19 Mayısı Anlatan Şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 20 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    19 MAYIS. Şiiri

    19 Mayıs günü,
    Yaşıyor kalbimizde,
    Atatürk güneş gibi,
    Her zaman içimizde.

    Tembellik yasak bize,
    Parolamız ileri,
    Dünyaya örnek olsun,
    Çalışkan Türk gençleri.

    Ülkü verir, hız verir.
    Bize 19 Mayıs.
    Yurdumuzu kurtaran,
    Ata'yı unutmayız.

    Tembellik yasak bize,
    Parolamız ileri,
    Dünyaya örnek olsun,
    Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

    F. ELMALI


    ŞU SONSUZ KOŞU

    Samsun'a ayak basmış Kahraman bugün,
    Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
    Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
    Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

    Ata'nın rüyasına gelincikler sun,
    Emek bahçelerinin güzel gülünü...
    Biz sonsuz bir sabahtayız... O uyusun,
    Sevincimiz coşturur O'nun gönlünü.

    Nasıl çıkmış bir sabah Samsun'dan yola,
    Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
    Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
    Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

    Al bayrağın Ankara Kalesi'nde hür,
    Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
    Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
    Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

    On dokuz Mayıs'ın hür başına çelenk,
    Kiraz mevsimi, gençlik ay'ı, gül ay'ı,
    Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
    Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

    Ceyhun Atuf KANSU


    19 MAYIS GENÇLİK MARŞI


    Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
    Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
    Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
    Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var...

    Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
    Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
    Bir emanet taşırız, Ata'mıza söz verdik.
    Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak...

    Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
    Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
    Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı...
    Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

    19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
    Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
    Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
    Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi...

    İ. Hakkı TALAS


    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI'NDA

    Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
    Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
    Selam durdu tayfası.

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
    Duman değildi bu
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil
    Sarılan anayurda
    Kemâl Paşa'nın kollarıydı.

    Selam vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    Karadeniz'in hâlini görmeliydi.

    Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemâl Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi
    Erzurum'a kadar.

    Cahit KÜLEBİ


    O GELİYOR


    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
    Yeryüzüne can veren,
    Cana heyecan veren
    Al yüzlü Oğan güneş.
    Takanın burnu nasıl Karadeniz'i yırtar ?
    Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
    Uyanın Samsunlular!
    Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
    Al yüzlü Oğan güneş.
    Bugün Çaltıburnu'ndan gülerek doğan güneş.

    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Uyanın Samsunlular.
    Uyumak ölüme eş.
    Diriltir ruhunuzu,
    Ufukta bir gemi var.
    Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor ?
    Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır ?
    Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü !
    İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
    Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
    Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
    Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
    Sanki harlı bir ateş
    Yakıyor ruhumuzu.
    Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
    Üzülmemek elde mi ?
    Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

    O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
    O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
    Gizli inleyen her yürek canlanacak.
    Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
    Gittikçe büyükleşen
    Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
    Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
    Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel !
    Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel !

    Celal Sahir EROZAN
     



Sayfayı Paylaş