TurkeyArena

Geri git   TurkeyArena > Lise Dersleri > Kimya

Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri

Kimya icinde Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri konusu , Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri ASİTLER Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde; 1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-03-2008, 02:49 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
RüzGaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 14.059
Sponsor Bağlantılar
Standart Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri


Sponsor Bağlantılar


Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri
ASİTLER
Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;

1- Ekşi bir tada sahiptirler.

2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).

3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevasi ve ayrilmamiş molekülerden dolayi olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farkli miktarda serbest Hidrojen birakma egilimindedirler.

Hidroklorik asit (güçlü asit)

HCI H + CI -

Asetik asit (zayıf asit)

C2 H4 O2 (CH3COOH)

Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir.

Asidik olan bir su asit nötralizerleri ile ar ıtılır. Su asidik ise geçtiği yerlerde zamanla mavi-yeşil lekeler ortaya çıkar. pH testleri ile suyun asidik olup olmadığı anlaşılabilir.

Asit nötralizer olarak kalsit kullanıldığı zaman suya karışan çözünmüş kireç taşları su sertliğinin artmasına neden olur.

Soda veya sodyumhidroksit ile de pHyükseltilebilir.

BAZLAR
Bazlar, hidroksit iyonu b ırakan maddelerdir. Örnek olarak Sodyum hidroksit (NaOH) ve amonyum hidroksit (NH4OH) verilebilir.

Sodyum hidroksit,

Na OH Na + + OH -

Amonyum hidroksit,

NH4OH NH4+ + OH -

Genelde;

1- Acı tada sahiptirler.

2- Kaygan hissiyatı verirler.

3- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Litmus kağıdını mavi yaparlar).

Amonyum hidroksit, zayıf bir bazdır ve çökeltiye az miktarda hidroksit iyonu bırakırlar. Güçlü baz ve zay ıf baz durumu da asitlerde olduğu gibidir.

pH
pH suyun asitlik veya bazlık durumunun bir ölçüsüdür ve logaritmik bir ölçüdür. Saf su H ve OH iyonları açısından dengelidir ve PH değeri 7’dir.

PH<7 ise asidik , PH>7 ise baziktir.

PH H+ iyonlarının elektrik potansiyellerine bağlı olarak veya renk indikatörleri ile ölçülebilir.Düşük PH’lı sular çoğunlukla, hız kısıtlayıcı reaksiyon olan katot reaksiyonunu kolaylaştırıp, korozyonu artırır. Bu parametre içme suyunun güvenliği hakkında direk bilgi vermez. Düşük pH ve aynı zamanda düşük TDS ‘li sular korozif olduğu için borulardaki birtakım zehirli metalleri çözebilir. Yüksek pH ‘a sahip sularda da pH’ı yükselten kimyasalların zararlı olup olmadığı belirlenmelidir.

pH: hidrojen iyon konsantrasyonu veya sudaki hidrojen potansiyeli.

pH’ın asitlik ve alkalilikle ilişkisi
Asidite,alkalinite ve pH derecesi ayrı ayrı şeylerdir. Mesela hidroklorik asidin, sülfirik asidin ve hidroklorik asidin 0.1 normal eriyiklerinin (1 litre suda 1 litre eşdeğer gram ağırlıkta asit bulunan eriyik normal eriyiktir.) asiditesi birbirinin aynıdır. Halbuki bu eriyiklerin pH değerleri farklı ve sırasıyla 1.08, 1.20,2.889’dur. Asitlik bir yetenek faktörü olup bazları nötürleştirmek kapasitesi olarak belirlenir; aynı şekilde alkalilikte bir yetenek faktörüdür ve asitleri nötrleştirme kapasitesidir. Halboki pH değeri aksine bir şiddet, yoğunluk faktörü olup hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu gösterir. PH değeri asitlik ve alkalilik aktivitesinin (faaliyet derecesinin) bir ölçüsüdür.

Alkalilik bir sudaki HCO3, CO3 ve OH köklerinin toplamının me/lt veya mg/lt cinsinden eşdeğeri kalsiyum karbonat olarak verilmektedir. Asitlik de aynı şekilde sudaki SO4,CI,NO3 ve diğer asit köklerinin topl***** karşı gelen eşdeğer CaCO3 miktarını me/lt veya mg/lt cinsinden göstermektedir.

Yani alkalilik ve asitlik terimleri eriyikte mevcut HCO3 ve SO4 gibi birçok köklerin ağırlığını göstermekte fakat bunların hiçbiri eriyiğin kimyasal aktivitesi hakkında fikir vermemektedir. Halbuki pH , eriyiğin kimyasal aktivitesinin bir ifadesidir; zira eriyik ne kadar aktif ise o kadar çok iyonize olacak ve içindeki H+ iyonu miktarıda ona göre artacaktır.turkeyarena.com

Günlük hayatta kullandığımız besin ve malzemelerdeki bazı asitler ve bazlar
Günlük hayatta kullandığımız sabun,çamaşır suyu,tuz ruhu,bazı ilaçlar,gazoz,sirke,tıraş köpüğü,cilt bakım kremi,ketçap gibi maddelerin yapısında asit yada baz bulunmaktadır.

Bazı asit ve bazlar ise yediğimiz sebze ve meyvelerde doğal olarak vardır.Hatta bazı asit ve bazların eksikliğinde canlı vücudunda birtakım hastalıklar meydana gelir. Folik asit eksikliğinde aneminin oluşması gibi. Şimdi önemli asit ve bazların özelliklerini ve kullanıldığı alanları inceleyelim.

Formik asit(HCOOH): Bakterilere küf ve mayalara etki eder. Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kullanılır. Karınca salgısında bol miktarda bulunur.

Asetik asit (CH 3 COOH): Sirke asidi olarak bilinir asetik asidin %5-8 lik çözeltisi sirke olarak kullanılır. Asetik asit bir çok ilaç ve endüstri maddesinin hazırlanmasında kullanılır. Tahriş edici kokuya sahip bir sıvıdır. Alüminyum asetat tuzu,taze kesilmiş yaralarda kan dindirici olarak kullanılır.

Sorbik asit (HC 6 H 7 O 2 ): Küf ve mayaların gelişmesine engel olur.Bu özelliğinden dolayı yiyeceklerde antimikrobik koruyucu olarak kullanılır. Kokusu, lezzeti yoktur.

Sülfürik asit (H 2 SO 4 ): Endüstride kullanılan en önemli asit ve dünyada en çok üretilen kimyasallardan biridir. SO 2 kullanılarak Kontak Metodu denilen bir metotla üretilir. Endüstride bir çok alanda kullanılan bu asit,özellikle gübre üretiminde,amonyum sülfat üretiminde,patlayıcı yapımında,boya sanayiinde,petro kimya sanayiinde kullanılmaktadır .

Benzoik asit(C 6 H 5 COOH): Beyaz renkli iğne ve yaprakçık görünümünde bir maddedir. Gıdalarda mikrobik bozunmayı önlemek için kullanılır. En çok kullanıldığı alanlar,meyve suyu,marmelat,reçel,gazlı içecekler,turşular,ketçap ve benzeri ürünlerdir. Benzoik asit,bir çok bitkinin yaprak,kabuk ve meyvelerinde bulunur. Benzoik asit,genellikle sodyum tuzu olarak kullanılır. İlave edildiği gıdanın tadını etkiler.

Folik asit: Folik asit, yaşayan tüm hayvan ve bitki dokularında az da olsa bulunur. Folik asit en çok koyu yeşil yapraklı sebzeler ve gıda olarak kullanılan hayvanların böbrek ve karaciğerlerinde bulunur. Biftek, hububat, sebzeler, domates, peynir ve sütte az miktarda bulunur. Folik asit eksikliğinde vücutta anemi (kansızlık) ortaya çıkar.

Hidrojen sülfür(H 2 S): Renksiz bir gazdır. Kokmuş yumurtayı andıran bir kokusu vardır.Çok zehirlidir. Uzun zaman solunduğunda insanı öldüre bilir. Havada seyrektik olarak bulunduğunda yorgunluk ve baş ağrısı yapar.

Nitrik asit(HNO 3): Nitrik asit,dinamit yapımında kullanılır. Nitrik asidin gliserin ile reaksiyonundan nitrogliserin meydana gelir. Ayrıca nitrik asit NH 4 NO 3 içeren gübrelerin üretiminde kullanılır.

Fosforik asit(H 3 PO4): Saf fosforik asit,renksiz kristaller halinde bir katıdır. Fosforik asit, en çok, fosfatlı gübrelerin yapımında ve ilaç endüstrisinde kullanılır.

Hidroflorik asit(HF): Hidroflorik asit yüksek oktanlı benzin yapımında,sentetik kriyolit(Na 3 AlF 6 ) imalatında kullanılır. Ayrıca hidroflorik asit, camların üzerine şekil yapmak için kullanılır. Bu iş için, önce cam eşya yüzeyi bir parafin tabakası ile kaplanır. Sonra parafinin üzerine bir çelik kalem ile istenen şekil çizilir. Bu çizgilere hidrojen flüorür gazı veya çözeltisi tatbik edilir. Camdaki parafinin temizlendikten sonra camda yalnız sabit şekiller kalır.

Sodyum hidroksit(NaOH): Beyaz renkte nem çekici bir maddedir. Su da kolaylıkla çözünür ve yumuşak kaygan ve sabun hissi veren bir çözelti oluşturur. İnsan dokusuna kaşındırıcı bir etkisi vardır. Sodyum hidroksit, lâboratuvarda CO 2 gibi asidik gazları yakalamak için kullanılır. Endüstride bir çok kimyasal maddenin yapımında, yapay ipek, sabun, kâğıt,boya, deterjan endüstrisinde ve petrol rafinelerinde kullanılır.

Potasyum hidroksit(KOH): Endüstride arap sabunu üretiminde, pillerde elektrolit olarak ve gübre yapımında kullanılır.

Kalsiyum hidroksit(Ca(OH) 2 ): Beyaz bir toz olup, suda hamurumsu bir görünüş alır. Sönmemiş kirece su ilave edilmesiyle elde edilir. Kalsiyum hidroksit asidik gazların uzaklaştırılması, kireç ve çimento yapımı alanlarında kullanılır.

Amonyak(NH 3 ): Renksiz, kendine özgü keskin kokusu olan bir gazdır. Sıvı amonyak özellikleri bakımından suya benzer, polar yapıdadır, hidrojen bağı yapar ve su gibi iyonlarına ayrışır. Amonyak,endüstride en çok azotlu gübrelerin ve nitrik asidin üretiminde başlangıç maddesi olarak kullanılır. Lâboratuvarlarda ise amonyak , zayıf baz olarak ve bir çok kimyasal maddenin elde edilmesinde kullanılır. Amonyak, bilhassa nitrik asit ve amonyum tuzları imalatında, üre, boya, ilaç ve plastik gibi organik madde imalatında kullanılır. Amonyak gazı, normal sıcaklıkta basınç uygulandığında kolaylıkla sıvılaşır. Oluşan bu sıvının buharlaşma ısısı yüksektir (327kkal/g). Bundan dolayı amonyak endüstride soğutucu olarak kullanılır.

Hidrosiyanik asit(HCN): Tabiatta bulunan zehirlerin en kuvvetlisidir. HCN’ nin kokusu şeftali çekirdeği içi kokusuna benzer. Metreküpte 34 miligram HCN varlığında kokusu hissedilebilir. Öldürücü tesir hızı yaklaşık 16 dakikadır. Öldürücü dozu konsantrasyonuna bağlıdır.

Laktik asit: Zeytine lezzet ve bileşenlerinin salamuraya geçişini sağlıyor.

Probiyonik asit: Peynirde, ekmek ve unlu mamullerinde rop hastalığına karşı, küflere karşı etkili bir asittir.

Malik asit: Hafif ekşimsidir. Asitliği düzenlemek için kullanılır. suda çözünürlüğü yüksektir.

Tartarik asit: Çözünürlüğü yüksek bir asittir. Asitlik ve tat için kullanılır. Üzümde bulunur.

Günlük hayatta karşılaştığımız maddelerden bir kısmı asit ve baz içerir. Asit ve bazlar her zaman evimizde bulundurduğumuz bazı mamullerin içinde bulunur. Şimdi bu mamullerin içinde bulunan asit ve bazları sırasıyla aşağıda gösterelim.





RüzGaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 05-03-2008, 02:55 PM   #2 (permalink)
Super Moderator
 
RüzGaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 14.059
Standart

Yiyecek ve içeceklerimize bulunan asitlerin yenilip içilmesinde bir mahsur yokken suni olarak elde edilen asitlerin yenilip içilmesi tehlike arz eder. Simdi sağlığımız için zararlı olan asitleri inceleyelim.

E-230 Sorbik asit: Vitamin B12’yi yok ediyor.

E-250 sodyum nirit, E251 Sodyum nitrat : Kalp damar hastalıkları.(tüm sosis ve salamlarda.)

E-120 Karminik asit: nörolojik hastalıklar.

E-330 sitrik asit: En tehlikeli kanserojen etki maddesi olup ne yazık ki bir çok hazır gıdada bulunuyor.(gofret, meyve suları, bazı hazır çorbalar,teneke konserve turşular, bazı hazır yaprak sarmaları,bazı şekerlemeler.)

E-300 Askorbik asit : Kanserojen etki maddesi. (bazı portakal sulu içeceklerde.)

Yurt dışında yasaklanan bizde hâlâ kullanılan katkılar:

E-211 sodyum benzoat : ketçaplarda bulunur.

E-210 Benzoik asit,

E-211 Sodyum benzoat,

E-213 Kalsiyum benzoat,

E-214 Etil-p-hidroksibenzoat,

E-215 Sodyum etil-p-hidroksibenzoat,

E-216 Propil-p-hidroksibenzoat,

E-217 Sodyum propil-p-hidroksibenzoat

Bunlar renkli draje çikolatalarda ve kaymaklı bisküvilerde kullanılır. Kalp hastalıkları, damar sertlikleri ve tıkanıklıklara yol açan katkı maddeleridir.

Mide ve bağırsak hastalıklarına yol açan katkılar:

E-338 Ortofosforik asit.

E-339 Sodyum fosfat.

E-340 Monopotasyum fosfat.

E-341 Monokalsiyum fosfat.

TURŞU YAPIMINDA ASİDİN ve ASİDİK ORTAMIN ÖNEMİ

İyi yapılmış bir turşuyu yemenin keyfine doyulmaz, ama turşuyu tutturması zordur.Su, tuz, sirke, limon gerekir ve bunların birbire oranıda turşunun kalitesini belirler.Turşu yapmanın amacı, asitli bir ortam meyve ve sebzeleri korumaktır. Tuz ve sirke, ortamda çürükçül bakterilerin ve küflerin çoğalmasına engel olur.tuz az konulursa meyve ve sebzeler çürümeye neden olan bakterilerin ortamda çoğalması nedeniyle bozulur; turşu amacına ulaşamaz.Sebze ve meyvelerin zevkle yenilen turşulara dönüşmesini ies siekede doğal olarak bulunan bakteriler sağlar.Turşu yaparken fermantasyon ürünü asetik asit olan acetobacter bakterilerine oksijensiz bir yaşama ortamı sağlamak için , kavanozun kapağını hava almayacak şekilde kapatmak gerekir.


PEYNİR ve YOĞURT YAPIMINDA ASİDİN ve ASİDİK ORTAMIN ÖNEMİ

Peynir ve yoğurt yapımında da temel görev bakterilerindir. Fakat bu bakterilerin bulunduğu ortam ürünün oluşması için önemlidir. Laktik asit bakterileri adı verilen bu bakteriler oksijensiz solunum yani fermantasyon yoluyla şekeri kullanarak laktik asit açığa çıkarıyor .Bakterilerin belirli sıcaklık aralıklarında yaşayabilmesinin nedeni ise enzimlerdir.Enzimler protein yapısında olduğundan işlevlerini ancak belirli sıcaklıklarda gerçekleştirebiliyorlar. Buzullarda çok düşük sıcaklıkta da sıcak su kaynaklarının inanılmaz sıcaklığında da yaşayabilenleri var.Bunun dışında tuz yada asit oranı çok yüksek ortamlarda yaşayabilen bakterilerde vardır.

SULARDA BULUNAN ASİDİK VE BAZİK MADDELER VE BUNUN SUYUN SERTLİĞİNE ETKİLERİ

Sert Sular ve Sertlik

Kolaylıkla sabun ile köpürmeye, lezzeti hoş olmayan, Mg ve Ca tuzlarını ihtiva eden sulara sert su adı verilir. Sert sularda, pratik olarak ekseriye Mg ve Ca Bikarbonatları, kloürler ve sülfatları nazarı itibare alınır. Bu gibi sulsr,buharlaştırıldıklarında fazla miktarda artık bırakırlar.turkeyarena.com

Suya Sertlik Yapan Cisimler

Mg ve Ca tuzlarında başka Fe ve Al’un suda eriyen tuzları suyu sertleştirirler. Bu tuzların başlıca CO 3 = ,Cl - , NO 3 - ve SO 4 = dır. Bu metal tuzları eriyikleri, alkalı sabun eriyikleri ile muamele edilince, suda erimeyen metal sabunları hasıl ederler ya bunların hepsi çökerek bitinceye kadar su köpürmez ancak sertliği veren bütün bu katiyonlar ortadan ayrıldıktan sonra su köpürür. Örneğin, sodyumstearat sabunu (C 17 H 35 COON) ile muamele edilen bir sert sudaki bütün Ca ++ katyonları kalsiyum stearatCa(C 17 H 35 COO) 2 halinde çökünceye kadar su köpürmez. Suların sertliği belirli bir hacimde bulunan sertlik yapıcı cisimlerin ya CaO, MgO veya CaCO 3 MgCO 3 cinsinden mgr. olarak ifade edilir. Bu sertlik dereceleri şu şekilde sınıflanabilir:



Fransız serlik derecesi :

1Frasız serlik derecesi 1 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da vaya 1Frasız serlik derecesi 1 lit.suda 8,42 mgr. MğCO 3 ‘da tekabül eder.

Alman serlik derecesi :

1 Alman serlik derecesi 1 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da vaya

1 Alman serlik derecesi 1 lit.suda 7,14 mgr. MğO ‘da tekabül eder.

İngiliz serlik derecesi:

1 İngilizce serlik derecesi 0,7 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da veya1İngilizce serlik derecesi 1 lit.suda 8,42 mgr. MğCO 3 ‘da

tekabül eder.

Bir suda üç çeşit serlik vardır. Bunlar:

1—Bütün sertlik: Bütün sertliği meydana getiren başlıca katiyon ve aniyonlar şun-lardır:

Ca ++ ve Mg ++ un CO 3 = , HCO 3 - , SO 4 = ,Cl - ve NO 3 - tuzları,

2—Kalıcı sertlik: Kalıcı sertliği meydana getiren iyonlar ise:

Ca ++ ve Mg ++ un CO 3 = ,SO 4 = Cl - ve NO 3 - tuzları,

3—Gidici sertlik: Gidici Sertliği meydana getiren tuzlar ise :

Ca ++ ve Mg ++ un HCO 3 - , tuzlarıdır.

Zira Ca(HCO 3 ) 2 veya Mg (HCO 3 ) 2 tuzları suyun kaynaması esnasında CaCO 3 veya MgCO 3 tuzlarını geriye bırakarak H 2 O ve CO 2 halinde uzaklaşırlar.

Ca(HCO 3 ) 2 CaCO 3 + H 2 O + CO 2


BAZI ARAŞTIRMALAR

1760 yılında arsenat tuzlarından görünmeyen mürekkep geliştirmeye çalışan fransız kimyacısı L.C.Cadet; son derece kötü kokulu bir sıvı elde etti.daha sonra bu sıvının (CH 3 ) 2 As-As(CH 3 ) 2 fomülündeki dikakodil (Eski Yunanca’da kötü kokulu anlamında) bileşiği olduğu anlaşıldı.

Araştırmalar sonucunda alkilmetal bileşiklerinin çok eniş kullanım alanları bulundu.Özellikle organik bileşiklerin sentezinde alkalimetaller geniş ölçüde kullanım alanı buldu. Bugün dahi kulanılanlara örnek olarak, Grignard bileşikleri verilebilir.Grignard bileşikleri susuz ortamda alkil halojenürün magnezyum ile tepkimesinden elde edilir. Bu bileşiklerin ilginç özelliklerindenbiri, değişik maddelerle tepkimeye girerekyeni bileşikler oluştumasıdır. Örneğin su veya asitlerle tepkimeye girince alkan (doymuş hidrokarbon), havanın oksijeni ile alkol, aldehit ve ketonlar ile büyük alkoller oluşmaktadır.

Sofradaki zeytin doğal zeytin mi:

Sofralarımızı süsleyen siyah zeytinlerin asıl renginin siyah değildir. Zeytinlerin ağaçlarda toplanmasının ardından zeytinlerin işlenmesi arasında boyanması da yer alıyor. Zeytin üreten bölgelerde “zeytin boyası” olarak bilinen kimyasal olarak da demir oksit içeren boyayla zeytinlerin doğal renkleri kaybediliyor.(9 Nisan 2000 tarihli Milliyet gazetesinden alınmıştır)
RüzGaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-03-2008, 03:09 PM   #3 (permalink)
Super Moderator
 
Pelin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 10.893
Standart

verdiğin bilgiler için çok saol rüzgar
evet yediğimiz herşey katkılı yurt dışında yasaklanırken bizde neden hala kullanılıyorki malesef türkiyede insan sağlığı çok ucuz ve değersiz insanlar sadece çok kazanma hırsı içindeler gerisi önemli değil
Pelin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-04-2011, 03:45 PM   #4 (permalink)
Aktif Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2010
Mesajlar: 124
Standart

çok işime yaradı teşekkür ederim
Funda3418 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
asit baz etkileri
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Asit yağmurlarının etkileri ve önlemleri Misafir Soru-Cevap 1 20-02-2012 10:35 AM
Vektörlerin Günlük Hayatta Kullanımı RüzGaR Fizik 7 07-04-2011 10:48 AM
Folik Asit Yan Etkileri elif Şifalı Bitkiler 0 15-03-2011 10:07 PM
Tam Sayıların Günlük Hayatta Kullanımı RüzGaR Matematik 0 14-11-2010 12:24 AM
Asit ve Bazların Kuvvetleri ot-gu Çöp Kutusu 0 17-06-2007 11:39 PM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:45 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics