11. Sınıf 1. Dönem Dil ve Anlatım Ders Notları

Konusu 'Dil ve Anlatım 11. Sınıf' forumundadır ve Balako tarafından 16 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. Balako Well-Known Member


    II. ÜNİTE: Öğretici Metinler

    Mektup: Bir şeyi haber vermek , sormak, istemek, bir meseleyi tartışmak birinden bir yardım istemek, sevinç veya üzüntü bildirmek için birine veya bir kuruma çoğunlukla posta yoluyla gönderilen yazılara mektup denir.

    Mektuplar işledikleri konulara göre "İş mektupları, özel mektuplar ve dilekçe" olmak üzere sınıflandırılır.

    1-) Özel Mektup: Özel mektupların sol üst köşesinde hitap, sağ üst köşesinde tarih ve yer, sağ alt köşesinde ad, soyad ve imza, sol alt köşesinde adres bulunur.

    Özel mektupların giriş bölümlerinde yazılış gerekçeleri ortaya konur. Gelişme bölümlerinde konu ayrıntılandırılır, değişik konulardan bahsedilir. Sonuç bölümünde karşısındakinin durumu sorulur, mektubun yazarı kendi durumundan bahseder, sevgi ve saygılarını sunar.

    Edebi mektuplarda özel mektup olarak kabul dilir. Divan Edebiyatı'nda Fuzuli'nin "Şikayetname"si edebi mektubun önemli bir örneğidir. Bir kişiden başka bir kişiye yazılan mektupların herkesin okuması için gazete veya dergilerde yayımlanmasına açık mektup denir.

    Türk Edebiyatı mektup türü Tanzimat ile birlikte yaygınlanmıştır. Dünyadaki ilk mektup örnekleri Mezopotamya ve Eski Mısır'da kil tabletlere ve papirüslere yazılmış parçalardır.
    Türk ve Dünya Edebiyatı roman türündeki bazı eserler, mektup türünden yararlanarak oluşturulmuştur.

    • Halide Edip Adıvar'ın "Handan"ı
    • Yakup Kadri'nin "Bir Serencam"ı
    • Reşat Nuri Güntekin'in "Bir Kadın Düşmanı"
    • Balzac'ın "Vadideki Zambak"ı
    • Dostoyevski'nin "İnsancıklar"ı
    • Goethe'nin "Genç Werther'in Acıları"
    • Cenap Şahabettin'in "Haç Yolunda" ve "Avrupa Mektupları" adlı eserleri gezi yazısı olup, mektup türünden yararlanılmıştır.

    Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı Mektup Türündeki Önemli Eserler:

    • Romanya Mektupları / Ahmet Rasim
    • Evrak-ı Eyyam / Cenap Şahabettin
    • Antalyalı Genç Kıza Mektup / Ahmet Hamdi Tanpınar
    • Ziya'ya Mektuplar / Cahit Sıtkı Tarancı
    • Kemal Tayyir'e Mapushaneden Mektuplar / Nazım Hikmet Ran

    2-) İş Mektupları:
    • İş ve ticaretle uğraşan özel kurumlar ve kuruluşlar arasındaki yazışmalar iş mektubu adını alır.
    • İş mektuplarında, resmi bir dil kullanılır.
    • Özel mektuplarda içten, iş mektuplarında ve dilekçelerde resmi bir üslup söz konusudur.
    • Özel mektuplarda daha çok öyküleyici ve açıklayıcı anlatım türleri kullanılırken iş mektubu ve dilekçede emredici anlatım kullanılır.

    3-) Dilekçe:
    • Kişilerden makam veya dairelere bir dileği iletmek amacıyla yazılan mektuplara dilekçe denir.
    • Resmi kurum ve kuruluşlar arasındaki yazışmaları içeren resmi mektuplar gibi, dilekçelerde resmi mektuptur.
    • Dilekçelerde sağ üst köşeye tarih yazılır.
    • Hitap bölümünde makamın adı kağıt ortalanarak yazılır.
    • Kısa, açık ve resmi bir üslupla dilekçe metni yazılır.
    • Dilekçenin sonunda satır başı yapılarak "arz" veya "rica" edilir.
    • Dilekçeler üst makama sunuluyorsa "arz" edilir, alt makama sunuluyorsa "rica" edilir. Eş makamlar arasında ise "arz ve rica" edilir.
    • Sağ alt köşeye tarih, imza, ad ve soyad yazılır.
    • Sol alt köşeye kendi adresiniz yazılır.
     



  2. halil.ibrahim New Member

    eyvallah her dersten yardımcı olmuşsun
     
  3. Balako Well-Known Member

    Rica ederim.
     
  4. Balako Well-Known Member

    ANLATIM BOZUKLUKLARI

    *Anlatım bozuklukları konusu, öğrenciler tarafından en zor konu olarak algılanmaktadır. Bu aslında bir bakıma doğrudur. Çünkü, bu konu, tüm dilbilgisi konularını içermektedir. Yani anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, diğer dilbilgisi konularının iyi bilinmesi gerekir.
    *Anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, öncelikle kaliteli bir cümlenin nasıl olması gerektiği kavranmalıdır.
    *Kaliteli bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Cümle kolay anlaşılır olmalıdır. Cümlede kelimeler özenle seçilmelidir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmemelidir. Cümle kısa ve akıcı olmalıdır. Cümlede yapmacıksız ve içten bir anlatım olmalıdır.
    Öss ile ilgili kaynaklarda, anlatım bozukluklarının sebepleri, başlıklar altında ele alınmıştır. Bunlar genel olarak şöyledir:


    KALİTELİ BİR CÜMLEDE:

    Ø Gereksiz sözcük bulunmamalıdır.
    Ø Anlamca çelişen sözcükler bulunmamalıdır.
    Ø Yanlış anlamda sözcük kullanılmamalıdır.
    Ø Yardımcı eylem gereksiz kullanılmamalıdır.
    Ø Sözcükler yanlış yerde kullanılmamalıdır.
    Ø Anlam belirsizliği bulunmamalıdır.
    Ø Yapısı yanlış sözcük bulunmamalıdır.
    Ø Deyimler, yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
    Ø Atasözleri yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
    Ø Mantık hataları bulunmamalıdır.
    Ø Tamlama yanlışları yapılmamalıdır.
    Ø Ekler yanlış kullanılmamalıdır.
    Ø Tümleç eksikliği olmamalıdır.
    Ø Yüklem eksikliği, ek-fiil eksikliği olmamalıdır.
    Ø Özne eksikliği olmamalıdır.
    Ø Özne ve yüklem, olumluluk ve kişiler açısından uyumlu olmalıdır.


    Not: Bir cümlede (ben-sen),(ben-o),(ben-siz),(ben-onlar),(sen-biz) zamirleri özne olursa, yüklem birinci çoğul şahıs (biz) olur.
    Ben ve sen ileride oynayalım.
    Benle o, sinemaya gittik.

    Not: Bir cümlede (sen-o)(sen-siz)(sen-onlar) zamirleri özne olursa, yüklem ikinci çoğul şahıs (siz) olur.
    Sen ve Ahmet nereye gidiyorsunuz?

    Not: Özne ve Yüklemin tekil-çoğul uyumu:
    A)Özne insan ise;
    1)Özne tekil ise, yüklem tekil olur.
    2)Özne çoğul ise, yüklem tekil veya çoğul olabilir.

    B)Özne insan dışı bir varlık ise;
    Özne ne olursa olsun, yüklem tekil olur.

    İstisna: Saygı anlamı için, tekil özne, çoğul yüklem kullanılabilir.
    Müdür Bey geldiler.

    Not: Özne birden çok olmayı ifade eden sıfat alırsa ya da belgisiz zamir olursa, yüklem tekil olur.
    Üç kişi yanıma geldi.
    Birçok insan bu bölgeye göç etti.
    Herkes aynı şeyi yapıyor.

    Not: Kişileştirme yapıldığı durumlarda çoğul özne çoğul yüklem kullanılabilir.
    Karlar havada ahenkle dans ediyorlar.



    Anlatım Bozukluğu Olan-Olmayan Cümleler:

    *Hiç kimse onu hor görmüyor, ona yardım ediyordu.
    Özne-yüklem olumluluk açısından uyumsuz.
    Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

    *Bu konuda yetkililerle konuşarak, onların görüşünü almayı düşünüyoruz.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bu tür dergilerin sayısı gittikçe azalıyor, okunmaz oluyor.
    Özne eksikliği.
    Virgülden sonra “bu tür dergiler” getirilmeli.

    *Mumumuz bir yana, gaz lambamız; hatta, elektriğimiz bile yoktu.
    Mantık hatası.
    Doğrusu: “Elektriğimiz bir yana, gaz lambamız hatta mumumuz bile yoktu.”

    *Özel ve devlet okulları bu yarışmaya katılacaktı.
    Tamlama yanlışı.
    Özel sözcüğünden sonra “okullar” sözcüğü getirilmeli.

    *Şişmanlıktan kurtulmak için beslenmenize dikkat etmeli, ayrıca düzenli olarak spor yapmalısınız.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Toplantıda pasta ve meyve suyu ikram edildi.
    Tamlama yanlışı. Pasta suyu gibi algılanıyor.
    Doğrusu: “Toplantıda meyve suyu ve pasta ikram edildi.”

    *Ona, çok kızmaz ama öcünü alırdı.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Ama sözcüğünden sonra “ondan” sözcüğü getirilmeli.

    *Çayı bazen, kolayı hiç içmem.
    Yüklem eksikliği.
    Bazen sözcüğünden sonra “içerim” sözcüğü getirilmeli.

    *Yıllar önce, sevdiğim bir şairin, beğendiğim bir kitabını almıştım.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Dün, onu bir kez daha okuyarak, anılarımı tazelemek istedim.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Tatlı kurabiyeden az, tuzlu kurabiyeden hiç yemedim.
    Yüklem eksikliği.
    Az sözcüğünden sonra “yedim” sözcüğü getirilmeli.

    *Saha, top oynamaya elverişli ve müsaitti.
    Gereksiz sözcük kullanımı. Aynı anlamlı sözcükler kullanılmış.
    Elverişli yada müsait sözcüklerinden biri cümleden çıkarılmalı.

    *Kuşkusuz söylediklerin etkilemiş olmalı.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması. “Kuşkusuz” kesinlik ifade eder, “olmalı” ihtimal ifade eder. İkisi aynı cümlede olamaz.
    “Kuşkusuz” yada “olmalı” cümleden çıkarılmalı.

    *Bize karşı çekimser davranıyordu.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “çekimser” değil, “çekingen” olmalı.

    *Eski Ankara Valisi geldi.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
    Doğrusu: “Ankara eski valisi”

    *Her yıl arkadaşıyla Bodrum'a gider, orada uzun bir tatil yapar.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sınıfta kaldığına çok üzüldü, bunu kimseye söyleyemedi.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kardeşini sinemaya götürdü.
    Anlam belirsizliği.
    “Kardeş”in kime ait olduğu belli değil.
    Doğrusu: “Kendi kardeşini” yada “Onun kardeşini” olmalı.

    *Yanlız kalmak, hoşuma gitmez.
    Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
    “Yanlız” değil “Yalnız” olmalı.

    *Haberi alınca ciğeri tutuştu.
    Deyim yanlışı.
    Doğrusu: “Haberi alınca etekleri tutuştu.”

    *Yolda arkadaşlarıyla karşılaştı; onlara, olanları anlattı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Görünen köy tercüman istemez.
    Atasözü yanlışı.
    Doğrusu: “Görünen köy kılavuz istemez.”

    *Kuşlar, neşeyle uçuşuyorlar.
    Özne-Yüklem uyumsuzluğu.
    “uçuşuyorlar” değil “uçuşuyor.” olmalı.

    *Toplumsal yaşamda, herkesin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kağıt tüketimi, bir toplumun gelişmişlik göstergelerinden biridir.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Masanın üzerindeki kağıtlar, kitaplar birbirine karışmış.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sıkıntıdan bir deri, bir göbek kalmıştı.
    Deyim yanlışı.
    “göbek” değil “kemik” olmalı.

    *Bu filmde toplum sorunları irdeleniyor ve topluma ayna tutuyor.
    Özne yanlışı. (Özne eksikliği.)
    Doğrusu: “… ve film topluma ayna tutuyor.”

    *Dün aldığı gazeteleri, dergileri hala okuyamadı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sınav saati yaklaştıkça, heyecanım gittikçe artıyor.
    Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
    “gittikçe” cümleden çıkarılmalı.

    *Bu nüans farkını anlamalısın.
    Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
    “nüans” yada “fark” cümleden çıkarılmalı.

    *Aşağı yukarı, tam yedi yıldır görmüyorum.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
    “Aşağı yukarı” yada “tam” sözcüklerinden sadece biri kullanılmalı.

    *Bütün olasılıklarımı kullandım.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “olasılıklarımı” değil “olanaklarımı” olmalı.

    *Yeni atılımlar yapacağımızı umut ediyorum.
    Yardımcı eylemin gereksiz kullanımı.
    “umut ediyorum” değil “umuyorum” olmalı.

    *Yeni durağa gelmiştik ki, otobüs duraktan ayrıldı.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanımı.
    Doğrusu: “Durağa yeni gelmiştik ki,………”

    *Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Öğretmen okuluna doğru gidiyordu.
    Anlam belirsizliği.
    Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
    “Öğretmen, okuluna doğru gidiyordu.”

    *Mahallemizde manavcılık yapıyordu.
    Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
    “manavcılık” değil “manavlık” olmalı.

    *Üç kişi yanıma geldiler.
    Özne-yüklem uyumsuzluğu.
    “geldiler” değil “geldi” olmalı.

    *Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Dostluğumuzu pekiştiren, anlam kazandıran birçok ortak noktamız var.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Virgülden sonra “ona” sözcüğü eklenmeli.

    *Toplantıda, çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda açıklamalar yapılacak.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kitabı eleştiri ve tenkit yağmuruna tuttular.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “eleştiri” yada “tenkit” sözcüklerinden biri atılmalı.

    *Şüphesiz sen de onu görmüş olmalısın.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
    “Şüphesiz” sözcüğü cümleden çıkarılmalı.

    *Polis öfkeyle geçen arabayı durdurdu.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
    Doğrusu: “Polis geçen arabayı öfkeyle durdurdu.”

    *O kalemi hala arıyor.
    Cümlede anlam belirsizliği.
    Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
    “O, kalemi hala arıyor” yada “O kalemi, hala arıyor.”

    *Kardeşi doğunca, onun ayakkabısı dama atıldı.
    Deyim yanlışı.
    “Ayakkabısı” değil “pabucu” olmalı.

    *O, bizim sınıf öğrencisiydi.
    Tamlama yanlışlığı. (Tamlayan eki eksikliği)
    “sınıf” değil “sınıfın” olmalı.

    *Her toplum, dilini geliştirme yoluna gitmesi gerekir.
    Tamlama yanlışlığı.
    “Her toplum” değil “Her toplumun” olmalı.

    *Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Ne sen, ne kardeşin geldi.
    Yüklem eksikliği.
    Doğrusu: “Ne sen geldin, ne kardeşin geldi.”


    *Dün akşam, rüzgar ortalığı altüst etti.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Çocuğa ninni söylüyor, uyutmaya çalışıyordu.
    Nesne eksikliği.
    Doğrusu: “…, çocuğu uyutmaya çalışıyordu.” (“çocuğu” yerine “onu” getirilebilir.)

    *Dün gece çok garip bir rüya gördüm.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kutuların hepsi aynı görünüyorlar.
    Özne yüklem uyumsuzluğu.
    “görünüyorlar” değil “görünüyor” olmalı.
    *Kimse suçlamıyor, saygı duyuyor.
    Özne-yüklem uyumsuzluğu.
    Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

    *Zor ve çetin günler bizi bekliyor.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “zor yada “çetin” cümleden çıkarılmalı.

    *Boş araziye ağaç ekilecekti.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “ekilecek” değil “dikilecek” olmalı.

    *Enflasyonun düşmesi fiyatlara etki etti.
    Yardımcı eylemin gereksiz kullanılması.
    “etki etti.” değil “etkiledi.” olmalı.

    *Genç adamı bıçaklamış.
    Cümlede anlam belirsizliği.
    Virgül kullanılmalı. “Genç, adamı bıçaklamış.” Yada “Genç adamı, bıçaklamış.”

    *Aldığım telefonu geri iade etmeliyim.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “Geri vermeliyim” yada “iade etmeliyim” olmalı.

    *Yürümeyi bırak, daha doğru dürüst koşamıyordu.
    Mantık hatası.
    Doğrusu: “Koşmayı bırak, daha doğru dürüst yürüyemiyordu.”

    *Başkalarının sorunlarına önem verir, onlara çözümler bulmaya çalışırdı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bu yorucu çalışmanın ardından iyi bir tatil yapmayı düşünüyordu.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Simitleri senin, gazozları benim hesabıma yazdım.
    Tamlama yanlışlığı.
    Doğrusu: “ Simitleri senin hesabına, ……”

    *Sinemayı çok seviyor, fakat gidemiyordu.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Doğrusu: “….., fakat sinemaya gidemiyordu.”


    *Yeni düzenlemeyle, trafik sıkışıklığı önlenmiş, kazalar da büyük ölçüde azalmıştır.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Trenin zamanında kalkmaması, yolcuların canını sıkıyor.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Hatasının farkında ve kibirli olmayan bir insandı.
    Fiilimsi eksikliği.
    Doğrusu: “ Hatasının farkında olan ve……”
     

Sayfayı Paylaş