11.Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Sayfa 138-144

Konusu 'Edebiyat 11. Sınıf' forumundadır ve EmRe tarafından 12 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Arkadaşlar 2011-2012 11.Sınıf Türk Edebiyatı kitabı sayfa 138-144 arası yapamayanlar için yardımcı olur umarım. Not: Lütfen eksik veya hatalı gördüğünüz yerleri yorum ekleyerek belirtiniz.

    6. FECR-İ ÂTİ TOPLULUĞU (1909-1912)
    Hazırlık:
    Sanat ve edebiyat hareketleri kendilerinden önceki sanat ve edebiyat hareketlerinin birikiminden geleneğinden tema tür anlatım teknik ve yapısından etkilenirler. Bu etkilenme kabul boyutunda olduğu gibi eskiyi reddetme boyutunda da olabilir.

    Sayfa 136
    Etkinlik
    Fecr-i Ati bir edebi topluluktur. Fecr-i Ati'nin Edebiyat-ı Cedide’ye tepki olarak doğan bir akım olduğu savunulmuştur. Fecr-i Ati batıdaki benzerlerinde olduğu gibi belli ilkeler çevresinde birleşen bir yazın topluluğu biçiminde ortaya çıkmıştır.
    Fecr-i Ati ismini öneren kişi Faik Ali Ozansoy'dur.
    Fecr-i Ati Sanatçıları
    24 Şubat 1910’da sanat anlayışlarını, amaç ve ilkelerini bir bildiriyle açıklayan topluluk şu adlardan oluşmaktadır
    • Ahmet Haşim,
    • Emin Bülend Serdaroğlu,
    • Şehabettin Süleyman,
    • Ali Canip Yöntem,
    • Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
    • Fuad Köprülü,
    • Tahsin Nahit,
    • Mehmet Behçet Yazar
    • Fuat Yaşarmuştur
    Bu üyelerden kimileri anlaşmazlık ya da başka nedenlerle topluluktan ayrılmışlardır. 1912 sonlarında dağılan topluluğa önce simgesel olarak Faik Ali Ozansoy, sonra sırasıyla, Fazıl Ahmet, Hamdullah Suphi ve Celal Sahir Erozan başkanlık etmişlerdir.
    Sanat anlayışları
    Babıali’deki Hilal basımevinin bir odasında ilk toplantısını yapan ve Faik Ali’nin bulduğu Fecr-i Ati adını benimseyen topluluğun sanat anlayışı. turkeyarena.net yayımladıkları bildiride yer alan şu düşüncede odaklaşır:
    "Sanat şahsi ve muhteremdir." Örnek olarak da şiirde simgeciler(Sembolizmciler), öykü ve romanda Maupassant, tiyatroda İbsen alınır.

    Fecr-i Ati edebiyatının özellikleri
    - 20 Mart 1909′da Hilal Matbaası’nda toplanan Şahabettin Süleyman,Yakup Kadri, Refik Halit, Cemil Süleyman, Köprülüzade Mehmet Faut, Tahsin Nahit, Emin Bülent, Ali Süha, Faik Ali ve Müfit Ratib gibi yeni bir hareket başlatmayı planlar. Ahmet Haşim de bu harekete katılır. Böylece Fecr-i Ati Encümen-i Edebisi Beyannamesi, 24 Şubat 1910′da yayımlanır. Fecr-i Ati edebiyatı, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanan bir bildiriyle başlar.
    - Edebiyatımızda ilk edebi bildiriyi (beyannameyi) yayımlayan topluluktur.
    - Edebiyatımızda ilk edebî topluluktur.
    - Servet-i Fünûn edebiyatına tepki olarak doğmuştur.
    - ‘Sanat şahsi ve muhteremdir.’ (Sanat kişisel ve saygıya değerdir) görüşüne bağlıdırlar.
    - ‘Edebiyat ciddi ve önemli bir iştir, bunun halka anlatılması lazımdır.’ görüşüne sahiptirler
    - Batıdaki benzerleri gibi dil, edebiyat ve sanatın gelişmesine, ilerlemesine hizmet etmek; gençleri bir araya getirmek; seviyeli fikir münakaşalarıyla halkı aydınlatmak; değerli ve önemli yabancı eserleri Türkçeye kazandırmak; Batıdaki benzer topuluklarla temas kurmak, böylece Türk edebiyatını Batı edebiyatına yaklaştırmak, Batı edebiyatını Türk edebiyatına tanıtmak amacındadırlar.
    - Servet-i Fünûn’a bir tepki olarak ortaya çıkmasına rağmen, şiir sahasında bu edebiyatın özelliklerini sürdürürler.
    - Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar tabiat ve aşktır.
    - Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.
    - Dil bakımından Servet-i Fünûn’un devamıdır. Arapca ve Farsça kelime ve tamlamalarla dolu, günlük dilden uzak ve kapalı bir şiir dili oluşturmuşlardır.
    - Aruz veznini kullanarak serbest müstezat türünü daha da geliştirmişlerdir.
    - Fecr-i Aticiler tiyatro ile yakından ilgilenmişlerdir.
    - Şiirde özellikle Sembolizmin etkisi söz konusudur. Hikâyede Maupassant, tiyatroda ise Henrich Ibsen örnek alınır.
    - Belli bir sanat anlayışında, belli değer ölçüleri etrafında birleşmeyi değil, ferdi hürriyeti ve bunun sonucu olarak da çeşitliliği savundukları için kısa sürede dağılmışlardır. Dağılmalarında özellikle Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp‘in çıkardıkları Genç Kalemler dergisi etkilidir. Yani Milli Edebiyat hareketinin başlaması Fecr-i Ati‘yi bitirir.
    - Fecr-i Ati Edebiyat-ı Cedide ile Milli Edebiyat arasında bir köprü görevi görür.
    - Fecr-i Ati‘nin en önemli temsilcisi Ahmet Haşim’dir.
    - Fecr-i Ati Beyannamesine imza atanlar: Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Emin Bülent (Serdaroğlu), Emin Lami, Tahsin Nahit, Celal Sahir (Erozan), Doktor Cemil Süleyman, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Refik Halit (Karay), Şahabettin Süleyman, Abdülhak Hayri, İzzet Melih (Devrim), Ali Canip (Yöntem), Ali Süha (Delibaşı), Faik Ali (Ozansoy), Fazıl Ahmet (Aykaç), Mehmet Behçet (Yazar), Mehmet Rüştü, turkeyarena.net Mehmet Fuat (Köprülü), Müfit Ratib, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), İbrahim Alaattin.
    - Milli Edebiyat‘ın başlamasıyla Hamdullah Suphi, Ali Canib ve Celal Sahir’in bu harekete katılmalarıyla topluluk 1912′de dağılmıştır. Yalnızca Ahmet Haşim Fecr-i Ati edebiyatının temel ilkelerine bağlı kalmış ve Milli edebiyat hareketine katılmamıştır.
    - Fecri Ati’nin görüşlerini, Yakup Kadri, Celal Sahir, Ahmet HAşim, Müfit Ratip, Mehmet Fuat ve Ali Canib Resimli Kitap adlı dergide; Mehmet Rauf, Hüseyin Suat ve Raf Necdet de eleştirilere Servet-i Fünûn’da cevap verdiler.

    1.Tanzimat dönemini hazırlayan sosyal ve siyasi olayların başında “zihniyet değişikliği” yatmaktadır.Servet-i Fünun edebiyatının ortaya çıkmasında “eski-yeni” çatışması”nın rolü vardır.Yeniyi savunanların bir araya gelme istekleri Servet-i Fünun edebiyatının oluşumunu sağlamıştır.
    Kendilerini Fecr-i Ati (geleceğin şafağı) olarak adlandıran gençlerin siyasi ve sosyal yönlerden olduğu gibi kültür ve zevk bakımlarından da dayanakları yoktur.
    Servet-i Fünun’un dağılmasından sonra gençler, Batı’daki edebi topluluklara özenerek bir araya gelirler. Bir beyanname ile (bildiri) seslerini duyurmak istediklerini ifade ederler. Bu gençlerin kendilerini “Sanat şahsi ve muhteremdir.” (Sanat kişisel ve saygıya değerdir.) cümleleriyle ifade etmeleri ible Fecr-i Ati sanatçıları arasında sanatsal anlayış bakımından birlik sağlanamadığını gösterir.
    2. Fecr-i Ati Beyannamesine imza atanlar: Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Emin Bülent (Serdaroğlu), Emin Lami, Tahsin Nahit, Celal Sahir (Erozan), Doktor Cemil Süleyman, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Refik Halit (Karay), Şahabettin Süleyman, Abdülhak Hayri, İzzet Melih (Devrim), turkeyarena.net Ali Canip (Yöntem), Ali Süha (Delibaşı), Faik Ali (Ozansoy), Fazıl Ahmet (Aykaç), Mehmet Behçet (Yazar), Mehmet Rüştü, Mehmet Fuat (Köprülü), Müfit Ratib, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), İbrahim Alaattin.
    3. Verilen metinlere göre Fecr-i Ati sanatçıları hikaye, roman, şiir ve mensur şiir alanında eserler vermişlerdir
    Fecr-i Aticiler aynı zamanda Batılı eserleri Doğu’ya Doğulu eserleri Batı’ya aktaracak nitelikte tercümeler ve eserler vermeyi amaçlamışlardır.
    4. Şehabettin Süleyman ve Fecr-i Ati adlı metne göre Fecr-i Ati sanatçılarından bir kısmı sonraki yıllarda Milli Edebiyat dönemi sanatçısı olarak , bir kısmı da bağımsız sanatçı olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.

    Sayfa 137
    ANLAMA-YORUMLAMA
    1. Servet-i Fünun Dönemi sanatçılarının getirdikleri yenilikleri benimseyen ve devam ettirmek arzusunda olan Fecr-i Ati sanatçıları ayrıca Servet-i Fünun sanatçılarından farklı olarak bir yönüyle yüzlerini halka dönmeyi amaçlamışlardır. Bunun temelini de halkı eğitip edebi ve kültürel zevki aşılamak da bulmuşlardır.
    2. "Sanat şahsi ve muhteremdir." sözü Fecr-i Aticilerin aasında bir birlik sağlanamayacağını göstermektedir. Çünkü sanatı kişisel temele oturtmak ayrılıkların görüş farklılıklarının ve bireyselliğin ön planda olduğunu göstergesidir.
    3. İncelenen metinlerde günümüzü de ilgilendiren halkın kültür ve bilgi düzeyinin düşüklüğü kitap okuma alışkanlığının azlığı bilim ve sanata karşı var olan ilgisizlik gibi konular ele alınmıştır.

    ÖLÇME DEĞERLENDİRME
    1. (D), (Y), (D)
    2. ....."Sanat şahsi ve muhteremdir."........
    3. Doğru cevap (B) seçeneğidir.
    4. Doğru cevap (E) seçeneğidir.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    1.Etkinlik
    SEMBOLİZM Sembolizm (Simgecilik)
    Sembolizm 19. yüzyılın sonlarında Fransa'da Parnasizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu akım, 20. yüzyıl edebiyatını önemli ölçüde etkilemiştir. Sembolizm, geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kurallara bir tepki olarak doğar.
    Realizm ve Naturalizmin etkisiyle Fransız edebiyatında aşırı gerçekçi bir ortam oluşmuştur. Bilimsel ilerlemeler, makineler, yeni buluşlar insanoğlunu mutlu kılma şöyle dursun, turkeyarena.net bir bunalımın eşiğine getirmiştir. Hele 1870 bozgunu Fransa'daki bu karamsarlığı büsbütün artırmıştır. Genç kuşak da bu bunaitıcı ortamı değiştirmek için bazı siyasal ve toplumsal girişimlerin gerekliliğini öne sürmeye başlar. Bu gereksinim sanat içinde ortaya atılmaya, tartışılmaya başlar. işte bu tartışmaların sonunda Sembolizm doğar. Simgecilik olarak da adlandırılan sembolizm, hem gerçeği gösteren hem de onun sınırlarını aşma isteğine cevap veren bir sanat akımıdır. Sembolistler, duygu ve heyecanları sembolik kelimelerin müziğiyle anlatmaya çalışır. Ayrıca şiiri, açıklayıcı işlevinden ve kalıplaşmış bir hitabetten kurtarmayı, şiirle insanın yaşantısındaki anlık ve geçici duyguları betimlemeyi amaçlar. Sembolistler, alışılmamış, yepyeni birtakım taze imge ve düşünceleri anlatmak için de yeni yeni sözcükler türetme yoluna gitmiştir.
    * Sembolizmin İlkeleri
    - Sembolizmde dış dünyayı sembollerle anlatmak esastır.
    - Sembolist şairler, semboller aracılığıyla dış çevrenin insan üzerindeki etkilerini ve izlenimlerini
    anlatmışlardır.
    - Sembolistler, şiirde müzik unsuruna önem verirler, hatta müziği şiirin amacı haline getirirler.
    - Şiir, düşüncelere değil, duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şeyanlatmak için yazılmaz .
    - Şiirde anlam kapalılığı olmalıdır, buna göre şiirden herkes kendine göre bir yorum çıkarmalıdır. Anlam
    kapalılığı amaçlandığından söz sanatlarına sıkça başvurulur.
    - Gerçeklerden kaçma, hayale sığınma, çirkinlikleri hayal yardımıyla güzelleştirme, bunlara bağlı olarak
    ortaya çıkan karamsarlık, sembolizmin en belirgin özelliklerindendir .
    - Sembolistler daha çok serbest nazım türleriyle şiir yazmışlardır.
    * Batı Edebiyatında Sembolizmin temsilcileri
    - Baudelaire
    - Rimbaud
    - Mallarme
    - Paul Valery Verlaine
    - Edgar Alien Poe
    * Türk Edebiyatında Sembolizmin Temsilcileri
    - İlk uygulayıcısı Cenap Şahabettin'dir
    - Ahmet Haşim zamanında çok gelişmiştir

    2.Etkinlik
    TAHSİN NAHİD (1887-1919)
    İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Bir süre Hukuk Mektebi'ne devam etti. I. Dünya Savaşı yıllarında İaşe Müfettişliği'nde bulundu. İlk şiirle­ri Selanik'te çıkan Çocuk Bahçesi der­gisinde "T. Nahide" adıyla yayımlandı.
    Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:
    Edebiyat çevrelerinde hassas ve dürüst biri olarak nite­lendirilen sanatçı, Aşiyan'da yayımlanan "Ben, Rûh-ı Mağdur, Şiirlerim İçin, Serab-ı Müstakbel, Yaz Gecesi" gibi manzumeleriyle tanınmıştır. "Adalar, Kamer ve Zühre Şairi" olarak şöhret kazanmıştır. Şiirlerinde Ahmet Haşim'in etkisi görülür. Genelde kadın ve aşk temaları­nı işlemiştir. Kimi şiirlerinde de yaşamdan kesitleri ve çocukluk masumiyetini ele almıştır. Aruzla yazdığı şiir­lerinde serbest müstezadı kullanmıştır. Bu şiirlerinde te­maya paralel olarak birden fazla aruz kalıbı kullanmış­tır. Şiirlerini "Ruh-ı Bikayd" adlı kitapta toplamıştır.
    Tiyatroyla da yakından ilgilenmiştir. Bu alanda Saha­bettin Süleyman'ın etkisi altındadır, onu üstadı olarak niteler. Batı'da olduğu gibi, birden çok yazarın birlikte çalışması sonucu meydana getirilen ortak eserlerin ilk örneklerini bizde tiyatro alanında Tahsin Nahit vermiş­tir. turkeyarena.net Fecr-i Âti'nin kadın yazarlarından Ruhsan Nevvare ile yazmış oldukları üç perdelik "Jön Türk" piyesi dikkat çekmiştir. Aynı sanatçıyla "Aşkımız" ve "Sanatkârlar" isimli komedileri de yazmıştır. Sahabettin Süleyman ile de ortak eserler vermiştir. Bu piyeslerin içinde en önemlisi "Kösem Sultan" isimli tarihi piyestir. Birlikte yazdıkları diğer piyes ise "Ben Başka" adını taşır. Tah­sin Nahit'i asıl tanıtan eseri, Henry Kıstemaeckers ve Eugene Delard'ın "La Rivale" adlı dört perdelik oyu­nundan yaptığı üç perdelik adaptesi "Rakibe"dir.
    Fecr-i Aticilerin dağılmasından sonra başka bir edebî topluluğa katılmayan sanatçı, Âti ve Servet-i Fünûn dergilerinde tiyatro eleştirileri de yazmıştır.
    Eserleri:
    Şiir: Rûh-ı Bîkayd
    Oyun: Hicranlar, Firar, Jön Türk, Aşkımız, Sanatkârlar, Kösem Sultan, Ben Başka, Osman-ı Sani, Talâk, Bir Mücadele-i Hissiye, Kırık Mahfaza.
    Adapte: Rakibe, Bir Çiçek Bir Böcek, Akortacı, Bursa­lı Hâle

    Sayfa 138
    7. FECR-İ ATİ ŞİİRİ
    Hazırlık:
    Verilen her üç şiir de anlam son derece açıktır. İşlenen konularda göre çarpan en önemli özellik toplumsal sorun ya da değerlerden uzak bireysel konular olmasıdır. Şairlerin duyuş düşünüş ve algılayışlarının birer yansımasıdır.

    Sayfa 139
    1.Etkinlik
    1.Grup:
    HASTA BİR TELDE HASTA BİR NAĞME ŞİİRİNİN KAFİYE VE REDİFLERİ
    Âh ben, ben, ne hastayım bilsen
    Kalbimin ızdırâb-ı mâlûlü,
    Rûhumun ihtisâs-ı meçhûlü
    Ne kadar başka herkesinkinden
    “en” tam kafiye, “-ü” redif ; “ûl" zengin uyak

    Sen ki feyfâ-yı bînasîbimde,
    Bir küçük nûr-ı rahm ü şefkatsin,
    Dinle, rûhumdan akseden bu tanîn
    Hasta bir telde hasta bir nağme.
    “e” yarım uyak , “-in” tam uyak

    Bu bütün kış devam eden kahhâr
    İhtisasat içinde hırpalanan
    Dâimâ hasta, daîmâ sehhâr
    Bir ümîdin peyinde şefkat uman
    “-hhar” zengin uyak, “-an” tam uyak

    Fikr-i me'yûs u gam-penâhımı ben
    Saf denizlerde belki bir mahzûn
    Hiss-i şefkat bulur mehâsinden
    Hissedâr-ı şifâ olur diye dün
    “-en” tam uyak, “-n” yarım uyak

    Akşamüstü deniz kenârında
    Hayli gezmiş ve çok düşünmüştüm.
    Bu semâ-yı mükedder altında
    Acı bir hande mürtesem gördüm.
    “-ında” redif , “-düm/tüm” redif

    Âşıkından muvakkatenmahrum
    Hasta bir genç kadındı sanki deniz.
    Şüphesiz bahtiyâr, fakat mahrum,
    Besliyor bir ümîd-i şefkat-rîz.
    “mahrum” redif , “iz” tam uyak

    Güneş artık çekildi eşyadan.
    Sular artık menekşe olmuştu.
    Gölgelenmiş semâ-yı rüyâdan
    Bir hayâl-i baîd ü mevhumu
    “-dan” redif, “-a” yarım uyak, “u” yarım uyak

    Bekleyen gözlerim yorulmuştu.
    Sonra birden semâya baktım ben:
    Semt-i re'simde bir hayâl-i semen
    Bana senden neşîdeler okudu.
    “-du/tu” redif, “-en” tam uyak
    Tahsin Nahit

    Şiirin ritmi ve ahengi kullanılan ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanmıştır.
    2. Grup: Şiirdeki imgeler şunlardır:
    - kalbimin sakat ıstırabı
    - ruhumun bilinmeyen duyguları
    - nasipsiz çöl
    - küçük bir merhamet ve sevgi ışığı
    - hasta bir tel
    - hasta bir ses
    - ezici duygular
    - hırpalanan hasta büyüleyici ümit
    - ümitsiz ve gamlı düşünce
    - saf deniz
    - kederdi gökyüzü
    - acı gülüş
    - şefkat dağıtan umut
    - rüyanın gölgeleniş seması
    - taze bir hayal
    Şiirdeki söz sanatları şunlardır:
    - kalbimin sakat ıstırabı: teşhis
    - küçük bir merhamet ve sevgi ışığı: teşbih
    - hasta bir telde hasta bir ses: teşbih
    - bu kederli gökyüzü: teşhis
    - deniz... bir genç kadındı: teşbih
    - sular artık menekşe olmuştu: teşbih
    - (hayal) bana senden şarkılar okudu: teşhis
    Hasta Bir Telde Hasta Bir Nağme adlı şiirdeki ahenk unsurları imgeler ve söz sanatları ile kullanılan dil Servet-i Fünun şiiriyle benzerlik göstermektedir.

    2.Etkinlik
    1.Grup: Hasta Bir Telde Hasta Bir Nağme adlı şiir başta iki dörtlük bir bent ve son kısımdaki üç dörtlükten oluşmuştur.
    2.Grup: Hasta Bir Telde Hasta Bir Nağme adlı şiirin teması "ruhi sıkıntı ve özlem"dir. Tema bu bakımdan bireysel bir özellik göstermektedir. turkeyarena.net Bu bakımlardan şiirin teması ve ahenk unsurları ile yapısı ve söyleyiş tarzı arasında bir ilişki vardır.
    1. Bkz. Servet-i Fünun Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)
    "Hasta bir telde hasta bir nağme feyfa-yı binasibimde hasta bir genç kadındı sanki deniz" ifadeleri sembolizm akımına göre dış dünyadaki varlıkların algılanış biçimini göstermektedir. İnsanın iç dünyasının somut varlıklar aracılığıyla anlatılması söz konusudur.
    Şiirdeki imgeler (bkz. 1. Etkinlik) yine sembolizm akımına uygun olarak duyguların ve izlenimlerin dış dünyadaki varlıklar ile simgeleştirilmesi böylelikle de insan duyguları ve dış dünya ile bir bağlantı sağlanması amacıyla kullanılmıştır.
    3. Tahsin Nahit (yukarıda ayrıntılı verilmiştir)

    Anlama Yorumlama
    1. Fecr-i Ati adı ile bu topluluğu oluşturan sanatçılar arasında edebiyat ve kültür hayatını yeniden canlandırmak halkı eğitir yeni bir nesil yaratmak arzusu bakımından bir ilişki vardır. Onlar bu geleceğin gelecekte doğacak güneşin safağıdırlar.

    Sayfa 141
    2. Hasta Bir Telde Hasta Bir Nağme adlı şiir ile Tevfik Fikret'in turkeyarena.net Mai deniz adlı şiiri yapı bakımından Tahsin Nahit'in ruhi durumunu gösteren başta ve sonraki dörtlükler ile bunalımının arttığı orta bent arasındaki ilişki gibi denizin dalgalanışının yapıya yansımış hali olan uzun ve kısa dizelerle yazılmış Ma-i Deniz arasında bir benzerlik vardır.
    Her iki şiirde de iç dünyaya yönelinmiş ruh hali ifade edilmiştir.
    Dil ve Anlatım bakımından her iki şiir de yeni imgeler söz sanatları ve ağır bir dil bakımından benzeşmektedir.

    ÖLÇME DEĞERLENDİRME
    1. ... Servet-i Fünun ...
    2. Doğru cevap (D) seçeneğidir.
    3. Doğru cevap (A) seçeneğidir.
    4. Her iki dönemin şiir aşk ve doğa temalarının işlenmesi sembolizm ve parnasizm akımından etkilenmeleri yapı ile tema ve söyleyiş arasında sıkı bir ilişli kurmaları aruz ölçüsünü kullanmaları ve ağır dille yazılmaları bakımlarından benzerlik gösterir.
    Ayrıldıkları yön ise Fecr-i Aticilerin bir nebze de olsa halka yüzlerini dönmeleridir.

    Sayfa 142
    III. ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
    1. (D), (Y), (D)
    2.
    ... Tevfik Fikret ...
    ... Resim ...
    3.
    Halit Ziya >>> Bir Ölünün Defteri
    Cenap Şehabettin >>> Hac Yolunda
    Tevfik Fikret >>> Tarih-i Kadim
    4. Doğru cevap (D) seçeneğidir.
    5. Doğru cevap (E) seçeneğidir.
    6. Doğru cevap (A) seçeneğidir.
    7. Doğru cevap (B) seçeneğidir.
    8. Servet-i Fünun Edebiyatı halktan kopuk bireysel konuları işleyen ,karamsar bedbin bir ruh haline sahip “sanat sanat içindir.” anlayışını benimseyen yeni imgeler ve tamlamalarla ağırlaşmış bir dil kullanan sanatçıların oluşturduğu bir edebiyattır.
     

Sayfayı Paylaş