10.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 126-127 EKOYAY

Konusu 'Edebiyat 10. Sınıf' forumundadır ve EmRe tarafından 26 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Arkadaşlar EKOYAY Türk Edebiyatı kitabı sayfa 126-127 arası yapamayanlar için yardımcı olur umarım.
    Not: Lütfen eksik veya hatalı gördüğünüz yerleri yorum ekleyerek belirtiniz.

    Sayfa 126
    RUBAİ
    16.
    AHENK UNSURLARI
    ölçü: Aruz ölçüsü
    Uyak: “an” tam uyak
    redif: “söyleşelim” redif
    Sese dayalı edebi sanatlar: “m, n” ünsüz seslerin tekrarıyla aliterasyon sanatı vardır.
    YAPI UNSURLARI
    Nazım birimi: dörtlük
    Nazım birimi sayısı: 1
    Uyak şeması: aaba
    Tema: Sevgili
    Nazım türü: Rubai
    Bu özellikler rubai nazım şeklinin özelliklerini yansıtmaktadır.

    10.Etkinlik
    RUBAİ NAZIM ŞEKLİNİN ÖZELLİKLERİ
    - Tek dörtlükten oluşan nazım biçimidir.
    - Kafiye düzeni aaxa ya da aaaa biçimindedir.
    - Rubailerde aşk, şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı ve hayat felsefesi, tasavvuf ve ölüm gibi konular işlenir.
    - Rubai diğer nazım şekillerinden farklı olarak özel bir ölçüyle yazılır. 24 kalıbı vardır.
    - Rubaide ilk iki dize fikrin hazırlayıcısıdır. Asıl söylenmek istenen düşünce 3. veya 4. dizede ortaya çıkar.
    - Genelde mahlasız şiirlerdir. turkeyarena.net
    - Rubai Edebiyatımıza İran Edebiyatından geçmiştir.
    - Rubai’nin en büyük şairi İranlı Ömer Hayyâm (XII yy)’dır. Türk edebiyatının en usta şairleri Kara Fazlî, Azmizâde Haletî, Nâbî ve son dönemde de Yahya Kemâl’dir.

    EK BİLGİ: Rubai Örnekleri
    Esrârını dil zaman zaman söyler imiş
    Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş
    Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâne
    Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş
    Azmizade Haleti
    Günümüz Türkçesiyle
    Gönül, sırlarını zaman zaman söylermiş.
    Gama düştüğü zaman destan söylermiş.
    Âşık olup da ayrılık acısına,
    Ben sabrederim diyen yalan söylermiş.
    ------------------------------------------
    RUBAİ
    Ol dem ki tecelliyat-ı aşk itdi zuhûr
    Kıldı dil-i bî-kararı fevvâre-i nûr
    Şol âteş-i aşka düşmüşümdür ben kim
    Bir lem'asına tahammül itmez bin Tûr
    Azmizade Haleti
    Günümüz Türkçesiyle
    Aşkın eserleri ortaya çıktığında,
    Kararsız gönlü o nurun fıskiyesî kıldı.
    Öyle bir aşk ateşine düşmüşüm ki
    Bir pırıltısına bin Tûr dayanamaz.
    ------------------------------------------
    RUBAİ
    Ya Rab dilimi sehv ü hatâdan sakla
    Endişemi tezvîr ü riyâdan sakla
    Basdım reh-i vâdî-i rubâîye kadem
    Ta'n-ı har-ı nâdân-ı dü-pâdan sakla
    Nef'i
    Günümüz Türkçesiyle
    Ya Rab! Dilimi kusur ve hatadan koru.
    Düşüncemi yalan ve ikiyüzlülükten koru.
    Rubai vadisinin yoluna ayak bastım.
    İki ayaklı anlayışsız eşeklerin ayıplamasından koru.
    ------------------------------------------
    RUBAİ
    Ol göz ki yüzün görmeye göz dime ana
    Şol yüz ki tozun silmeye yüz dime ana
    Şol söz ki içinde sanemâ vasfun yoh
    Sen bâd-ı hevâ dut anı söz dime ana
    Kadı Burhanettin
    Günümüz Türkçesiyle
    O göz, yüzünü görmezse ona göz deme.
    Şu yüz, ayağının tozunu silmezse ona yüz deme.
    Ey put kadar güzel sevgili, vasfının olmadığı sözü,
    Değersiz tut, ona söz deme.
    ------------------------------------------
    Benim halimden haber sorarsan,
    Bir çift sözüm var sana, yürekten:
    Sevginle gireceğim toprağa,
    Sevginle çıkacağım topraktan.
    Ömer HAYYAM

    Şu dünyada üç beş günlük ömrün var,
    Nedir bu dükkanlar, bu konaklar?
    Ev mi dayanır, bu sel yatağına?
    Bu rüzgarlı yerde mum mu yanar?
    Ömer HAYYAM

    11.Etkinlik
    a) Rubailerde aşk, şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı ve hayat felsefesi, tasavvuf, ölüm , hicivlerden nükteye kadar birçok konu özlü biçimde işlenir.
    b) Rubailerde gelecek, insanla ilgili evrensel değerler ve bunlarla ilgili tecrübeye dayalı bilgiler ön plandadır. Rubailer diğer şiir türlerinden farklı olarak özel bir ölçüyle yazılır.Ayrıca yoğun fikir örgüsüne sahip olduğu için rubailerde ahengi sağlamak oldukça güçtür.
    17. İlk rubaide şair sevgilisine seslenerek dünyevi konular hakkında her zaman konuşabileceklerini; ama aşklarının aralarında gizli kalmasını istiyor.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Sayfa 127
    TUYUĞ
    18.Soru
    AHENK UNSURLARI
    ölçü: Aruz ölçüsünün (fâilâtün /fâilâtün / fâilün ) kalıbıyla…
    Uyak: “az” tam uyak
    redif: “olur” redif
    Sese dayalı edebi sanatlar: “m” ünsüzün tekrarıyla aliterasyon; “i” ünlüsünün tekrarıyla asonans
    YAPI UNSURLARI
    Nazım birimi: dörtlük
    Nazım birimi sayısı: 1
    Uyak şeması: aaba
    Tema: Aşk
    Nazım türü: Tuyuğ

    12.Etkinlik
    TUYUĞ:
    Tuyuğ, Türklerin Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin Divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir. Klasik Türk Edebiyatında aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan dört dizelik milli bir nazım biçimidir. Tek dörtlükten oluşur. Kafiyelenişi rubaiyle aynıdır: aaxa. Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara “Musarra Tuyuğ” denir. Manide olduğu gibi, cinaslı uyak kullanılır. Halk şiirinde 11'li kalıpla söylenen mani biçimindeki şiirlere de tuyuğ denir. Aruzun yalnız “fâilâtün - fâilâtün - fâilün” kalıbıyla yazılır.Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir. 14. yüzyıl Azerî şairi Kadı Burhanettin bu türün kurucusu sayılır. Çağdaşı Azerî şairi Nesimi ve 15. yüzyıl Çağatay şairi Ali Şir Nevai bu türde çokça ürün vermişlerdir
    Özellikleri:
    1. Divan Edebiyatına Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.
    2. Kafiye düzeni aaxa ya da aaaa şeklindedir. (manide de öyle)
    3. Dört dizeden oluşur.
    4. Tuyuğlarda genellikle cinaslı kafiye kullanılır.
    5. Tuyuğda, mani ve rubaide olduğu gibi önemli bir fikir söylenmeye çalışılır. Bu nedenle zor söylenen şiirlerden sayılır.
    6. Mahlassız bir şiirdir. turkeyarena.net
    7. Kadı Burhaneddin ve Nesimî bu türün ustalarıdır.
    8. Halk edebiyatındaki maninin karşılığıdır.
    13.Etkinlik
    a) Konu sınırlaması yoktur.Rubaide olduğu gibi şairler dünya görüşlerini, dini-tasavvufi düşüncelerini dile getirirler.
    b) Tuyuğlarda dünya, gelecek ve insanlıkla ilgili evrensel değerler ve bunlarla ilgili tecrüeye dayalı bilgiler ön plandadır.

    RUBAİ İLE TUYUĞ NAZIM ŞEKİLLERİ ARASINDAKİ BENZERLİKLER
    - İkisi de Divan şiiri nazım biçimidir.
    - Tek dörtlükten oluşurlar.
    - Aynı konuları işlerler.
    - Kafiyelenişleri aynıdır.(aaxa)
    - Aruz ölçüsüyle yazılırlar.
    - İkisinde de şair mahlasını kullanmaz.
    RUBAİ-TUYUĞ NAZIM ŞEKİLLERİNİN FARKLILIKLARI
    - Tuyuğ Türklerin Divan edebiyatına kazandırdığı bir nazım şekliyken rubai İran edebiyatından edebiyatımıza geçmiştir.
    - Tuyuğ aruzun yalnızca fâilâtün / fâilâtün / fâilün kalıbıyla yazılır.
    - Manilerde olduğu gibi tuyğlarda genellikle cinaslı kafiye kullanılır.
     

Sayfayı Paylaş