10.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 102-109 EKOYAY

Konusu 'Edebiyat 10. Sınıf' forumundadır ve EmRe tarafından 25 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Arkadaşlar EKOYAY Türk Edebiyatı kitabı sayfa 102-109 arası yapamayanlar için yardımcı olur umarım.
    Not: Lütfen eksik veya hatalı gördüğünüz yerleri yorum ekleyerek belirtiniz.

    Sayfa 102
    OLAYIN OLUŞUM AŞAMALARI:
    - Danişment Gazi’nin Zile’yi fethetmek için hazırlık yapmaları
    - Kafirlerin gece baskını yapıp yüz kişiyi şehit etmeleri ve kaleye çekilmeleri
    - Melik Gazi’nin askerleriyle kaleye hücum etmeleri
    - Abdurrahman Gazinin mancınık almak için Tokat’a gitmesi ve Gümeneklilerin isyan ettiğini görmesi
    - Kafirlerin İslam askerlerine saldırmaları ,bazılarını esir alıp kaleye çekilmeleri
    - Melik’in üzgün şekilde geri dönmesi
    - Melik’in otağında bir papaz görmesi ve onun kaleye giriş yolunu bildirilmesi için gönderildiğini söylemesi
    - Melik Gazinin papazın gösterdiği yoldan gizlice kaleye girmesi
    - Kalenin zapt edilmesi ve Emenos’un öldürülmesi
    - Melik Gazi ve askerlerinin Tokat’a hareket etmesi
    - Düşmanla savaşılması ve Tokat’ın ele geçirilmesi
    22. Danişmentoğulları Beyliği Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından Danişment Gazi Gümüştegin Ahmet Bey tarafından kuruldu. Başkenti Sivas’tır. Beyliğin sınırları zamanla Tokat, Niksar, Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Kayseri, Elbistan ve Malatya’ya kadar ulaşmıştır. Danişment Gazi Anadolu Selçuklu Sultanı I.Kılıç Arslan ile birlikte Haçlılara karşı büyük başarılar kazandı. turkeyarena.net Verilen metinde Danişment Gazi’nin Haçlılara karşı gösterdiği kahramanlıklarla Zile ve Tokat’ı ele geçirdiğini görüyoruz. Tarihi gerçeklikler metinde olağanüstü özellikler katılarak anlatılmıştır.
    23. Alp kelime anlamı yiğit, kahraman, bahadır ve cesur olup savaş meydanlarında gözünü kırpmadan hak uğrunda çarpışan askerdir. Türkler İslam’ı kabul etmeden önce cihan hâkimiyeti sloganı ile Alp ruhuyla savaşırken İslamiyet’i kabul ettikten sonra eren ruhunu da bünyesine sindirerek Alperenlik ruhuyla İla-yı Kelimetullah üslubunda cihad karakterini kazanmıştır. İ’la-yı Kelimetullah, Allah’ın ismini ve Kitabını (yani sözleri ve mecmuası olan Kur’anın yasa olarak uygulanması) yüceltmek demektir. Alp’lik ilk olarak Gazneliler devrinden itibaren Müslüman emirlerin hükümlerinde kullanılmaya başlamıştır. Abdulkerim Satuk Buğra Han’ın İslamı kabul etmesiyle birlikte erenlik vasfı, (yani İslamın yaşayış biçimini de alarak) Alperenlik sıfatına kavuşarak Müslüman olan Türkler arasında yayılmıştır.Örneğin Alptegin, Alpaslan, Alp-er han ve Osmanlılarda Gündüz Alp gibi isimler de kullanılmaya başlanmış ve aynı zamanda da Mücahid dervişlere de Alperen denilmeye başlanmıştı. Alperenler Osmanlının kuruluşunda büyük rol oynamışlardır. Alperenler daha ziyade sınır boylarında görev almışlardır. Devletin sınırları genişledikçe uç boylarına doğru kayarak orada İslamı yaymak suretiyle büyük tebliğ görevini yaparken düşmana karşı savaşmayı da Alperenlik ruhuna uygun olarak yaparlardı.
    24. Danişmentname adlı metinde
    - Kısa cümleler kullanılmıştır.”
    - Oğuz Türkçesinin özelliklerini taşımaktadır.
    - Özgün metinde kullanılan bazı seslerle günümüz Türkçesindeki sesler arasında farklılaşmanın olduğu görülmektedir.
    SES DEĞİŞİKLİĞİNE UĞRAYAN KELİMELER:
    - Kılur > kılar (u>a değişimi)
    - Kal’a > kale (a>e değişimi)
    - Kapusın > kapısını
    - Açup > açıp
    - Turdılar > durdular
    - Karşu> karşı
    - Turup > durup (t > d değişimi)
    - Ceng iderlerdi > cenk ederlerdi (i>e & g>k değişimi)
    - Kalup > kalıp
    - Kafirün >kafirin
    - Niçesi > nicesi
    - Ugrın (gizli) >günümüzde kullanılmamaktadır
    - Kankı> hangi
    - Var-ısa> varsa
    - Bağladılar > bağladılar (g>ğ değişimi)
    - İrdiler > erdiler
    25.
    Battal-Name:
    Konu: Battal Gazi’nin İstanbul macerası
    Kişiler: Her ikisinde de zalimlerle mücadele eden ve bu mücadele esnasında büyük kahramanlıklar gösteren ideal tipler (Battal Gazi-Danişment Gazi) vardır.Ayrıca ana kahramanın yanında olayın akışında ikinci dereceden etkili yardımcı karakterler vardır.
    Abdurrrahman-i Tokadi, Şah Şattat, Eyyüb, Süleyman, Emiran …)
    Olay Örgüsü: Ana olaya bağlı sebep-sonuç ilişkisi içinde gelişen yer yer olağanüstü nitelikler taşıyan olay örgüleri vardır.
    Mekan: Rum,Malatya şehri,Cebel Dağı, Bağdat,meydan, " gibi mekanlar...Bu mekanlar “yer “adı olarak geçmiş, tasvirlerle anlatılmamıştır.
    Zaman: “Bir gün, ertesi gün,sonra, o dem" gibi belirsiz zaman ifadeleri..."
    Danişmentname:
    Konu: Danişment Gazinin Haçlılara karşı gösterdiği kahramanlıklar
    Kişiler: Her ikisinde de zalimlerle mücadele eden ve bu mücadele esnasında büyük kahramanlıklar gösteren ideal tipler (Battal Gazi-Danişment Gazi) vardır.
    Ayrıca ana kahramanın yanında olayın akışında ikinci dereceden etkili yardımcı karakterler vardır.
    Abdurrrahman-i Tokadi, Şah Şattat, Eyyüb, Süleyman, Emiran …)
    Olay Örgüsü: Ana olaya bağlı sebep-sonuç ilişkisi içinde gelişen yer yer olağanüstü nitelikler taşıyan olay örgüleri vardır.
    Mekan: “Turhal,Zile,kale,kilise,Tokat,Firenk Dağı gibi mekanlar…” Bu mekanlar yer adı olarak geçmiş, tasvirlerle anlatılmamıştır.
    Zaman:
    “Bu arada, o gece, akşam vakti,bu haberi alınca, sabah olup…” gibi zaman ifadeleri kullanılmıştır.
    Her iki eser de destan geleneğine bağlı olarak oluşturulmuştur.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Sayfa 106
    26. Hurşidname adlı metnin anlatım biçimi öyküleyici anlatımdır.
    27. ”Hurşidname” adlı metinin olay örgüsü
    - Hurşid ile Boğa Hanın savaş meydanında karşılaşmaları
    - Hurşid ile Boğa Hanın diyalogları
    - Hurşid’in yüzünden zırhı kaldırması ve Boğa Hanın Hurşid’in güzelliğinden kendinden geçmesi
    - Hurşid’in Boğa Hanı öldürmesi
    28. Teması aşktır.
    EK BİLGİ: (mutlaka okuyunuz)
    Bu eserin tenkitli metnini hazırlayıp inceleyerek ilim âlemine
    sunan Prof Dr. Hüseyin AYAN “Hurşîd-nâme’de Aşk” başlığıyla, eserdeki beşerî ve ilahî aşkın tezahürü üzerinde durmuştur. H. Ayan burada, beşerî aşkla ilahî aşkın eserde yan yana
    yürüdüğünü ve bunların birbirinden ayrılmasının güçlüğünü belirtir. Hurşîd’in
    güzelliği, bu güzelliği görenin bayılması ve uzun süre kendisine gelememesi,
    görmeden âşık olma, aşkın ve âşıkların hâlleri, aşk-akıl ilişkisi, aşkın söz, saz ve resim yoluyla ortaya çıkışı ve sözün etkisi… gibi konuların ele alındığı kısımda, Şeyhoğlu’nun aşk hakkındaki fikirleri de verilmiştir. H. Ayan bunları şöyle sıralar:
    1. Aşkın gizli nice dünyaları vardır ki akıl bunlardan asla
    haberdâr olmaz,
    2. Aşka boyun eğmeyenler bu âlemlerden bîgânedir,
    3. Âşık olmayan insanların kişiliği yoktur,
    4. Âşık olmayan insanlar gözden, kulaktan dilden ve dudaktan lezzet alamazlar,
    5. Âşık olmayan insanlar, ne insanın ne kâinatın sırrını ve seyrini temâşâ edemezler.”
    H. Ayan bunlardan sonra; bu beş unsurla aşkı târif ederek çeşitli açıklamalar yapmayı da ihmâl etmez. Bu açıklamalarda görülen husus, beşerî aşkın tarifine, ilâhî aşkı karıştırma temayülünün ağır basmakta olduğudur.” değerlendirmesini yapar.
    29. Metin olağan üstü özellikler taşıyan gerçek hayatta karşılaşamayacağımız olaylar ve karakterlerin olduğu tamamen kurmaca bir metindir.
    2.Etkinlik
    HURŞİD: İran Şahının kızı.Uğruna ölünecek kadar güzel, kıvrak zekalı, iyi eğitimli, savaşçı, yiğit, cesur…
    FERAHŞAD: Mağrib ülkesinin hükümdarının oğlu, Hurşid’e aşık…
    30.
    zaman: “yüzünden örtüyü kaldırdıktan sonra, geceleri, ertesi günü, savaşın kızıştığı sırada…” gibi belirsiz zaman ifadeleri
    mekan: “Bir kaleye, Mağrib şehri, savaş meydanı” gibi mekanlar…Bu mekanlar sadece yer adı olarak geçmiş tasvir edilmemiştir.
    31. Metnin manzum kısmında 4. 7. 12. 15. 16. 20. 22. 23. beyitlerde sanatlı söyleyiş vardır. Örneğin; 12.beyitte “Bütün kemiklerinin bağı çözüldü, kuşu uçtu, budağı sarsıldı.”
    Mübalağa istiare
    20. beyitte “Güneşin yüzünden kara bulutun kalktığı gibi hemen ay yüzünden zırhı kaldırdı.”(teşbih sanatı) vb….
    Bu sanatlı söyleyişler anlatımı kuvvetlendirmekte, ifadenin süslü ve edebi olmasını , söylenmek istenenin zihinde daha belirgin ve güzel bir şekilde anlatılmasını sağlamaktadır.
    32. Mesnevinin uyak şeması: aa/ bb/ cc/dd /ee / ff (mesnevilerde her beyitin kendi arasında uyaklı olduğunu unutmayınız.)
    33. Hurşidname mesnevisinde mesnevi türüne ait özellikler:
    - Beyitlerle yazılmıştır.
    - Uyak düzeni aa/ bb/ cc / dd/ ee/ ff…dir.
    - Aşk teması işlenmiştir.
    - Aruz ölçüsüyle yazılmıştır.(Kalıbı mefâîlün / mefâîlün /feûlün )
    - Öyküleyici anlatımla masal havasında anlatılmıştır.
    34. ŞEYHOĞLU MUSTAFA’NIN EDEBİ KİŞİLİĞİ:
    ·14.yüzyılın şöhretli mesnevi yazarıdır.
    ·Edebi yönü çok kuvvetlidir.
    ·Nesir alanında da oldukça ustadır.
    ·Eserlerini Türkçe ile yazmanın güçlüğünden şikayet eder.
    ·İran edebiyatının önde gelen isimlerinden ve özellikle bunlardan Ferîdüddîn Attâr ve Senâî’nin, Şeyhoğlu’nun edebî kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynamıştır.
    · “Şair, Hurşîd ü Ferahşâd’da, o zamana kadar bir
    mesnevide bulunması belirlenmiş hususların hiçbirisini ihmal etmemiştir.
    ·Şeyhoğlu Mustafa, Şehnâme’den aldığı epizot ve motiflere başka kaynaklardan ve özellikle Türk tarihi ve geleneklerinden ilâveler yaparak bunları yerli yerine koymuş, olayın bütün inceliklerini nazımla söylemiş ve bu uğurda büyük emek harcamıştır. Eserin hacmi (7903 beyit) yanında, her beytine büyük özen göstermiştir.

    Sayfa 107
    1.
    Metin çekirdek bir olay çevresinde oluşmuştur: Battalname, Dede Korkut, danişmentname
    Metin tamamıyla kurmacadır: Hurşidname
    2.
    Battalname: Nesir
    Dede Korkut: Nazım-nesir
    Danişmentname: Nesir
    Hurşidname: Nazım
    3.
    Battal Gazi: Kahramanlık yönü bulunan gözü pek, yiğit, cesur bir komutan...
    Boğaç Han: Yiğit, cesur,kahramanlık yönü bulunan aile değerlerine bağlı...
    Danişment: Kahramanlık yönü bulunan gözü pek, yiğit, cesur, alperen
    Hurşid: ğruna ölünecek kadar güzel, kıvrak zekalı, iyi eğitimli, savaşçı, yiğit, cesur…
    4. Bu kahramanların ortak özellikleri olağanüstü özellikler gösteren kahramanlık yönleri olan ideal tiplerdir. turkeyarena.net
    5. Eserlerdeki çekirdek gerçeklik zamanla halkın hayal gücünün etkisiyle olağanüstülükler kazanmıştır.Bu dönem metinlerinde fetih , gaza ve kahramanlık temaları halk arasında büyük rağbet görmüştür.
    6.
    - Olağanüstülüklerin görülmesi
    - İdealize edilmiş kahramanların varlığı
    - Olay örgüsü yer ,zaman ve kişi unsurlarının metnin yapısını oluşturması
    - Öyküleyici anlatımın kullanılması
    - Hurşidname hariç anonim nitelikte olması gibi özellikler metinlerde yer alan masal ve destan unsurlarıdır.
    - Dönemin zihniyetini yansıtması (destan unsurları)
    7. Bunun sebebi kahramanlık temasının her dönemde hep ilgi görmesi ve insanoğlunun ideal olan her şeye ilgi duyması ve yüceltmesi olabilir.
    8. LEYLA İLE MECNUN, DELİ DUMRUL
    9. Her iki metnin yapısı olay örgüsü, yer zaman ve kişilerden oluşur.Her iki metinde de ilahi bakış açılı anlatıcı ve epik bir anlatım ,yalın ve anlaşılır bir dil vardır.Her iki metinde de kahramanlık teması işlenmiştir.
    Benzer özellikler taşımasının sebepleri:
    • ikisinin de Türk kültüründen beslenmesi
    • İkisinde de milli değerlerin ön plana çıkarılması
    • İkisinde de kahramanlık temasının işlenmesi
    • İkisinde de topluma mâl olmuş lider vasıflı kişilerin bulunması
    • Edebi geleneğin etkisi
    Sayfa 109
    DEĞERLENDİRME:
    1. DEDE KORKUT HİKAYELERİNİN TÜRK EDEBİYATI AÇISINDAN DEĞERİ VE ÖNEMİ:
    Dede Korkut Hikayeleri destan geleneğinden halk hikayeciliğine geçişin ilk ürünüdür.Bu hikayeler Türk ruhuna Türk düşüncesine Türk kültürüne ışık tutan en açık belgelerdir.Destan özellikli ve pek çok halk kahramanının mücadeleleri anlatılan Dede Korkut hikâyelerinde; güzel ve hikmetli sözler, Türkler’in tarihine ait rivayetler, han ve beyler hakkında methiyeler, Türk töresine ait pek çok konular işlenerek, iyilere methiye ve kötülere eleştiri vardır. “Dede Korkut Kitabı”nda (Dede Korkut ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan=Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı) 12 destan özellikli hikâye yer alır ve bu kitap, İslâm öncesi ve sonrasında Türkler’in yaşayışını, dilini, tarihini, edebiyatını ve kültürünü içerir. Akıcı ve halkın kullandığı Türkçe ile yazılmış olan bu kitap; gerçek bir şaheserdir. Kitapta, “Dede” ve “Ata” olarak geçen ve “Korkut Ata” olarak da bilinen Dede Korkut, Türkmen, Kazak, Özbek ve Karakalpak boyları arasında bu adlarla bilinmektedir.Türk dünyasının bilge atası olan Dede Korkut ve onun hikâyelerinde; Türk toplumunun savaşları ve barışları ile birlikte, aile ve eğitim yapısıyla üstün ahlâk ve karakter sağlamlığı dikkati çeker.
    2. (Y)
    3. (D)
    4. (Y)
    5. Danişmentname
    6. kahramanlık , aşk
    7. (A) aa/bb/cc/dd/ee…
    8. (A)
     

Sayfayı Paylaş