1940 Yılı Sonrası Gelişen Türk Şiiri

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 26 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    1940 Yılı Sonrası Gelişen Türk Şiiri
    1-Birinci yeniciler (Garipçiler): Orhan veli kanık ve arkadaşlarının (Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat ) ortak şiir kitaplarının (1941) adı;bu şairlerin temsilci olduğu yenilikçi şiir hareketi. Orhan veli, garip kitabına yazdığı önsözde garipçilerin şiirinin bazı özelliklerini ve ilkelerini açıkladı. Buna göre şiirde geleneksel vezin, kafiye bağları bir yana bırakılıyordu. (<serbest nazım>) Hayal, duyarlık şairanelik, tek tek mısraların güzelliğine dayanan şiir anlayışına, benzetme, istiare gibi edebiyat sanatlarına artık eskisi gibi yer verilmiyordu. Müzik hikaye resim gibi öteki güzel sanat dallarından yaralanma yolundan uzaklaşılıyordu. Bunlara karşılık şiir doğal anlatıma, konuşma diline, günlük yaşama, küçük alelade insanların serüvenine, sokağa yöneliyordu. İşlediği önemli temalardan biri, yaşama sevinciydi. Çocuksu söylenişlere, bilinçaltından yansımalarla besleniyordu. Garipçiler geleneksel şiirin tabularını yıkarken okuru şaşırtacak ürünler verdiler: ‘’Hiçbir şeyden çekmedi dünyada / nasırdan çektiği kadar’’, birde rakı şişesinde balık olsam ‘’(Orhan veli kanık). Bu şiir türlü yönleriyle çağdaş fransız şairlerinden, gerçeküstücülük akımından, bilinçaltı yansımalarından,uzak doğu edebiyatından beslendi. Toplumsal sorunları ele alış bakımından çağdaşı 1940 kuşağından ayrılan garip hareketi, kısa sürede geniş yankılar uyandırdı; gelenekçi çevrelerin alaycı tepkileriyle karşılandı Nurullah ataç, Sabahattin eyüboğlu gibi eleştirmenler tarafından savunuldu.turkeyarena.com
    Ancak topluluğun temsilcilerinin zaman içinde kendi katı ilkelerinden yavaş yavaş uzaklaştıkları gözlendi. Orhan veli destan gibi (1946), Oktay Rıfat aşağı yukarı (1952), Melih Cevdet telgrafhane(1952) yapıtlarıyla daha farklı şiir anlayışlarını yansıtmaya koydular.

    2-Hisarcılar: Hisarcılar garip akımına karşı çıkan bir grup şair şiirlerini ‘’çınaraltı’’ dergisinde yayımladılar.

    Daha sonra 1950 yılında çıkmaya başlayan ‘’hisar’’ dergisi etrafında toplanan grupta şu isimler bulunmaktadır:Mehmet çınarlı, İlhan geçer, Munis Faik Ozansoy, Mustafa Necati karaer, Gültekin Samanoğlu, Nüzvet Ermen, Feyzi Halıcı, Yavuz Bülent Bakier, Çoşkun Ertapınar, İbrahim Minnetoğlu, İsmail Geçeksöz, Ayla Oral, Bahattin Karakoç vb.Bütün sanatçıların ortak görüşlerini şöyle sıralayabiliriz: ‘’sanatçı bağımsız olmalıdır, ulusal olmayan bir sanatın sınırları aşağı düşünülmez. Sanatçının dili yaşayan dildir. Her alanda batı taklitçiliğine karşı çıkılmalı, gelenekler tümüyle reddedilmeli, sanat siyasetin aleti olamalı, dildeki kargaşa giderilmelidir.daha sonra bu grup hisar dergisiyle varlığını sürdürmüşler. Hisar dergisi Ocak 1957 tarihli 75. sayısından sonra yayına ara verdi. Ocak 1964’te yeniden çıkarıldı. Aralık 1980’de, 277. sayısından sonra kapatıldı.

    3-Maviciler: Atilla İlhan, Orhan duru, Ferid Edgü ‘nün Mavi dergisi çevresinde toplanmasıyla oluşmuştur.bu sanatçılar, garip akımına ve Orhan veli’ye karşı çıkmış, şairane bir sanat anlayışının temsilcisi olmuşlar.
    Daha sonra mavi dergisi özdemir nutku’nun yönetimine geçti ve Atilla ilhan’ın savunduğu toplumsal geçekçiliğin (sosyal realizm) sözcüsü durumuna geçmiştir..dergi nisan 1956’da çıkan 36. sayıdan sonra (son mavi) kapatıldı.
     



Sayfayı Paylaş