18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlama Programı

Konusu 'Önemli Gün ve Haftalar' forumundadır ve EmRe tarafından 18 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Programı
    Türk'üm!
    Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere
    Bir karış toprak uğruna
    Kimimiz şehit oluruz kimimiz gazi
    Hiç değişmez bu yazı
    Dünyada her yer geçilir belki
    Lakin geçilmez Çanakkale Boğazı

    Sayın müdürüm,
    Değerli öğretmenlerim,
    Sevgili arkadaşlar,

    Bugün, haksız düşman saldırılarına tam 253 bin askerimizi şehit verdiğimiz, ancak tarihe altın harflerle "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ! " sözünü yazdığımız "ÇANAKKALE ZAFERİ" mizi kutlamak üzere toplandık. Çanakkale Zaferi'nin 93. Yıl Dönümü anısına hazırladığımız programa hoş geldiniz.

    Şimdi sizleri, başta Kurtuluş Savaşı kumandanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, millî şairimiz Mehmet Akif ERSOY, değerli Türk büyüklerimiz ve vatanımızın her karış toprağını kanlarıyla sulayan tüm ŞEHİTLERİ'miz adına bir dakikalık saygı duruşuna; arkasından İSTİKLAL MARŞI'mızı gür sesle okumaya davet ediyorum.

    Selam olsun, Çanakkale'de vatanı ve namusu için can veren şehitlere!
    Selam olsun, Çanakkale Gazilerine!
    Selam olsun selam, yüreği Çanakkale Şehitlerimizin ideali ile atan gençlerimize!

    Çanakkale toplu vuran yüreklerin birbirine kenetlenmiş gönüllerin zaferidir. Zira Çanakkale silahla iman gücünün çarpışmasıdır. Bu çarpışmadan imanlı yürekler galip gelmiştir. Milletimiz Çanakkale zaferi ile dini, vatanı ve namusu söz konusu olduğunda nasıl bir destan yazacağını tüm cihana göstermiştir

    8-A sınıfı öğrencilerinden Hatice ARSLAN'ı günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere, buraya davet ediyorum.

    Kahraman Mehmetçik!
    Senin yerin ebediyen boş kalmayacak.
    Senin sayende bu vatan Türk'ün oldu, Türk'ün kalacak.
    Senin kanınla yoğrulan bu kutsal topraklar,
    YEMİN EDİYORUZ !!!
    GÖZ DİKENLERE MEZAR OLACAK.
    Şimdi 8/A sınıfından Muhammet Kürşat KARADUMAN "Bir Yolcuya" adlı şiiri okuyacak.

    Ey, cihanda devir açan, devrim yapan Türkoğlu!
    Üç kıtada at koşturan, ışık saçan Türkoğlu!
    Ey mertliğe, fazilete, Hakk'a tapan Türkoğlu!
    Tarihinin eşi yoktur, ey kahraman Türkoğlu!

    6/A sınıfından Kevser AKSU arkadaşımız "Siperden Mektup" isimli şiiri okuyacak.

    Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
    Bir Hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
    Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın.
    Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
    Sana kucağını açmış duruyor Peygamber…
    Şimdi 7/A sınıfı öğrencilerinden Mehmet Emin KARAAĞAÇ bizlere Türk ve Japon devlet adamları arasında geçen bir konuşmayı anlatacak.

    Japon devlet adamlarının da vurguladığı gibi geleceğin mirasçısı olan biz genç nesillere Çanakkale Savaşı'nın bıraktığı büyük dersler vardır. Şunu unutmayalım ki: "Tarih yazılıp bir kültür ve şuur kaynağı olmadıkça aynı toprak altında kalan kıymetli madenler gibi hiçbir anlam taşımaz."
    "Bu Vatan Kimin" adlı şiiri okumak üzere 8-A sınıfı öğrencilerinden Fatma SELÇOK 'u buraya davet ediyorum.


    İşte, fırladık siperlerden.
    Sırtına yüklenmiş kahraman "Seyit"
    276 kiloluk mermiyi.
    Koşuyor bataryasına ateşler içinden.
    Denizler yanıyor, dağlar yanıyor.
    Zafer bizimdir artık, düşman zırhlıları batıyor.

    Şimdi 6/A sınıfından Özlem AKSU arkadaşımız, bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamamızı sağlayan, hürriyetimizi borçlu olduğumuz şehit ve gazilerimizden bir ismin , Koca Seyit'in öyküsünü anlatacak …

    CEHENNEM OLSA GELEN, GÖĞSÜMÜZDE SÖNDÜRÜRÜZ,
    BU YOL Kİ HAK YOLUDUR, DÖNMEK BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ.
    DEĞİL Mİ ORTADA BİR SİNE ÇARPIYOR, YILMAZ,
    CİHAN YIKILSA EMİN OL BU CEPHE SARSILMAZ.
    Şimdi okulumuz öğrencilerinden oluşan koromuzu dinleyeceğiz.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal;
    Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal.
    Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,
    Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal.

    Okulumuz 5/A sınıfı öğrencilerini "Bayrak" adlı şiiri okumak üzere buraya davet ediyorum.

    Çanakkale toplu vuran yüreklerin birbirine kenetlenmiş gönüllerin zaferidir. Zira Çanakkale silahla iman gücünün çarpışmasıdır. Bu çarpışmadan imanlı yürekler galip gelmiştir. Milletimiz Çanakkale zaferi ile dini, vatanı ve namusu söz konusu olduğunda nasıl bir destan yazacağını tüm cihana göstermiştir.

    Şimdi 6/A sınıfı öğrencilerinden Gülizar AKİN' "Çanakkale" adlı şiiri okuyacak.

    Sevgili dinleyiciler! Programımız burada sona ermiştir. Çanakkale'de kanlarını akıtıp canlarını vererek bu vatanı bizlere bırakan Çanakkale Geçilmez diyerek Türk'ün adını tarihin sayfalarına altın harflerle kazıyan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet, hürmet ve minnetle anıyor, bizi dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyoruz.

    ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN ANLAM VE ÖNEMİ
    Sayın Müdürüm, Değerli öğretmenlerim ve Sevgili Arkadaşlar,
    Tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin kahraman evlatlarınca verilen bir büyük mücadelenin adıdır Çanakkale… Şairin ifadesiyle, Bedr'in aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale… Kınalı kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale…

    Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, varlığını, bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır…

    Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde olan bu savaş I. Dünya Savaşı'nın da önemli bir cephesini oluşturmaktadır. Bir tarafta yıllardır süren savaşların etkisiyle yorgun ve yılgın, silahları eski ve yetersiz durumda olan Osmanlı ordusu varken; diğer yanda güçlü sanayi ve teknoloji ile beslenen benzeri görülmemiş bir gücün timsali olan ve kolay zaferler peşinde koşan düşman kuvvetleri vardı. Bu sebeple zamanın en güçlü deniz filosu oluşturulmuştu. Çanakkale, denizden geçilecek ve imparatorluğun tüm direnme gücü kırılıp ülke parçalanarak müşterek hedefe ulaşılacaktı. Asırlardır hükmettiği toprakları tek tek elden çıkaran, yorgun düşmüş Osmanlı İmparatorluğu'nun o zamanki hali düşman kuvvetlerine zaferi yakın göstermekteydi.

    Çanakkale sırtlarında savaş başladığında düşman güçlerinde en modern kara ve deniz silahlarıyla 506 top namlusu mevcutken; bizim birliklerimizde sadece 72 top bulunmaktaydı. 506 güçlü toptan atılan korkunç mermiler boğazın iki yakasını toz-duman içerisinde bırakmıştı. Milli şairimiz bu anı ne güzel tasvir eder:

    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir savrulur enkaz-ı beşer.
    Çanakkale Zaferi'nde ilk taarruzu gerçekleştiren Nusret mayın gemisidir. Elde kalan son 26 mayınla 8-9 Mart gecesi ustalıkla yapılan bir planlamayla düşmanın kontrolü altındaki karanlık limanda gerçekleştirdiği mayın dökme harekâtı ile 24 saat içinde Marmara'da olacağı planlanan bir filoyu mağlup ve perişan ederek geri püskürtmüştür. Çanakkale Boğazı'nı denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın karadaki harekâtı da başarısız olmuş ve kahraman Türk askeri düşman güçlerine "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ" dedirtmiştir.

    Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil, milletimizin makûs talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede düşman güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da sadece silahlar değil, onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. İşte Edremitli Seyit de 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek adını tarihe yazdıranlardan olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki?... Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır.turkeyarena.net Türk'ün ateşten gömlek giydiği bu var olma mücadelesinde yüce Türk milleti topuyla, tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır.

    Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan şehit ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Sözlerimi onlara verilecek en güzel hediyeyi veciz bir şekilde dile getiren milli şairimizin şu iki dizesi ile noktalamak istiyorum:
    Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber;
    Sana kucağını açmış duruyor peygamber…

    ÇANAKKALE
    Övün ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
    Ömründe göstermedin bin düşmana bir gün.
    Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
    Başına yüz milletin birden üştüğü yersin!

    Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla.
    Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
    Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
    Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

    Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
    Koştu senin koynundan çıkar çıkmaz evinden.
    Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
    Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

    Toprağından fazladır sende yatan adamlar,
    Irmağın kanla çağlar, yağmurun kanla damlar.
    O cenkten armağandır sana kızıl akşamlar,
    Sen silahın inançla son sövüştüğü yersin!

    Bir destana benziyor senin bugünkü halin.
    Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
    Övün ey Çanakkale, ki sen Mustafa Kemal'in,
    Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!
     



  2. Nysa Well-Known Member

    güzel hazırlanmış teşekkür ederim valla çok yardımcı oldunuz
     
  3. ot-gu Genel Sorumlu

    Türk'üm!
    Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere
    Bir karış toprak uğruna
    Kimimiz şehit oluruz kimimiz gazi
    Hiç değişmez bu yazı
    Dünyada her yer geçilir belki
    Lakin geçilmez Çanakkale Boğazı
     

Sayfayı Paylaş