19 Mayıs Bayramı Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 28 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    19 Mayıs Şiiri

    Bugün 19 Mayıs
    Gençlik bayramı var
    Bugün samsun ufkundan
    Yeni bir güneş doğar

    Karanlığa gömülmüş
    Vatana nur oldu o
    Yas bağlayan ruhlara
    Yüreklere doldu o

    O bir yaman volkandı
    Baş buğdu kahramandı
    Bu günü kuran odur
    Yurdu kurtaran odur

    Bugün 19 Mayıs
    Gençlik bayramı var
    Bugün samsun ufkundan
    Yeni bir güneş doğar

    BEKİR DORUK


    ŞU SONSUZ KOŞU

    Samsun'a ayak basmış Kahraman bugün,
    Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
    Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
    Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

    Ata'nın rüyasına gelincikler sun,
    Emek bahçelerinin güzel gülünü...
    Biz sonsuz bir sabahtayız... O uyusun,
    Sevincimiz coşturur O'nun gönlünü.

    Nasıl çıkmış bir sabah Samsun'dan yola,
    Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
    Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
    Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

    Al bayrağın Ankara Kalesi'nde hür,
    Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
    Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
    Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

    On dokuz Mayıs'ın hür başına çelenk,
    Kiraz mevsimi, gençlik ay'ı, gül ay'ı,
    Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
    Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

    Ceyhun Atuf KANSU


    19 MAYIS


    19 Mayıs günü,
    Yaşıyor kalbimizde,
    Atatürk güneş gibi,
    Her zaman içimizde.

    Tembellik yasak bize,
    Parolamız ileri,
    Dünyaya örnek olsun,
    Çalışkan Türk gençleri.

    Ülkü verir, hız verir.
    Bize 19 Mayıs.
    Yurdumuzu kurtaran,
    Ata'yı unutmayız.

    Tembellik yasak bize,
    Parolamız ileri,
    Dünyaya örnek olsun,
    Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

    F. ELMALI


    ATATÜRK'TEN SON MEKTUP


    Siz beni hâlâ anlayamadınız,
    Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,
    Hep tutturmuş "yıl 1919, Mayısın 19'u" diyorsunuz,
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.

    Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık,
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,
    Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,

    Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Bana muştular getirin bir daha,
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;
    Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,

    Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

    Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
    Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
    Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.

    Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,
    Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,
    Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

    Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
    Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç
    ilerlememiş;
    Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek
    dururken,
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız
    gülen,

    Mustafa Kemal'i anlamak işitmek değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,
    Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,
    Paydos öğünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter,

    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Halim Yağcıoğlu


    19 MAYIS GENÇLİK MARŞI


    Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
    Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
    Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
    Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var...

    Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
    Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
    Bir emanet taşırız, Ata'mıza söz verdik.
    Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak...

    Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
    Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
    Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı...
    Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

    19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
    Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
    Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
    Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi...

    İ. Hakkı TALAS


    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI'NDA

    Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
    Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
    Selam durdu tayfası.

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
    Duman değildi bu
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil
    Sarılan anayurda
    Kemâl Paşa'nın kollarıydı.

    Selam vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    Karadeniz'in hâlini görmeliydi.

    Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemâl Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi
    Erzurum'a kadar.

    Cahit KÜLEBİ


    19 MAYIS

    Samsun'da o gün doğdu
    Türk'ün eşsiz güneşi,
    Arasalar bulunmaz
    Dünyada onun eşi.

    Bütün yurt inliyordu,
    Vatan gidiyor diye.
    O sanki Türk yurduna
    Gökten geldi hediye.

    Samsun, Sivas demedi
    Bütün yurdu dolaştı,
    Türk'ün bu öz evlâdı
    Vatanla kucaklaştı.

    Bin dokuz yüz on dokuz
    Türk'ün temel taşıdır.
    Ardından gelen savaş
    İstiklâl Savaşı'dır.

    Temiz Türk gençliğine
    Armağan olsun diye
    Bu büyük ve şanlı gün
    Bırakıldı hediye.

    Ramazan Gökalp ARKIN
     



  2. SeçiL Well-Known Member

    BU GELEN BANDIRMA VAPURU

    Tekmil Anadolu ayakta,
    Bu gelen Bandırma vapuru.
    Mustafa Kemâl'in bakışı
    Göklerden duru.
    Boz kalpağın hele bir çıkarsın Mustafa Kemâl
    Altın saçları pırıl pırıl uçuşur rüzgarda.
    Mustafa Kemâl'in elbisesi
    Rütbesiz, nişansız...
    Ve avuçlarında
    Kaderi yazılmış Türkiye'nin.
    Karadeniz sereserpe uzanmış önünde
    Bandırma vapuru yavaş yavaş yol alır,
    Gazi Anadolu divan kurmuş bekleşir
    Mustafa Kemâl geliyor.
    Vapur yaklaşır, yaklaşır;
    Secde eder dağlar taşlar.
    Selam verir Gazi Anadolu'm;
    Bandırma vapurunun içinde.
    Güneşten süt emmiş
    Bir sarışın kahraman var.
    Mustafa Kemâl, ölümsüz kahraman,
    Sen Samsun'a ayak bastığın an,
    Al bir bayrak gibi açılıp rüzgarınla,
    Dalgalandı vatan.

    Özker YAŞIN


    BİR KURTULUŞ DESTANI

    Osmanlıydı bir zaman tarihler yazan,
    Dört bir yana kök salmış, kükreyen aslan.

    Asırlarca yaşadı, nesil geçti aradan,
    Zayıfladı kuvvetçe, dediler "hasta adam".

    Asiler çıktı, Osmanlıya başkaldıranlar,
    Fitneyle parçaladı hain düşmanlar.

    Küçüldü topraklar savaşlarda bir yandan,
    Atmak istediler Türk'ü Anadolu'dan.

    Bir inançla gürledi, yüce Türk milleti,
    Önder seçti kendine Mustafa Kemal'i.

    Millet birlik oldu, koştu düşman üstüne,
    Nice canlar verildi, Maraş, Urfa, Antep'te.

    Cephelerde Mehmetçiğin Allah sedası,
    Temizlendi düşmandan güney, doğu, batısı.

    Ay ve yıldız dalgalandı akan kanlar üstüne,
    Ve ölümsüz marşımız doğdu Mehmet Âkif'le.

    Büyük harpler yaşadı bu vatan, bu topraklar,
    Yine de bir nebze susmadı gök kubbede ezanlar.

    Büyük Ata önder oldu, açtı Millet Meclisi,
    Daha sonra kuruldu Milletin İradesi.

    Binlerce şehidiyle aldı, Türk milleti vatanı,
    Tarihe şerefiyle yazıldı, bu "Kurtuluş Destanı".

    Bu "Kurtuluş Destanı"dır kuşak boyu sürecek,
    İlelebet, yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecek

    Erdoğan GÜNEŞ


    19 MAYIS TÜRKÜSÜ

    On dokuz Mayıs,
    En yüce bayram.
    Bize armağan,
    Bıraktı Ata'm.

    Sağız vatanca,
    Kafamız zinde,
    Tek bir kitleyiz,
    Ata izinde.

    Ata'yı sevmek,
    Kutsal ülkümüz,
    O'na benzemek,
    Coşkun türkümüz.

    Ata her yerde,
    Yol gösteriyor,
    Koşun güzele,
    Bilime diyor.

    Samsun'a O'nun,
    Çıktığı bugün.
    Vatanda düğün,
    Çocuğum övün!

    Halim YAĞCIOĞLU


    NUTUK

    Vatan boylu boyunca vurulmuş
    İki gözü iki çeşme derelerin
    Dağlar kapkara yasından
    Ovalar tüm kavrulmuş
    Düşman kan içinde parmaklarıyla
    Ta Kars'a kadar Menderes Ovası'ndan.

    - Geldi geçti, ama hatırlanmalı -
    Neler çektik o günler milletimle ben
    Bir bir yollara düştüler perperişan
    Aç susuz ama aşk içinde
    Yanmış yıkılmış damları koyup
    Sessiz sedasız köylerden.

    ... İşte böylece efendiler
    Aşk istediler verdim
    Ateş istediler verdim
    Ekmek istediler verdim
    - Güldüler, yalan dediler, olmaz dediler -
    Uğraştım sonunda en güzel boyalarla
    Önümüze bir bütün harita çıkardım...

    Ben, Atatürk'üm öldüm - demiştim zaten -
    İşte nutkumu da baştan sona okudum.
    Öldüm ama gözüm arkada değil
    Kitabım bir uzun bir güzel oldu
    Hem ne iyi ettim, ne iyi ettim de efendiler
    - Sonunda "EY TÜRK GENÇLİĞİ" dedim. -

    Turgut UYAR


    O GELİYOR


    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
    Yeryüzüne can veren,
    Cana heyecan veren
    Al yüzlü Oğan güneş.
    Takanın burnu nasıl Karadeniz'i yırtar ?
    Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
    Uyanın Samsunlular!
    Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
    Al yüzlü Oğan güneş.
    Bugün Çaltıburnu'ndan gülerek doğan güneş.

    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Uyanın Samsunlular.
    Uyumak ölüme eş.
    Diriltir ruhunuzu,
    Ufukta bir gemi var.
    Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor ?
    Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır ?
    Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü !
    İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
    Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
    Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
    Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

    Yıl 1919
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
    Sanki harlı bir ateş
    Yakıyor ruhumuzu.
    Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
    Üzülmemek elde mi ?
    Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

    O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
    O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
    Gizli inleyen her yürek canlanacak.
    Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
    Gittikçe büyükleşen
    Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
    Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
    Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel !
    Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel !

    Celal Sahir EROZAN


    RENKLERDE 19 MAYIS

    Ak 19 Mayıs ak
    Mustafa Kemal Samsun'a çıkacak.
    Al 19 Mayıs al
    Sivas'ta Mustafa Kemal...
    Yeşil 19 Mayıs yeşil
    Çimenlerde çocuklar oynaşır.

    Mavi 19 Mayıs mavi
    Ordular hedefimiz uygarlık, ileri.
    Mor 19 Mayıs mor
    Sonrasını anlatmak zor.

    Sarı 19 Mayıs sarı
    10 Kasım'da bayraklar yarı.
    Ak 19 Mayıs ak
    Atatürk vatan, Atatürk bayrak.

    Pembe 19 Mayıs pembe,
    Atatürk aklım sende.

    Uğur YİYİT


    19 MAYIS'TA DÜŞÜNCELER


    Sen, geceyi gündüze katan
    Kaputa sarınıp karda yatan
    Sen, müstesna ölümsüz kahraman
    Çanakkale'nin çelik kalesi
    Sen, düşmandan kaçılmaz, diyen
    Bir avuç, cephanesiz, keşif koluyla
    Dağ gibi zırhların karşısında duran
    Duru durup, Dumlupınar'da
    Turnayı gözünden vuran
    Çarıksız, tüfeksiz, ekmeksiz
    Kağnıyla, Ayşeyle, Fatmayla
    Ordulara Akdeniz'i gösteren
    Senin yolundayız bugün de...
    Yorulmaz Usanmayız
    Yenilmeyiz, dönmeyiz
    Senden aldık ışığımızı,
    Gökte bile kalmasa bir kıvılcım
    Yine sönmeyiz.
    Gözlerin güneş bize,
    Sözlerin ateş bize,
    Bir kavuşturdun sevdiğimize,
    Hürriyet, vatana.
    Bugün 19 MAYIS
    Senin yolundayız.
    Dönmeyiz bir adım sağa, sola,
    Dönmeyiz bir adım geri.
    Hep aynı heyecanla görüyoruz seni
    At üstünde,
    Parmağın ufukta
    "-Ordular, Hedefiniz Akdeniz'dir, İleri!"
    Hep böyle görüyoruz seni,
    Hep aynı heyecanı taşıyoruz,
    Hep aynı heyecanla
    9 Eylül'de İzmir'e girer gibi
    Yaşıyoruz.
    Hep dev gibiyiz
    Hep aslan gibi,
    Şimdi hep senin gibiyiz.
    Kimse yan bakamıyor artık bize,
    Hattı müdafaa yok,
    Sathı müdafaa var.
    Edirne'den Kars'a,
    İzmir'den Rize'ye kadar
    Akdeniz'den Karadeniz'e,
    Yalın kılıç,
    Kükremiş,
    Bekliyoruz.
    Bugün elle tutuyor, gözle görüyoruz
    "^Yurtta sulh, cihanda sulh" dediğini.
    Dumlupınar'da yatıyor şehitler,
    Her gün gidip geliyoruz
    Senden onlara mekik dokuyoruz.
    Silah çatıyor, süngü takıyoruz...
    19 Mayıs'ta Samsun'a çıktığın gibi heyecanla
    Her yıl okuldan çıkıyoruz.
    Biz de sen olduk şimdi
    Her köyde, her okulda, her fabrikada
    Cumhuriyeti emanet ettiğin
    GENÇLİK VAR!...

    Uğur YİYİT
     
  3. SeçiL Well-Known Member

    19 Mayısım

    Gençlik şölenimiz var,
    Yurdumun dört bucağında.
    Meşalleler yanıyor,bandırma vapurunda.
    Güneş doğuyor,o güzelim samsununun ocağında...

    Denizler artık dar geliyor,
    Zalim düşmanların yaptıkları,ar geliyor.
    Bakın; bakın enginlere,
    Mustafa Kemal imiz geliyor...

    Yeşeriyor artık umutlarımız,
    Şenleniyor artık otağımız evimiz.
    Bakın; bakın,enginlere...
    Mustafa Kemalimiz geliyor


    19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı


    19 Mayıs 1919 Müjdeli gün,
    Türk çocuğu unutma,ne oldu dün.
    Türk'ün uyanıp şahlandıgı o gün,
    Özgürce yaşamanı sağladı bugün.

    Türk'ün Bayrağı karalar bağlamış,
    Gitmeden esaret dalgalanmam diyor.
    İstanbul Fatihi Mehmet Han ağlamış,
    Mezarında Ruh'u yatmam diyor.

    Fransızlar Adana benim diyor,
    Doganbey Vatan için can veriyor.
    Urfa,Maraş ve Antep'te İngilizler,
    Namus ve şerefime göz dikiyor.

    Yunan Ordusu çıkmış İzmir'ime,
    Hançerini saplamak ister Yüreğime.
    Antalya ve Konya'da İtalyanlar,
    El uzatmış Ay-Yıldızlı Bayrağıma.

    Samsun'da İngiliz cirit atıyor,
    Ermeni-Rum Türk'ü satıyor.
    Irak ve Filistin'i İngiliz almış,
    Suriye -Lübnan Fransız'a kalmış.

    İngiliz Bayragı Yürekleri dağlıyor,
    Evliyalar şehri İstanbul ağlıyor.
    Eyüp Sultan'da toplanmış Şehitler,
    Başta Gençosman ferman dinliyor.

    Ermeni-Rum Çeteleri silahlanmış,
    Anne karnında bebeleri Süngülüyor.
    İngiliz - Fransız destekli Sülükler,
    Türk'ün Kan'ını içerek besleniyor.

    Şahin bey Antep'ten seslenir,
    Yakışmaz Türk'e Esaret Ar gelir.
    Adana'dan Sinan Paşa cevap verir,
    Esir yaşamaktansa ölüm hoş gelir.

    19 Mayıs 1919 Kutlu sabahında,
    Mustafa Kemal'im Bandırma Vapurunda.
    Özgürlük Meşalesi tutuştu Samsun'da,
    Yayıldı dalga dalga Anadolumda.

    Mustafa Kemal'im Bayrak olup,
    Esti Samsun'dan Yurdum üzerine.
    Zulmün kahredici Güneşi olup,
    Doğdu Emperyalist güçlerin üzerine.

    Savunmasız Yurdum işgal selinde,
    Esaret ölümdür gönül telinde,
    Kefen teninde,Şehitlik dilinde,
    Toplandı Milletim Ata'nın emrinde.

    Ondokuz Mayıs Gençlik Bayramı,
    Gençler Sporla kutlar Bayramı,
    Atatürk'ün gençliğe büyük armağanı,
    19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

    Zulmün sonu,Özgürlüğün başı,
    Cumhuriyet yolunun ilk yapı taşı,
    Türk'ün kurtuluş umudunun gözyaşı,
    Ezilmişliğe başkaldırının sembolü bugün


    19 Mayıs


    Bir gemi açıldı Bandırma'dan Anadolu'ya,
    Bir haber salındı Samsun'a, Bolu'ya,
    Afyon'a, Sakarya'ya, bozkır içinde Kulu'ya,
    Bağımsızlık meşalesi tutuşturuldu 19 Mayıs'da.

    Sömürüye, gericiliğe dur denildi,
    Topraklarımıza göz koyanlar bir bir yenildi,
    Derneler, Çanakkaleler, nice şehit erler anıldı,
    Mustafa Kemal Samsuna çıktı 19. Mayıs'da.

    Savaştan bezmiş millet yine haykırdı çoştu,
    Mehmetiyle birlikte ana, bacı cepheye koştu,
    Zalim düşman meydanlarda yenildi şaştı,
    Türk milleti tarihe haykırdı 19 Mayıs'da.

    Doğudan batıya birer ağ örüldü,
    Sana yapılan haksızlık, zulüm görüldü,
    Bunca kahpeye bir bir hesap soruldu,
    Kurtuluş savaşına adım atıldı 19. Mayıs'da.

    Mustafa Kemal gerçek yolu çizdi
    Türkiye'nin yarınlarını bir bir sezdi
    Tarih onu altın harflerle yazdı
    Açılan yaralara su serpildi 19 Mayıs'da

    Bağrı yanık yağız yüzlü erler,
    Özgürlük uğruna koyuyordu serler,
    Buna cihanda görülmemiş olay derler,
    Türk yeniden şahlanmıştı 19 Mayıs'da.

    Porsuk'ta, Sakarya'da su kanlı aktı,
    9 Eylül, İzmir'de düşmanı denize döktü,
    Türk genci senin eşin, emsalin yoktu,
    Yıktın engeli, aştın dağları 19. Mayıs'da.

    Bir devir battı, bir güneş doğdu,
    Tüm milleti neşe, sevinç boğdu,
    Haksızı haklı yine kovdu,
    Biz barışı kurduk 19. Mayıs'da

    Atam; emaneti senden aldı Türk genci,
    Kendin eşsizsin, her sözün inci,
    Tüm dünyaya sen verdin bu bilinci,
    Cehalete karşı and içtik 19 Mayıs'da.

    Kemalist Türkiye'yi kurduk Anadolu'da,
    Atatürkçülük'tü uygarlığa giden yoluda,
    Bizim için yalandı, sağıda, soluda,
    Biz yeniden uyandık 19 Mayıs'da.

    Ey Türk genci! bu gün senin günün,
    Sen yaptığın işle hep öğün,
    Türk evladısın yoktur senin sonun,
    Sonsuzluğa el uzattın 19 Mayıs'da.


    19 Mayıs


    Şiddetle gelmişti, dört yandan vurgun,
    Hem bıkkındı millet, hem de çok yorgun.
    Kimi gafletteydi, kimisi dargın,
    Bir sen uyanıktın, bir sen Atatürk.

    İstanbuldan kalktın, Samsuna vardın,
    Sonra Erzurum?da otağı kurdun.
    Kanayan yarayı, Sivasta sardın,
    Amasya?dan emir ver, sen Atatürk.

    Ondokuz Mayıstır, doğum günümüz,
    Yayıldı dünyaya Türklük ünümüz.
    Gençliğe armağan, bu düğünümüz,
    Mutlu kutlanıyor bil, sen Atatürk.

    Devlet millet için vardır.diyordun,
    Millet vatan için var? biliyordun.
    Uğruna can feda, bir ülke kurdun,
    Onunla bir ömür sür, sen Atatürk.

    Her Ondokuz Mayıs, anarız seni.
    Kulluktan kurtulduk, olduk medeni.
    Bu pırıltıların, sensin nedeni,
    Kaldırıp başını, görsen Atatürk.

    Hüseyin Celep


    SAMSUN GÜZELLEMESİ


    Diner dertleri her gözü yaşlının,
    Samsun’da teselli sunar dalgalar,
    Şavkı vurmuş gibi “O gün başlı”nın,
    Yanar pırıl pırıl, yanar dalgalar.

    Rüzgar gibi gizli bir haber verse,
    Kıyı yeşil giyip murada erse,
    Ne gün kırık dökük bir gemi görse,
    19 Mayıs’ı anar dalgalar.

    Samsun göklerinde Türk’ün bayrağı,
    Samsun tarlasının eşsiz toprağı,
    Samsun tütününün altın yaprağı,
    Uzakta bir gümüş pınar dalgalar.

    Samsun suya doğru kaydıkça kayar,
    Görenler yüzmeye niyetli sanar,
    Su maviye, bahar yeşile boyar,
    Cennete ulaştık sanır dalgalar.

    Atayı anarken yanar burkulur,
    Tunçlaşmış halini heykelde bulur,
    Köpük köpük beyaz güvercin olur...
    Ayak uçlarına kadar dalgalar.

    Behçet Kemal ÇAĞLAR


    GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA

    Ben o yılların macerasından geldim.
    Barut, toz ve ihtilaldi hepten.
    Dolaklı hilal bıyıklı süvarilerle,
    Hüzünlü marşlar söyleyerekten
    Bir davul zurna, bir üçlü, bir bayrak.
    Saf çelik kılıçlar ata yadigarı
    Yorgun söğütler, mahzun yollar, kağnılar
    Göğsü tekmil döğmeli bir zabitin ardından
    Bir yıldızlı tan yerine at sürerekten.
    Derdini bilemedik,
    Dermanın olamadık Gazi Paşa,
    Sana hasretimiz cân-ü yürekten.
    Artık bir özge tarih oldu yaşadığımız;
    Bozkırdan, mavzerden, kandan ve sesten,
    Namlular elpençe, süngüler pusuda,
    Kalpağın, dolgun bıyıkların, kırbacın
    Bir sen kaldın, bir vatan kaldı, bir koşu,
    Bir macera kaldı dillere destan,
    Bir gök kaldı mavi, bir kitap yeşil.
    Gayri bundan geri bana ağlamak yaraşır.
    Temmuzda bir serçe kalkar Sakaryadan
    Ağustosta kartal döner.
    Günler uzar hasretle dışımızdan, içimizden
    Bir kudretli kumandadır bakışın Paşam,
    Geceler içinde patırtılarla yanar
    Ağlamak ne kelime ki bizlere,
    Ankara’dan gelir geçer trenim,
    Bir gün olur elbet ben de binerim,
    Varır toprağına yüzüm sürerim
    Biz vatan çocukları. Gazi Paşam,
    Dilimiz takılı kaldı;
    Diyemedik
    Boynumuz bükülü kaldı;
    Doyamadık

    Turgut UYAR
     

Sayfayı Paylaş