2. Abdülhamid Han'ın Boğaz Köprüsü projesi

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve abdulkadir tarafından 3 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    2. Abdülhamid Han'ın Boğaz Köprüsü projesi
    "Sultan İkinci Abdülhamid´in, İstanbul Boğazı´nın, Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli arasını birbirine bağlayacak iki köprü projesinin resimleri ortaya çıktı.

    Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, İstanbul Boğazı´nın, Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli arasında olmak üzere iki köprü ile bağlanması projesi yapılmıştı. Fransız inşaat mühendisi F. Arnodin´e 1900 yılında çizdirilen projede köprülerin, Eyfel Kulesi´nin yapıldığı çelik teknolojisiyle yapılması hedefleniyordu.

    Sarayburnu-Üsküdar arasındaki aktarma köprünün iki kara tarafından ayakları arasındaki mesâfe 1700 metre idi. Projede beş ayak üzerine kurulması planlanan köprünün orta ayağının 32 metre derinlikteki deniz tabanına oturtulması planlanmıştı. Denizden yüksekliği 50 metre olan köprünün altından asılacak teleferiklerle vagonların taşınması hedefleniyordu. Rumeli Hisarı-Kandilli arasında yapılması planlanan köprü ise ilgili vesîkasında “Cisr-i Hamîdî” (Hamîdiye Köprüsü) olarak isimlendirilmiş sâbit bir köprüydü. Projede istasyonların Bakırköy ve Bostancı´ya kurulması, böylece demiryolunun şehrin dışından geçmesi planlanıyordu.

    Boğaziçi´nde yapılacak olan bu köprü aynı zamanda Bağdad demiryolu hattına da bağlanacaktı. Cisr-i Hamîdi projesi büyük bir bina üzerine, minarelerle ve Kuzey Afrika mimârî tarzında kubbelerle süslü, som kârgîr destekler arasına kurulu, çelik halatlarla havada asılı demirden bir bina manzarasında idi. Bu kubbelerden her biri granitten yapılmış bir sütun üzerinde olup bunların üzerine toplar kurulmuş idi. Döner kulelerle askerî savunmaya da faydalı olacak olan köprü, aynı zamanda boğaz geçişini de kontrol altında tutacaktı. Köprünün geceleri çok güzel bir şekilde ışıklandırılması da, projenin mühim bir tarafını oluşturuyordu.

    Bu köprüde yani Cisr-i Hamîdî´de tren, araba ve yayaların geçmesine mahsûs yollar ve basamaklar bulunmaktaydı. Köprü bu şekilde Anadolu ve Rumeli yakalarını birbirine bağlıyordu.

    Minareleri ve kuleleri "Halîfe-i Müslimîn olan pâdişâh-ı âlî-câhın bütün kudret-i dîniye ve siyâsiyesini pîş-i enzârda tecellî etdirerek Osmanlıların şân ve azametini irâe" ediyordu.

    Bu köprü ile de îcâbında Medîne’den trene binildiğinde Viyana’da trenden inmek mümkün olacaktı."

    [​IMG]

    [​IMG]
     



  2. ot-gu Genel Sorumlu

    güzel projelendirmiş zamanında ama kağıt üzerinde kalması bi anlam ifade etmiyor keşke uygulamaya geçirebilseydi.
     

Sayfayı Paylaş