyor.” Peki 2012’de neler yaşanacak? Yazan, şunları anlatıyor:

    2012’de insanlık ve dünya için iyi bir şey olacak ama pek çok badireden geçilecek.

    Dünya çok büyük bir manyetik alan dönüşümüne uğrayacak. Schumann Rezonansı adlı manyetik bir sabit var. Bu sabit, son 10 yıldır 8’den 12’ye çıktı. 13 son nokta. Bilim adamları bangır bangır bağırıyor, felaket yaklaşıyor diye. Bu 13 çıkarsa kuzey ve güney kutup noktaları ters dönecek. Bunu dünya 200, 300 bin yıl önce de yaşamış. Buna manyetik takla deniliyor.

    Manyetik takla sonucu bizi kuzey ve güneyde güneş ışınlarından koruyan manyetik tabaka zayıflayacak. Dünya savunmasız kalacak ve güneş enerjilerinin bugüne kadar görülmemiş en büyük ışımasına maruz kalacak.

    İnsanlık birinci çağdan sonuncu çağa gittikçe dejenere oluyor. Dördüncü çağda adeta zaman bir kıyamet sahnesiyle bitiyor. Son noktayı Tanrı Vişnu’nun yeryüzüne Avatar olması, ki Avatar Hinduizm’de tanrının yeryüzüne inmesi anlamina geliyor, koyuyor ve kıyamet kopuyor. Felsefi edebiyat literatüründe dünyanın nasıl sona ereceğine dair üsluplar vardır. Bunlardan biri de distopya eserler. 19’uncu yüzyılda yazılmaya başlanmıştır ve dünyanın bir gün felaketle sona ereceğini anlatır. Bu yazarların başında Jules Verne gelir. Distopik eserlere başlangıç yaptığı eseri 20. Yüzyıl’da Paris’tir. Verne, bu kitapta 20’nci yüzyılda Paris merkezli bir dünya devleti kurulacağını, bu oligarşi devletin tüm insanları sömürü düzenine alacağını ve dünyanın kötü bir sonla biteceğini anlatır. Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451, Jack London’un Demir Ökçe’si, George Orwell’ın Hayvanlar Çiftliği bu literatürün devamı... Bunların hepsi dünyanın sonunun bir felaketle biteceğini öngören eserler. Gerek antik mitoslar, gerekse edebi üsluplar birtakım manipülatör adamları bu işi hep gündemde tutuyor.

    İSLAM’DA KIYAMET TASVİRİ

    Kıyamet kopacak derken, tsunamilerin yaşanacağı, yerin göğün yıkılacağı söyleniyor.

    Bir yer yıkılmayacak, dejenerasyon çağı başlayacak. İslam’da ciddi anlamda yeryüzünün yıkılışı var. Bir kıyamet tasviri var. Düzen olan her şey düzensizliğe dönecek. Bunlar sembolik şeyler de olabilir.

    21 Aralık 2012 tarihinde Hz. İsa’nın yeryüzüne geleceği söyleniyor.

    Hıristiyanlıkta İsa’nın dönüşü ve onunla birlikte kıyametin başlayacağı mitosu çok yaygın. Biz Hıristiyan takvimine göre şu an üçüncü bin yıla girdik. Bu üçüncü bin yıl, İsa’nın gelişinin beklendiği yıl.
    İnanalım mı bütün bunlara?

    Hayır, hepsi hikaye.
    Ya doğruysa?

    Kaynak: stargazete.com
     



Sayfayı Paylaş