10 Kasım Atatürk İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 1 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    10 KASIM TÜRKÜSÜ

    Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
    Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
    Ulusun egemen olduğunu
    Özgür olduğunu
    Haykıracağım haykıracağım işte,
    Senin sustuğunca!

    Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
    Ana baba oğul kız,
    Dere tepe bucak köy,
    Yeryüzü yaşamalarımla değil
    Oralarda, Senin gittigince!

    Atatürk, taşıyacağım
    Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
    Senin taşıdığını;
    Yurdun gök ülküsü
    Dalgalanırken,
    Senin bayrağını yücelteceğim.
    Senin çıktığınca.

    F. Hüsnü DAĞLARCA


    10 Kasım Şiiri

    Bir kalp durdu denilmiş
    10 Kasım 1938’de
    Hani ya durmuş mu?
    O günden bu güne
    Milyonlara ulaşmış
    Durdu denilen kalp
    Her geçen gün
    Çoğalarak....
    Dünyanın dört bir yanında
    Ve ritim tutarak atıyor
    Tüm yüreklerde...
    Kalbimizdesin...

    Burhan Küçük


    ATATÜRK'Ü DUYMAK


    Ulu rüzgâr esmedikçe
    Yaşamak uyumak gibi.
    Kişi ne zaman dinç;
    Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

    Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
    Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
    Ekmek olmak için önce
    Buğday olmak gibi.

    Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
    Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
    Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
    Her ışık-kaynak gibi.

    En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
    Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
    Daha da yakınsın, daha da sıcak
    Bıraktığın toprak gibi.

    Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
    Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
    Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
    Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

    Behçet NECATİGİL


    ATATÜRK'Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Ben de yaşıyorum demek,
    İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler'le,
    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Elele
    Yanınızdayım

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Daha ferah içim,
    Gök daha geniş denizler daha geniş,
    Vatan ya vatan,
    Vatan sonsuzluktan gelmiş
    Sonsuzluğa açılan yol
    Vatan siz.

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Bilin ki
    Ben de yaşarım,
    Bir sevinç düştü mü içinize
    Bir keder düştü mü içinize
    Bilin ki
    Aranızda ben varım.

    A. Rıza ERGÜVEN


    ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

    Siz beni halâ anlayamadınız .
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
    Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz.
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
    Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık,
    bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
    Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
    Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.
    Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

    Bana, muştular getirin bir daha,
    uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
    Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
    halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
    Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların..
    Mustafa Kemâl'i anlamak gözboyamak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..

    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
    laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
    Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..
    Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...
    Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..
    Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
    birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
    Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
    Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
    paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
    Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,
    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...

    HALİM YAĞCIOĞLU


    10 KASIM 1952 Şiiri

    Sabahlar, her zaman güzel değildir,
    Her zaman ayrılık akşamla gelmez.
    Al atlar sırtında hoyrattır fecir,
    Hoyrattır, ne kalbler kırmıştır, bilmez.
    Sabahlar her zaman güzel değildir.

    Vakti, bir yerinden bölünce şafak
    İri ve rüyalı gözlerle müphem;
    Nur olmuş içimde sanırım ak pak
    Ayrı bir mânada korktuğum adem,
    Eski düşüncemde, rahat ve uzak.

    Fethe çıkmış gibi duyarım birden
    Eşsiz gururunu bir cihangirin.
    Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
    Vatanca büyümüş asil ve derin
    Bir matem tütmekte şimdi fecirden

    Nefti yalnızlığı başlar zamanın
    Mağfiret ürperir, dağılır, uçar.
    Ölüm korkusuyle dolu bir anın
    Müphem uzletinde ebedî ruhlar;
    Nefti yalnızlığı başlar zamanın.

    Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur,
    Bir garip hali var Dolmabahçe'nin;
    Hala içimizde yüzen gecenin
    Aydınlık bilmeyen devamı durur,
    Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur.

    Ruh için, ölümsüz, derler cihanda,
    Her mevsim onunla güzel her seher
    Bütün esatiri parçalasan da
    Atatürk önünde mağlupsun kader!
    Ruh için, ölümsüz derler cihanda.

    Vehbi KIZILGÜL


    Atatürk Yazar


    Sordum seni;
    Dağına, taşına Türkiye'min,
    Herkes kendinden emin,
    Yükseldi gür sesler;
    Umutlar, sevgiler:
    O biziz, O bizleriz.
    Hepimiz bir parçayız
    Atatürk'ten,
    Bütün doğa,
    Atatürk'ü anar,
    Atatürk'ü şaşar.
    Herşeydir OTürkiyem'de.
    Göller, ırmaklar, ormanlar.
    İmza imza Atatürk yazar.

    M. Vasfi Saral
     



Sayfayı Paylaş