TurkeyArena
TurkeyArena | Sayfanızı Da Tanıtın

Geri git   TurkeyArena > Din Bölümü > Dini Konular > Dini Sohbet

Dinde israf nedir?

Dini Sohbet icinde Dinde israf nedir? konusu , Sual: Dinde israf nedir? CEVAP Dinimizde abes, lüzumsuz şeyleri yapmak, caiz değildir. Mesela boş ve lüzumsuz yere birşeyler karalamak, israf ve abestir. Burada birkaç israf vardır. Zaman, emek, enerji, kâğıt, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-06-2008, 04:13 PM   #1 (permalink)
Arena Üyesi
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Erzurum-Artvin-Bursa
Yaş: 21
Mesajlar: 3.084
Sponsor Bağlantılar
Standart Dinde israf nedir?


Sponsor Bağlantılar


Sual: Dinde israf nedir?


CEVAP

Dinimizde abes, lüzumsuz şeyleri yapmak, caiz değildir. Mesela boş ve lüzumsuz yere birşeyler karalamak, israf ve abestir. Burada birkaç israf vardır. Zaman, emek, enerji, kâğıt, kalem, mürekkep. Hepsinden mühimi de faydalı bir şeyle meşgul olunmamak...

Eğer dünyadaki her ferdin boşa harcadığı zaman, enerji ve emek hesaplansa, dünyada açlık ve yokluk içinde kıvranan milyonlarca insanın ihtiyaçlarına kâfi gelebilecek zaruri meta üretilebilirdi.

İsrafın miktarı ne olursa olsun zararı büyüktür. Küçük sanılan şeyler, yanyana geldiği zaman büyük rakamlar, değerler ortaya çıkar. Damlaya damlaya göl olur, atasözü meşhurdur. Dakikada on damla kaçıran bir musluk ayda 170 litre su akıtmış olur..

Malı, dinin ve mürüvvetin uygun görmediği yerlere dağıtmaya israf denir. Mürüvvet, faideli olmak, iyilik yapmak arzusudur. Dine uymıyan israf, haramdır. Mürüvvete uymıyan israf tenzihen mekruhtur.

Semavi dinlerin hepsinde Allahü teâlâ kötü bir huy olan israfı yasak etmiştir. Dinimizin boşu, abesi, haramı, israfı yasaklamasında insanların saadeti, refahı, adaleti ve herşeyi yatmaktadır.

Cimrilikten Kötüdür

Dinimizde, cimriliğin, israftan daha çok kötülenmesi, israfın cimrilik kadar kötü olmadığını göstermez. Cimrilğin daha çok kötülenmesi, insanlardan çoğunun mal biriktirmeye meyilli olmasındandır. İsrafın kötülüğünü göstermek için, Allahü teâlânın (Yiyin, için, fakat israf etmeyin! Elbette Allahü teâlâ israf edenleri sevmez.) [Araf 31] ve (İsraf etme! İsraf edenler, şeytanların kardeşleridir.) kelamı yetişir. (İsra 26,27)

(Mallarını israf edenlere birşey vermeyin!) emri ile müsrifleri en kötü şekilde vasıflandırıp, (Mallarınızı sefihlere vermeyin!) buyuruyor. (Nisa 5) Firavnı kötülerken (O, israf edenlerden idi) buyuruyor. Hz. Lutun kavmini de, (Siz, israf eden kavimsiniz!) diye kötülüyor. (Zuhruf 5)

Ne israf etmeli, ne de kısmalıdır. Bunların ortasını bulmak ise makbuldür. Buna iktisad etmek denir. Cömertlik de malını iktisad ile kullanmaktır. Resul-i Ekrem efendimiz de cömertlik ile emrolunmuştur. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp israf etme!) [İsra 29]

Allahü teâlâ, salihleri, cömertleri överken buyuruyor ki:

(Onlar sarfettikleri zaman ne israf ederler, ne de cimrilik. İkisi arasında orta bir yol tutarlar.) [Furkan 67]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(İktisad eden sıkıntı çekmez.) [İ. Ahmed]

(İktisad eden zenginleşir, israf edeni fakirleşir.) [Bezzar]

(Yiyip için, giyinin ve tasadduk edin. Fakat israf ve kibirden sakının!) [Buharî]

(Kıyamette herkes, şu dört suâle cevap vermedikçe hesabdan kurtulamaz:

1- Ömrünü nasıl geçirdi?

2- İlmi ile nasıl amel etti?

3- Malını nereden, nasıl kazandı ve nerelere harcetti?

4- Cismini, bedenini nerede yordu, hırpaladı?) [Tirmizî]

Şeytanın Kardeşleri

İsrafın zararları, israf edenlerin şeytana, Firavna ve Hz. Lutun kötü kavmine benzetilmesi ve Allahü teâlânın bunları sevmemesi ve bunlara sefih demesi ve ahırette azab çekmeleri, dünyada aşağı, muhtaç duruma düşmeleri ve pişman olmalarıdır.

İsrafın kötü olmasının birinci sebebi, malın kıymetli olmasıdır. Mal, Allahü teâlânın verdiği bir nimettir. Ahıreti kazanmak, mal ile olur. Dünya ve ahıret, mal ile intizam bulur, rahat olur. Hac, cihad sevabı mal ile kazanılır. Bedenin sıhhat, kuvvet bulması, mal ile olur. Başkasına muhtaç olmaktan insanı koruyan maldır. Sadaka vermek, akrabayı dolaşmak, fakirlerin imdadına yetişmek mal ile olur. Mescidler, mektepler, hastaneler, yollar, çeşmeler, köprüler yaparak insanlara hizmet de mal ile olur. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

(İnsanların en iyisi, onlara faydası çok olanıdır.) [Kudai]

İnsanlara yardım etmek için çalışıp para kazanmak, nafile ibâdet etmekten daha çok sevabdır. Cennetin yüksek derecelerine mal ile kavuşulur. Mal kıymetli olunca, onu israf etmek elbette kötüdür.

Mal nimeti

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, bir kuluna mal ve ilim verir. Bu kul da haramlardan kaçınır, akrabasını sevindirir, malından hakkı olanları bilip verir ise, Cennetin yüksek derecesine kavuşur.) [Tirmizî]

(İki şeyden birine kavuşana gıbta etmek, imrenmek yerinde olur. Allahü teâlâ bir kimseye İslâm ilimlerini ihsan eder. Bu da, her hareketini, bilgisine uygun yapar. İkincisi, Allahü teâlâ, birine çok mal verir. Bu da malını, Allahın razı olduğu, beğendiği yerlere harceder.) [Müslim]

(İyi kimseye malın iyisi, ne güzel yakışır.) [Berika]

Süfyan-ı Sevri hazretleri (Bu zamanda mal, insanın silahıdır. İnsan canını, sıhhatini, dinini ve şerefini mal ile korur.) buyurdu. Büyük bir nimet olan malı israf, Allahü teâlânın nimetine kıymet vermemek, nimeti elden kaçırmak, küfran-ı nimet, yani şükretmemek olur. Bu ise, nimeti verenin azab etmesine sebep olacak büyük bir suçtur. Nimetin kıymeti bilinmez, hakkı gözetilmezse elden gider. Şükredilir ve hakkı gözetilirse elde kalır ve artar. Cenab-ı Hak (Şükrederseniz, verdiğim nimetleri artırırım.) buyuruyor.

(İbrahim 7)

Resûlüllah 's.a.v.' buyurdu: 'Az yemek ve az içmekle, nefsinizle ci-had ediniz. Zira az yemenin ve az içmenin sevabı, kâfirlerle cihad etmenin sevabı gibidir. Allah katında az yemenin ve içmenin sevabından daha makbul sevap yoktur.' Yine buyurdu ki: 'Midesini yemekle dolduranın, gök melekûtuna çıkmasına yol vermezler.' Peygambere: Efdal ''en üstün'' kimdir?" diye sorduklarında:

"Az yiyen, az içen, az gülen ve avret yerini örtecek kadar elbise ile kanaat edendir" buyurdu. Yine buyurdu: "Bütün hallerin efendisi ve büyüğü az yemektir." Yine buyurdu: "Avret yerinizi örtünüz, midenizin yarısını dolduracak kadar yiyiniz. Zira bu peygamberlik hususiyetinden bir cüzdür." Yine buyurdu: "Düşünmek, yani Hak Teâlâ'nın zatını ve sıfatlarını düşünmek bütün ibadetlerin yarısıdır. Az yemek ise, ibadetin tamamıdır." Yine buyurdu: "Hak Teâlâ katında en faziletliniz devamlı tefekkür edip az yemek yiyendir. Hak Teâlâ katında en sevimsiz de çok yemek yiyip çok uyuyanlar ve çok gülenlerinizdir." Yine buyurdu: "Hak Teâlâ az yemek yiyen kulları ile meleklerine övünür ve: "Ey meleklerim! Şu kuluma bakın, ben onu yemek isteğiyle mübtelâ kıldığım halde, o benim için istediğini bırakıyor. Şahit olun ki, benim için bıraktığı her lokmaya karşılık bir büyük derece ihsan edeceğim." Ve buyurdu ki: "Çok yemek ve içmekle kalbinizi öldürmeyiniz. Çünkü kalp ekin gibidir. Ekine fazla su vermekle bozulur." Yine buyurdu: "İnsanın doldurduğu en kötü ve en aşağı kap karnıdır." Yine buyurdu: "İnsana, belini doğrultacak birkaç lokma yetişir. Eğer bu derece yapamazsa, karnının üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye ve üçte birini de teneffüs etmeye ayırsın." Diğer bir rivayette: "Bir kısmını da Allah'ın zikri için ayırsın" diye buyurulmuştur.

İsa (a.s.) buyurur ki: "Kalbinizin Allah'ı görmesini istiyorsanız kendinizi aç ve susuz tutun." Peygamber (s.a.s.) buyurur ki: "Şeytan, insanın vücudunda, kanın damarlarda dolaşması gibi dolaşır. 0 halde siz az yemekle Şeytanın geçiş daraltınız." Yine buyurdu: "Mü'min bir barsak ile, münafık yedi barsak ile yiyor." Hadisin mânası şudur: Münafıkın yemesi; mü'mininkinden yedi kat fazladır.

Hz. Aişe (r.a.) buyurur ki, Peygamber buyurdu: "Daima Cennetin kapısını çalın; belki açarlar." "Ne ile Cennet kapısını çalalım?" dedim. "Aç ve susuz kalmakla" buyurdu.

Ebu Huzeyfe (r.a.) bir gün Peygamberin yanında geğirdi. Peygamber: "Bu fiili bırakın. Zira bu dünyada çok fazla yiyen, öbür dünyada çok fazla aç olur."

Hz. Aişe buyurur ki: "Peygamber hiçbir zaman doyuncaya kadar yemezdi. Bazen çok aç kaldığına acırdım. Birgün elimi mübarek karnı üzerine koyup: Sana canım feda olsun, ya Resûlallah! Dünyadan aç kalmayacak kadar faydalansan ne olur? dedim. "Ey Aişe! Benim peygamber kardeşlerimden Ülülazim olanlar benden daha ileri gitmişler ve herbiri Hak Teâlâ katında çeşitli ihsanlara kavuşmuştur. Korkarım ki, eğer dünya nimetlerinden faydalanırsam, benim derecem onların derecesinden aşağı olur. Birkaç gün sabır etmeyi, kıyamet gününde az nasip almaya tercih ederim. Hem de kardeşlerime ulaşmak kadar sevdiğim birşey yoktur" buyurdu.

Hz. Aişe (r.a.) der ki: "Allah'a yemin olsun ki, Peygamber bunu söyledikten sonra bir haftadan çok yaşamadı."

Fatımatü'z-Zehra eline bir parça ekmek alıp Peygamberin yanma geldi. Resûlüllah: "Ey Fatıma! Bu nedir?" buyurdu. Fatıma: "Ya Resûlallah! Bir ekmek pişirdim, sensiz yiyemedim" dedi. Resûlüllah buyurdu ki: "Ey Fatıma, üç günden beri babanın ağzına girecek yemek bu getirdiğin ekmektir." Ebû Hüreyre der ki: "Hiçbir zaman Peygamber evinde üç gün üstüste buğday ekmeğini doya doya yememişlerdir." Ebu Süleyman-ı Daranî der ki: "Akşam yemeğinden bir lokma az yemeği, gece sabaha kadar namaz kılmaktan evlâ görürüm." Fudayl bin Iyad kendi nefsine hitaben: "Neden korkuyorsun, aç kalmaktan mı? O nerede?.. Cenab-ı Allah açlığı Muhammed Mustafa ve ashabına nasib etmiştir. Sana ve senin gibilere onu nasib etmez" derdi.

Kehmeş (Rahmetullahi Aleyh) dedi ki: "Allahım, beni aç ve çıplak tutuyorsun, geceleri beni kendinle başbaşa bırakıyorsun. Bu dereceyi hangi ibadetle buldum. Bana yaptığın ihsanı ancak velilerine yaparsın." Malik bin Dinar der ki: "Saadetli, yalnız kifayeti kadar zahiresi olup kimseye muhtaç olmayan kimsedir" dedi. Muhammed bin Vasi: "Saadetli, sabah, akşam aç olan ve bununla Hak Teâlâ'ya şükür edip halinden razı olan kimsedir." Sehl-i Tüsterî der ki: "Akıllı ve basiretli olan büyük zatlar düşündüler, din ve dünyaya aç kalmak kadar faydalı birşey bulamadılar. Âhiret içinde doya doya yemek yemek kadar zararlı birşey bulamadılar." Abdulvahid (r.h.a.) der ki: "Hak Teâlâ aç kalmayan hiçbir kimseyi dost edinmedi; su üzerinde yürümeyi de yalnız aç kalanlara ihsan etti ve tayy-ı mekân edip bir gecede nice fersah yol yürümeyi de ancak aç kalanlara verdi." Hadiste: "Musa (a.s.), Allah ile konuştuğu kırk gün hiçbir şey yemedi." buyurulmaktadır.







abdulkadir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.turkeyarena.net/dini-sohbet/17026-dinde-israf-nedir.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
dinde israf — Yandex: 1 milyon sonuç bulundu This thread Refback 03-03-2013 05:58 PM

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Haksız Fiil nedir, Koşulları nedir Cezası nedir SaVaŞ Hukuk Rehberi 0 03-02-2012 10:08 AM
Kaos Teorisi Nedir, Ne Demek, Kaos Kuramı Nedir RüzGaR Fizik 0 06-12-2009 04:25 PM
Frekans Nedir, Frekans Birimi Nedir, Frekansa Örnekler RüzGaR Fizik 0 25-12-2008 03:41 PM
Dinde Sabun Gibidir ŞEHİT Dini Sohbet 0 29-02-2008 04:53 PM
Din Nedir,islam Nedir? ŞEHİT Dini Sohbet 3 14-02-2008 08:59 PM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:16 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics