TurkeyArena
TurkeyArena | Sayfanızı Da Tanıtın

Geri git   TurkeyArena > Lise Dersleri > Coğrafya

Türkiye Fiziki Coğrafyası Konu Anlatımı

Coğrafya icinde Türkiye Fiziki Coğrafyası Konu Anlatımı konusu , Türkiye Fiziki Coğrafyası Alp Orojenik kuşağı içerisinde yer alan Türkiye, 1 132 m'lik ortalama yüksekliği ile oldukça yüksek bir ülkedir. Rusya Platformu ile Arabistan bloğu arasında sıkışarak yükselen Anadolu'nun kuzeyinde ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-05-2010, 02:05 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
RüzGaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 24
Mesajlar: 13.466
Sponsor Bağlantılar
Standart Türkiye Fiziki Coğrafyası Konu Anlatımı


Sponsor Bağlantılar


Türkiye Fiziki Coğrafyası
Alp Orojenik kuşağı içerisinde yer alan Türkiye, 1 132 m'lik ortalama yüksekliği ile oldukça yüksek bir ülkedir. Rusya Platformu ile Arabistan bloğu arasında sıkışarak yükselen Anadolu'nun kuzeyinde Karadeniz Dağları, güneyinde ise Toros Dağları uzanmaktadır. Oldukça engebeli bir yapıya sahip olan Türkiye'de ovaların kapladığı alanlar çok azdır. İç bölgelerdeki ovalar genellikle dağlar arasındaki tektonik depresyonlar arasında sıkışmışken, kıyı bölgelerinde ise delta ve kıyı ovası şeklinde görülmektedirler. İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolar genellikle neojen kireç taşları ile kaplı iken, Doğu Anadolu'daki platolarımız ise Volkanik malzemelerden oluşmaktadır.

Neojen'de başlayan volkanik aktiviteler, Kuvaterner'de de devam etmiş ve özellikle İç Anadolu ile Doğu Anadolu bölgelerinde volkanik dağların oluşmasına yol açmıştır. Ülkemizdeki en genç volkanik püskürmeler Ege Bölgesi'nde Kula çevresi ile Akdeniz Bölgesi'nde Ceyhan ve Hassa çevresinde görülmektedir.

Türkiye'de yer kabuğunu şekillendiren en önemli unsur akarsulardır. Diğer şekillendirici gücü oluşturan yer altı suları, dalga ve akıntılar, rüzgarlar ve buzullar ise dar sahalarda etkili olmaktadır. Yer altı sularının etkisiyle oluşmuş olan karstik şekillere çoğunlukla Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki kireç taşlarının yaygın olduğu sahalarda rastlanmaktadır. Dalga ve akıntılar ise kıyılarımızın şekillenmesinde rol oynamaktadırlar. Rüzgarlar sınırlı olarak Konya-Karapınar çevresinde etkili olmuşlardır. Buzulların aşındırma etkileri ise ülkemiz dağlarının yüksek kesimlerinde etkili olmuş ve olmaktadır.

Neotektonik safhada meydana gelen büyük ölçüdeki deformasyonlar, yerkabuğunun isoztatik dengeden uzak olması ve hala daha devam eden kompresyonal kuvvetler Türkiye'nin aktif bir deprem alanı olmasının başlıca nedenidir. Ülkemiz aktif bir deprem sahası olmasına rağmen maalesef ülkemizde halen bir deprem bilinci gelişememiştir. Son örneğini 17 Ağustos 1999 yılında Marmara Depremi ile yaşadığımız gibi her depremde büyük can ve mal kaybına uğramaktayız.

Ülkemizin bulunduğu sahada meydana gelen düşey ve yatay hareketler akarsu şebekesini de etkilemiştir. Türkiye'nin bulunduğu sahanın kubbeleşmesi ve çevre sahaların torbalaşarak çökmesi sonucu eski drenaj kanalları birçok yerde terkedilmiş ve merkezden çevredeki çukur alanlara (Karadeniz, Ege, Akdeniz, Hazar ve Mezopotamya) yönelen akarsulardan oluşan, ana çizgileri ile ışınsal karakter gösteren bir drenaj görüntüsü ortaya çıkmış, Doğu Anadolu bu suretle çevredeki ülkelerin su deposu haline gelmiştir. Kurulu veya yeni kurulan şebekenin, özellikle kenar dağlar üzerindeki kesimleri aralıklarla devam eden yükselmeler sırasında yer yer antesedant, yer yerde sürempoze olarak temele gömülmüş, bazı akarsular ise, Kuzey Anadolu fay zonu boyunca olduğu gibi ötelenmelere uğramıştır. Taban seviyesi ile aradaki seviye farkının artması çevredeki akarsuların daha hızla aşındırmasına ve gerilere doğru sokulmasına yol açmış ve bunun sonucunda meydana gelen bazı kapmalarla drenaj ana çizgileri ile bugünkü görünümünü kazanmıştır.

Türkiye gene olarak Akdeniz makrokliması içerisinde bulunmaktadır. Ancak yer şekillerine bağlı olarak kısa mesafede çok çeşitli iklim tipleri görülmektedir. Güneyinde Eski Dünya karalarının çöl kuşağı, kuzeyinde ise Doğu Avrupa'nın yarıkurak stepleri yayılır. Türkiye'nin Eski Dünya Karaları ortasında ve bu iki kurak iklim alanı arasında yer almasına rağmen, daha farklı ve daha yağışlı bir ülke olarak ayrılmasının başlıca sebebi, Akdeniz'in uzantısı olan ve Akdeniz iklim etkilerinin doğuya doğru sokulmasına imkan veren denizlerle çevrilmiş bulunması ve yüksek reliyefidir. Böyle olmasaydı bütün Türkiye'nin, aynı enlemlerdeki bazı ülkeler gibi yarı-çöller ve steplerle kaplı bir kurak iklim alanı olması gerekirdi. Fakat bölgelerin coğrafi özellikleri önemli değişikliklere yol açar ve Akdeniz makrokliması çerçevesi içinde bölgesel iklim tiplerinin ortaya çıkmasına neden olur. Uzun süreler boyunca Türkiye genelinde ortalama sıcaklık şartlan ancak bir iki dereceyi geçmeyen dar sınırları içinde oynamıştır. Buna karşılık Türkiye'de iklimin başlıca özelliklerinden biri, önemli ölçülere varan yağış oynaklığı ve zaman zaman meydana gelen şiddetli kuraklıklardır.

Azonal ve intrazonaller bir yana bırakılırsa, zonal topraklar bitki örtüsü ve iklim şartlarına uygun bir yayılış gösterirler. Ülkenin kuzey ve güney kıyı bölgeleri boyunca kuvvetle yıkanarak podsollaşmaya uğramış, bazı yörelerde lateritik özellikler de gösteren topraklardan oluşan bir şerit uzanır. Daha az yağışlı ve kışları daha soğuk iç kesimlere doğru hafifçe podsollaşmış, orta derecede asit kahverengi orman topraklarına geçilir. Daha içerlerde ise, artan kuraklık nedeni ile kalsifikasyon pedojenezde ön plana geçer. Bunun sonucunda, İç Anadolu'nun en az yağışlı orta kesimindeki serozyom alanını kabaca konsantrik kuşaklar halinde kuşakta ve merkeze yaklaştıkça giderek daha yüksek alkalinite gösteren pedokaller (kahverengi ve kızıl kahverengi yarı-kurak bölge toprakları) yer alır.

Türkiye'nin bitki örtüsünün dağılışı; iklime, özellikle yağış ve sıcaklık şartlarına bağlıdır. Karadeniz kıyıları boyunca nemcil türlerden oluşan gür ormanlar, onların güneyinde şiddetli kış soğuklarına dayanıklı kuru ormanlar, Akdeniz ve Ege kıyılarında ise Akdeniz ikliminin uzun yaz kuraklığına uymuş karakteristik formasyonları genişliği yer yer değişen birer şerit halinde uzanırlar. Artan kuraklığa bağlı olarak iç kesimlere doğru ve Güneydoğu Anadolu'da doğal orman alanlarından önce ağaçlı steplere ve daha sonra da steplere geçilir. Ormanın üst sınırı da, tıpkı daimi kar sınırı gibi, kontinentalitenin etkisi altında kenar bölgelerden (2 000-2 200 m) içerlere ve doğuya doğru yükselir ve Doğu Anadolu'da 2 800 metreye kadar çıkar.

Türkiye toprakları, bugün olduğu gibi bütün tarih boyunca, kuzeyi ve güneyi, doğusu ve batısındaki farklı kültürlerin karşılaştığı, bunlar arasında temasın sağlandığı, birleştirici, kaynaştırıcı bir geçiş alanı, bir pota rolü oynamıştır. Dünyanın belki başka hiç bir ülkesine bu ölçüde nasip olmayan bu seçkin rol, her şeyden önce coğrafi konumun bir sonucudur. Bu rol, ülke reliefinin doğal ulaşım ve ticaret yollarının bütün tarih boyunca güzergahlarını belirleyen genel uzantısı nedeni ile daha çok doğu ve batı doğrultusunda etkili olmuş, doğu ve batı kültürleri burada karşılaşmış, doğu ve batı toplumlarını niteleyen terimler (Asya ve Avrupa) burada doğmuştur. Türkiye'nin çoğu kez Asya ve Avrupa arasındaki köprü olarak tanımlanmasının sebebi budur. Buna karşılık ülke konumu, biçimi ve arızalı reliefi nedeni ile kuzeyindeki ve güneyindeki farklı kültür alemlerinin temasını güçleştiren, meridyonal doğrultuda yayılmalarını engelleyen bir set rolü oynamıştır. Bu alemler arasındaki temas ancak ülkenin kuzeybatısında, setin alçaldığı alandaki Boğazlar ve Marmara üzerinden sağlanmış ve sınırlı ölçüde kalmıştır. İlk Çağda Karadeniz'e sokulan maceraperest Yunanlı gemiciler, Karadeniz'in kuzey kıyılarından tahıl, post ve esir yükleyen Roma gemileri, Orta Çağın beli kılıçlı Venedik ve Ceneviz tacirleri hep bu yolu izleyerek kuzeye sokulabilmişlerdin, Bu yolun en önemli kesimi kuşkusuz. batıdan ve doğudan gelen yolların, Karadeniz'e açılan deniz yolu ile kesiştiği İstanbul Boğazı'dır. Boğazın girişinde kurulan İstanbul bu müstesna konumu sayesinde daha Roma ve Bizans devirlerinde dünyanın dört bucağından gelen malların satışa sunulduğu, işlendiği ve ihraç edildiği büyük bir ticaret, sanayi, kültür ve siyaset merkezi olmuştu, İstanbul Boğazının, Karadeniz aleminin Akdeniz alemine açıldığı yegane kapı olması, bir yandan ona sahip olan devletin gücünü ve önemini artırırken, bir yandan da tarih boyunca bu kapıya sahip olmak ihtirasını körüklemiştir.turkeyarena.com

Türkiye'nin relief özelliklerinin etkileri aslında çok daha çeşitlidir. Bu etkiler bu topraklar üzerinde yerleşmiş toplumların yaşamı, politik ve sosyal özellikleri ve kültürel gelişmelerinde de kendini gösterir. Örneğin kuzey ve güney kıyı bölgelerinin iç kesimlerden, iç kesimlerin ve kıyı bölgelerinin de birbirinden aşılması güç topografik engellerle ayrılmış bulunması, bunlardan her birinin yüzyıllar boyunca ayrı bölmeler halinde kalması daha antik çağda farklı isimlerle adlandırılan ve kültür bakımından da farklılık gösteren tarihi coğrafya bölgelerinin (Pontus, Likya, Karya, Kapadokya, Pamfilya, Kilikya, Paflogonya, Lidya, Frigya) oluşmasına yol açmıştır. Genel olarak eğimlerin kuvvetli olması ve arazinin çoğu yerde derin vadilerle yarılmış bulunmasının da önemli sonuçları vardır. Araştırmaların ortaya koyduğuna göre eğim bakımından tarıma elverişli sayılan topraklar ülke yüzölçümünün ancak 1/5 kadarını oluşturur. Aynı sebeple geniş alanlar kuvvetli bir toprak erozyonuna maruzdur ve aşınan toprakların birikmesi sonucunda kıyı çizgisinde önemli değişiklikler olmuş, bazı antik çağ limanları (örneğin Efes ve Milet) ve nehir limanları (Tarsus), liman olmak fonksiyonlarını kaybetmiş, bazı körfezler kapanmış (antik Latmos körfezi, bugünkü Bafa gölü), bazı adalar karanın içerlerinde kalmıştır. Kırsal ve kentsel yerleşmelerin dağılışı düzeni de, tıpkı yol güzergahları gibi, bütün tarih boyuncu ülkenin relief şartlarına bağlı kalmıştır.

Fiziki ortam şartları beşeri görünümü daha birçok yollardan etkiler. Tarım ürünlerinin coğrafi dağılışı ve verimliliği, daha yüksek sıcaklık isteyen ticari ürünlerin yetiştirildiği kenar bölgeler ile, tahılın ve şiddetli kışa dayanıklı diğer ürünlerin yetiştirildiği ve hayvancılığın yer yer tarımdan daha önemli olduğu karasal iç kesimler arasındaki farklılaşma temelde bölgesel iklim ayrılıklarından ileri gelir. Ülkenin birçok bölgelerinde duyulan sulama ihtiyacı şiddetli yaz kuraklığının, Doğu Anadolu'da antik çağdan beri yarı yarıya toprağa gömülü olarak yapılan evler şiddetli kış soğuklarının, geniş alanlarda yüzyıllardan beri uygulanan transhümans ve Doğu Anadolu'da hala daha yaygın olan göçebelik, bazı müelliflerin iddia ettikleri gibi etnik kaynaklı bir yaşam tarzı değil, fakat yükselti farklarına bağlı olarak iklim ve vejetasyonda meydana gelen mevsimlik değişikliklere uyumun sonucudur.

Fiziki ortamın beşeri görünüm üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri aslında yukarıda sayılanlardan çok daha fazladır. Bu etkiler, teknolojinin yüksek bir düzeye eriştiği günümüzde de, Türkiye'de bölgesel ve yöresel coğrafi görünümler arasındaki farkların temelinde yatan ve bir kısım izleri maziden miras kalan esas faktör olarak hala daha büyük rol oynamaktadır.turkeyarena.com

KONUMU
Türkiye 36°-42° kuzey paralelleri ile 26°-45° doğu meridyenleri arasında yer alır. Uç noktalar ise, güneyde Hatay ilinde Topraktutan köyü, kuzeyde Sinop ilinde İnceburun, batıda Çanakkale ilinde Gökçeada’nın Avlaka Burnu, doğuda ise Türkiye-İran-Azerbaycan sınırlarının kavşak noktasıdır.

YÜZÖLÇÜMÜ
Anadolu Yarımadası: 759.752 km², Trakya Yarımadası : 23.825 km², Toplam : 783.577 km²

DAĞLAR ve YÜKSEKLİKLERİ
Ağrı (Ağrı - 5.137 m), Ulu Doruk (Hakkari- 4.135 m), Cilo ( Hakkari- 4.116 m), Süphan (Bitlis- 4.058 m), Kaçkar (Rize- 3.932 m)

AKARSULAR ve UZUNLUKLARI
Kızılırmak (1.355 km), Fırat (971 km), Sakarya (824 km), Aras (548 km), Dicle (523 km)

GÖLLER ve YÜZÖLÇÜMLERİ
Van (Van-Bitlis- 3.713 km² ), Tuz (Konya-Aksaray- 1.500 km²), Beyşehir (Konya-Isparta- 656 km²), Eğirdir (Isparta- 468 km²), Akşehir (Konya-Afyon- 353 km²)

ADALAR ve YÜZÖLÇÜMLERİ
Gökçeada (Çanakkale- 279 km²), Marmara (Balıkesir- 117 km²), Bozcaada (Çanakkale- 36 km²), Uzunada (İzmir- 25 km²), Alibey (Balıkesir- 23 km²)

İKLİMİ
En yüksek yıllık ortalama sıcaklık 21.3°C (Hatay - İskenderun-1962), en düşük yıllık ortalama sıcaklık 1.8°C (Sarıkamış-1972), yıllık en yüksek toplam yağış 4045.3 mm (Rize - 1931), yıllık en düşük toplam yağış 114.5 mm (Iğdır - 1970), günlük en yüksek yağış 469.9 mm (Antalya - Kemer 11 Aralık 1971), en yüksek kar kalınlığı 525 cm (Bitlis-1954), en yüksek basınç 1045.2 mb (Zonguldak - Ereğli- 1973), en düşük basınç 745.3 mb (Adana - Yumurtalık-1974), en yüksek rüzgar hızı 176 km/saat (Tokat- 1978)

BÖLGELER
Alanı en büyük bölge ( Doğu Anadolu), Alanı en küçük bölge (Güneydoğu Anadolu) En yüksek bölge (Doğu Anadolu), En alçak bölge (Marmara), En uzun kıyılara sahip bölge (Ege), En fazla yağış alan bölge (Karadeniz), En az yağış alan bölge (İç Anadolu), Yazın en sıcak bölge (Güneydoğu Anadolu), Kışın en ılık bölge (Akdeniz), En soğuk bölge (Doğu Anadolu), Orman varlığı en zengin bölge (Karadeniz), Orman varlığı en fakir bölge (Güneydoğu Anadolu), Güneşlenme süresi en kısa bölge (Karadeniz), Güneşlenme süresi en uzun bölge (Güneydoğu Anadolu), Heyelanın en çok görüldüğü bölge (Karadeniz), Volkanizmanın en etkin olduğu bölge (Doğu Anadolu), Seracılığıın en fazla yetiştiği bölge (Akdeniz), Nüfusu en kalabalık bölge (Marmara), Nüfusu en az olan bölge (Doğu Anadolu), İklim çeşitliliği en fazla olan bölge (Marmara) Enerji tüketimi en fazla olan bölge (Marmara), Maden zenginlikleri en fazla olan bölge (Doğu Anadolu)

NÜFUSU
Nüfusu (2000 nüfus sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 67.844.903’tür), nüfus artış hızı (binde 18), il sayısı (81), ilçe sayısı (850), en kalabalık nüfuslu il ( 2000 sayımına göre 10.033.478 kişi ile İstanbul’dur), en az nüfuslu il (2000 sayımına göre 93.584 kişi ile Tunceli’dir).

TÜRKİYE'NİN KENTLERİ
En geniş alana sahip kent (38.257 km² ile Konya’dır), en küçük alana sahip kent (839 km² ile Yalova’dır), en fazla ilçeye sahip kent (32 ilçe ile İstanbul’dur), en az ilçeye sahip kent (2 ilçe ile Bayburt’tur), en kuzeyde yer alan kent (42 Kuzey enlemindeki Sinop’tur), en güneyde yer alan kent (36 Kuzey enlemindeki Hatay’dır), en batıda yer alan kent (26 Doğu boylamındaki Çanakkale’dir), en doğuda yer alan kent ( 45 Doğu boylamındaki Iğdır’dır), en yağışlı kent (2400 mm’lik yıllık yağışı ile Rize’dir), nüfus yoğunluğu en fazla olan kent (Km² ye 1629 kişi ile İstanbul’dur), nüfus yoğunluğu en az olan kent (Km²ye 18 kişi Ardahan’dır) en uzun kıyılara sahip kent ( 1180 km’lik kıyı kıyı uzunluğu ile Muğla’dır), don olayının en çok görüldüğü kent (181 gün ile Erzurum’dur)




RüzGaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Tags
turkiye fiziki cografyasi
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Türkiye Fiziki Haritası RüzGaR Coğrafya 3 06-02-2011 10:01 PM
Kpss İktisat 1923 den Günümüze Türkiye Ekonomisi Konu Anlatımı RüzGaR Kpss A Grubu 1 11-11-2010 03:28 PM
Türkiye Bölgeler Coğrafyası RüzGaR Coğrafya 6 08-10-2009 02:04 PM
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası RüzGaR Çöp Kutusu 0 10-10-2007 04:44 PM
Türkiye'nin Su Varlığı Konu Anlatımı RüzGaR Coğrafya 0 09-10-2007 01:22 AM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:43 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics